Hidroliğin Temelleri

Hidroliğin Temelleri 
Hidrolik, Yunanca su anlamına gelen “hydor” sözcüğünden türetilmiş ve su bilimi olarak gelişmiştir. Oysa endüstriyel hidrolik platformlar kavramı ile “kuvvet ve hareketlerin bir akışkan aracılığı ile iletimi ve denetimi kastedilmektedir. Bu tanımın sonucu olarak enerji iletim maddesi su olmaktadır. Sentetik akışkan, su, su-yağ karışımları kullanılıyorsa da genel olarak madensel yağlar akışkan olarak kullanılmaktadır.

Akışkanların davranışını inceleyen akışkanlar mekaniği iki ana bölümden oluşur.

 Hidrostatik : Duran akışkan mekaniği

Hidrodinamik : Hareketteki akışkan mekaniği.

Hidrolikteki kuvvet iletimi hidrostatik, türbinlerde akış enerjisinin elektrik enerjisine dönüşmesi hidrodinamik için örnek olarak gösterilebilir.

Şüphesiz hidrolikten başka enerji iletim yöntemleri de vardır. Örneğin Mekanik (dişli, mil, krank mek.), Elektrik (döner alanlı motor, doğrusal motor, tork motor vs.), Elektronik kuvvetlendiriciler, elektronik dönüşüm parçaları), Pnömatik (hidroliğe çok benzer, iletim malzemesi olarak hava kullanılır)

Bu yöntemlerden her birinin uygulama alanları vardır. Fakat bazı durumlarda bunlardan birkaçı içinden birini seçmek söz konusu olur. Bu seçimde hidroliği seçilir kılan özelliklerden birkaçını saymak gerekirse:

-Küçük hacimde büyük kuvvetler, momentler elde edilir. (Yüksek güç yoğunluğu)

-Kuvvet gerektiğinde kendiliğinden oluşur. -Dururken, tam yükle harekete geçmek olasıdır.

-Hız, kuvvet ve moment kademesiz olarak kolayca ayarlanabilir.

-Fazla yük durumunda korunma kolayca gerçekleşebilir.

-Çok hızlı ve çok yavaş hareketler büyük bir duyarlılıkla denetlenebilir.

-Gazlar yardımıyla bir miktar enerji biriktirme (saklama) oalnağı vardır.

 
HİDROLİK POMPALAR

Hidrolik platformlar pompalar, kendilerini tahrik eden motor tarafından iletilen enerjiyi hidrolik platformlar çalışma enerjisine dönüştürürler. Pompalama hareketi tüm pompalar için aynıdır. Tüm pompalar emiş ağzında artan bir hacim basma ağzından azalan bir hacim yaratırlar. Pompalama hareketini yapan elemanlar bunun ile birlikte tüm pompalarda ayrıdır. Endüstriyel hidrolikte kullanılan pompaların diğer tüm pompalardan en önemli ayrıcalığı pozitif iletimli olmalarıdır, yani bu tip pompalarda emilen yağ basılmak zorundadır, böylece yağın önünde direnç söz konusu olduğunda basınç oluşacaktır.

POZİTİF İLETİMLİ POMPALAR

1- Kanatlı Pompa

2- Dişli Pompa

3- Pistonlu Pompa

KANATLI POMPA

Kanatlı pompa, kanatları bir halka boyunca hareket ettirerek pompalama hareketi yaratır. Bir kanatlı pompa esas olarak rotor, kanatlar, halka ve üzerinde fasulye şeklindeki giriş ve çıkış delikleri bulunan dağıtım plakasına sahiptir. Üzerindeki yarıklarda kanatlar bulunan pompa rotoru hareketini bağlı olduğu tahrik milinden alır. Rotor döndürüldüğünde kanatlar merkezkaç kuvvetin etkisiyle dışa doğru savrulurlar ve halka çeperini izlerler. (halka dönmez) Rotor halkaya göre kaçık merkezli olarak yerleştirilmiştir. Böylece rotor döndüğünde kanatlar halka boyunca gittikçe büyüyen ve daha sonra da küçülen hacimler oluştururlar.

İlk bölümde emilen yağ daha sonraki bölümde basılır. Halka üzerinde giriş ve çıkış delikleri bulunmadığı için emilen yağı basılan yağdan ayırmak amacıyla bir dağıtım plakası kullanılır. Dağıtım plakası halka, rotor ve kanatların üzerini örtecek şekilde yerleştirilir. Emiş deliği büyüyen hacme, basma karşı gelecek biçimdedir. Dağıtım plakasındaki delikler gövde üzerindeki emme ve basma ağızları ile bağlantılıdırlar.

DENGELENMİŞ KANATLI POMPA

Bir pompada çok farklı iki basınç vardır. Birincisi emiş bölümündeki atmosferik basınçtan daha düşük olan basınç, diğeride basma ağzındaki çalışma basıncıdır. Özellikle çalışma basıncının yüksek olduğu durumlarda rotor mili tek yönde ciddi bir yanal yüke maruz kalacaktır. Bu durumu önlemek için halkanın şekli daire şeklinden kam şekline dönüştürülür. Böylece karşılıklı iki emiş ve iki basma bölgesi yaratılarak mile gelen yük dengelenir. Bu tip dengelenmiş kanatlı pompanın dağıtım plakasında da karşılıklı iki emme iki basma deliği vardır fakat bunlar birleştirilip gövdedeki tek emme ve basma deliğine bağlanır. Endüstriyel sistemlerde kullanılan sabit verdili pompalar genellikle dengelenmiş tip pompalardır.

KOVAN (CARTRİDGE)

Kanatlı pompanın pompalama düzeneği genellikle kovan diye adlandırılan tümleşik bir parçadır. Kovan iki dağıtım plakası arasına yerleştirilmiş kanatlar, rotor, kam biçimli halkadan oluşur. Kovanın avantajı pompanın bakımının kolay yapılmasını sağlaması, aşınma durumunda genellikle sadece kovanın değiştirilmesidir. Ayrıca pompanın verdisinin, değiştirilmesi istendiğinde dış boyutları aynı, basma kapasitesi farklı bir kovan kullanmak sureti ile daha büyük veya daha küçük verdili bir pompa elde edilebilir.

KANADIN YÜKLENMESİ

Kanatlı pompanın uygun olarak çalışabilmesi için kanat uçları ile halka arasındaki sızdırmazlığın sağlanması gerekir. Pompa çalıştığında kanatlar merkezkaç kuvvetinin etkisiyle dışa savruldukları için dönüş hızının 600 dev/dak’dan düşük olmaması gerekir. Pompa çalışıp sistem basıncı yükselmeye başladığında kanat uçlarındaki kaçağın artmaması için sızdırmazlık daha sıkı olmalıdır. Yüksek basınçlarda daha iyi bir sızdırmazlık sağlamak için sistem basıncı kanadın alt kısmına gönderilir, böylece basınç arttkça kanat daha büyük bir kuvvetle halka yüzeyine basar. Kanadın bu şekilde hidrolik platformlar olarak itilmesi (yüklenmesi) kanat uçlarında çok sıkı bir sızdırmazlık sağlarsa da kuvvetin artmasına bağlı olarak kanat ve kam biçimli halka kısa sürede aşınacaktır, ayrıca kanatlar, hareketi zorlaştıracak biçimde sürükleme yaratacaklardır. En iyi sızdırmazlık ve daha az sürükleme, aşınma arasında uygun bir çözüm olarak kanatlar kısmi olarak yüklenirler. Kanatların aşırı yüklenmesini önleme için kanatlar kanallı veya kesik uçlu olarak yapılırlar. Böylece bir kanadın alt kısmı ve kanadın ucundaki büyükçe bir alan sistem basıncı ile dengelenir. Kanadın halka ile temasta olan kısmı sistem basıncında olmadığı için alttaki basınçla kanat itilir. Yüksek basınçlı sistemlerde kanat ucunun kesikli olması bile çok fazla aşınma ve sürüklemeye neden olur. Bu sebeple yüksek basınçlı sistemlerde genellikle çift kanat, iç kanat, yaylı kanat, pimli kanat veya açılı kanatlar kullanılır.

Çift kanatlı yapıda, rotor yarığında çift kanat bulunur. Kantların uçları şekilde görüldüğü gibi kesiktir ve bir V oluşturacak biçimde yerleştirilmiştir. Sistem basıncı, kanatların altında ve kanatların birbirine temas eden yüzeyleri boyunca açılmış kanallar aracılığı ile, üst kısmında hissedilir ve kanatları tam olarak dengeler. Böylece kanatların kam halka ile temas yüzeyleri sonuçta da aşınma en aza indirilmiştir. İki kanadın kullanılması iyi bir sızdırmazlık sağlar. Emiş bölümünde kanatların itilmesi için fazla bir kuvvet gerekmediğinden kanat altındaki basınç düşürülür.

-İç kanat, Kesik uçlu büyük bir kanat birde bunun içinde hareket edebilen küçük bir kanattan oluşur. Sistem basıncı küçük kanadın üstündeki alana gönderilir, böylece kanat daha az yüklenmiş olur.

-Pimli kanat, İç kanat tipine çok benzer. Ana kanadın halka yüzeyine itilmesi pimin üst bölününe gönderilen basınçlı yağ ile gerçekleştirilir.

-Yaylı Tip Kanatta ise kanadın yukarı itilmesi kanadın altındaki yayın basıncı ile sağlanır.

Kanat yüklenmesini azaltmanın bir başka yolu da kanatları rotora açılı olarak yerleştirmektir.

İKİLİ POMPA

Ortak bir mile bağlı iki kovan tek bir gövde içine yerleştirilmek suretiyle tek bir pompadan iki farklı verdi elde edilir. Genellikle tek bir emiş deliği ve iki basma deliği bulunur. Böylece tek bir motorla iki pompa çalıştırılabilir. Başlıca kullanma yerleri, biribirinden bağımsız iki devrenin beslenmesi, çift popmpa devrelerinin çalıştırılmasıdır. İkili pompa hacim olarak da iki pompa hacminden daha küçük bir yer kaplar.

DEĞİŞKEN VERDİLİ KANATLI POMPA

Pozitif iletimli bir kanatlı pompanın bir devirde verdiği yağ miktarı sabittir. Endüstriyel kanatlı pompalar genellikle sabit bir devirde çalıştıkları için (1450 dev/dak v.s.) verdisi de sabit kalır.

 
Yalnız bazı hallerde verdinin değişken olması daha uygundur. Bu, tahrik motorunun dönme sayısını değiştirerek sağlanabilir. fakat ekonomik olarak pratik değildir. En iyi yol pompanın basma hacmini değiştirmektir. Bir kanatlı pompanın bastığı yağ miktarı kanadın stroku ve kanat genişliğine bağlıdır. Pompa çalıştırılırken kanat genişliği değiştirilemeyeceğine göre pompayı kanat stroku değiştirecek düzeneğe sahip olacak şekilde tasarlamak gerekir. Değişken verdili kanatlı pompa esas olarak rotor, kanatlar, serbest hareket edebilen bir halka, halkaya kılavuzluk eden baskı yatağı, halkanın konumunu değiştiren ayar vidasından oluşur. Değişken verdili kanatlı pompalar dengelenmemiş pompalardır yani halka daire biçimlidir. Halka serbest hareket edebildiği için pompalama düzeneği kovan biçiminde değildir.

NASIL ÇALIŞIR?

Ayar vidası tam sıkılı iken rotor ile halkanın eksenleri kaçıktır ve kanatların stroku, buna bağlı olarak basılan yağ miktarı en çoktur. Ayar vidası gevşetildiğinde, halka hareket eder, böylece halka ekseni ile motor tarafından çevrilen rotor ekseni arasındaki uzaklık azalır. Sonuç olarak kanat stroku ve verdi azaltılmış olur. Ayar vidası tamamen geri alındığında rotor ekseni ile halka ekseni çakışır. Rotorun dönüşünde büyüyen ve küçülen hacimler yaratılmadığı için pompa yağ basmaz. Böylece ayar vidası ile pompanın debisi sıfırdan en çoka kadar kademesiz olarak değiştirilebilir.

BASINÇ DUYARLI DEĞİŞKEN VERDİLİ KANATLI POMPA

Genellikle değişken verdili kanatlı pompa ayarlanan belirli bir basınçtan sonra yağ basmaz. Basınç duyarlı kanatlı pompa, değişken verdili pompa ile aynı elemanlara sahiptir, ek olarak halkayı merkezlemek için gerilimi ayarlanabilir bir yay konulmuştur. Halkanın iç çeperine etkiyen basınç, yayın kuvvetini yenecek değere ulaştığında halka merkezini rotor milinin merkezine getirir, kaçaklar için gerekli yağ miktarı dışında pompanın yağ basması durur. Sistem basıncı yağın ayar değeri ile sınırlanır. Basınç duyarlı bir pompa için şekilden de görülebileceği gibi verdi, ayarlanan basınç değerine kadar kaçakların dışında sabittir bu basınç değerine ulaşıldığında verdi sıfıra düşecektir. Bu özellik, sistemdeki emniyet valfinin yerini alır fakat en önemli ayrıcalığı basınç, ayar değerine ulaştığında yağ, emniyet valfinden boşalmadığı için ısınmaz ve ayrıca bu basınç değerinde yağ basılmadığı için güç kaybı en azdır. Pompa bu anda çıkışındaki yağın basıncını tutar, sistemde basınç düştüğümde yay halkayı tekrar eski konumuna getirmediği için yağ basma işlemi devam eder.

MUHAFAZA SIZINTISI

Pompa çalışırken oluşan kaçaklar ayrı bir boru ile depoya bağlanmalıdır Çünkü pompa muhafazasında biriken kaçaklar pompanın emiş hattına yönelir. Özellikle debi değişirken halka hızlı hareket ettği için kaçak yağ sıcaktır bu emişe gittiğinde yağ ısınacaktır. Kaçak yağın ayrı olarak depoya gönderilmesi bu problemi ortadan kaldıracaktır.

DİŞLİ POMPA

Dişli pompa basit olarak üzerinde giriş çıkış delikleri bulunan gövde ve biri tahrik motoruna bağlı çeviren dişli, diğeri çevrilen dişliden oluşur.

NASIL ÇALIŞIR?

Tahrik motoru çevrilen dişliyi döndürdüğünde çevrilen dişliyi kavrar ve döndürür. Dişlilerin birbirini kavraması ve ayrılmaları artan ve azalan hacimler yaratır. Emişte dişlilerin birbirinden ayrılmalarıyla (artan hacim) yağ pompa gövdesine girer dişililer ve gövde arasında hapsolan yağ taşınarak basma ağzına iletilir. Bu noktada dişliler biribirini kavrar (azalan hacim) ve yağı sisteme gönderir. Dişli pompalarda sızdırmazlık dişlilerin kendi aralarında ve dişliler ile gövde arasındali imalat toleranslarına bağlı olarak saptanmıştır. Dişler her iki dişlinin dış çevresine açıldığı için bu tip dişli pompa dştan dişli pompa olarak adlandırılır. Genellikle düz, helisel ve V tipinde dişli pompalar kullanılır. Ekonomikliği açısından en çok kullanılan tipi düz dişli tiptir.

Dişli pompalarda pompanın emme ağzında atmosfer basıncının altında bir basınç basma ağzında ise sistem basıncı vardır. Bu basınç farkı dişililere büyük bir kuvvet uygulayarak yatakların kısa sürede bozulmalarına yol açacaktır. Bunu önlemek amacıyla hidrostatik yataklama uygulanır. Dişli milinin ve yatakların yağlanması emme bölgesinden alınan yağ ile sağlanır. Yağlama kanalları emme bölgesine bağlı olduğu için pompanın tersine çalışması durumunda bu kanallarından gelen basınçlı yağ mil keçesini patlatacaktır.

İÇTEN DİŞLİ POMPA

İçten dişli pompa, bir halkanın içine açılmış dişleri kavrayan bir dıştan dişliden oluşur. Endüstriyel sistemlerde en yaygın olarak kullanılan içten dişli pompa tipi gerotor tipi pompadır. Gerotor pompada ortada çeviren bir dıştan dişkli vardır.

Ortadaki dişli motor tarafından döndürüldüğünde daha büyük olan halka dişliyi döndürür. Dişler birbirinden ayrıldığında artan bir hacim oluşur ve yağ pompa gövdesine girer. Pompanın diğer yanında dişliler biribirini kavradığında hacmin küçülmesine bağlı olarak yağ basılır. Kanatlı pompada olduğu gibi giren yağ çıkan yağdan bir dağıtım plakası yardımı ile ayrılır.

PİSTONLU POMPALAR

Pistonlu pompalarda pompalama, pistonun silindir içinde ileri geri hareket etmesi ile sağlanır. Pistonlu pompalar pistonların diziliş şekillerine göre iki ana gruba ayrılabilir.

-Eksenel pistonlu pompalar

-Radyal pistonlu pompalar

EKSENEL PİSTONLU POMPALAR

Pistonlar pompa eksenine paralel şekilde yerleştirimiştir. Eksenel pistonlu pompaları da pistonların girip çıkma (emme, basma) hareketini sağlayan yapı ürüne göre,

-Eğik plakalı

-Bloku dönen

-Bloku sabit

-Eğik bloklu

olarak tekrar sıralayabiliriz.

Pompalama mekanizması esas olarak, silidir bloku, pistonlar, piston pabucu eğim plakası, pabuç plakası, pabuç plakası baskı yayı ve dağıtım plakasından oluşur.

PİSTONLU POMPA NASIL ÇALIŞIR?

Şekilde bir silinidir bloku ve silindirleden birine yerleştirlmiş piston görülmektedir. Eğim plakası düşeyle açı yapacak biçimde bağlanmıştır. Pabuçlar eğim plakası üzerinde hareket ederler. Silinidir bloku döndürüldüğünde piston pabucu eğim plakasının yüzeyini izler (eğim plakası dönmez). Eğim plakasının açılı olması pistonların silindirde girip çıkma hareketi yapmasını sağlar. Dönmenin bir yarısında piston silinidir blokundan dışarıya doğru hareket ederek artan hacim yaratır. Dönmenin ikinci yarısında ise piston silinidir blokunun içine doğru hareket ederek azalan hacim oluşturur

Gerçekte silinidir blokunda birçok piston vardır. Piston pabuçları, pabuç plakası ve yayı aracılığı ile eğim plakasına basarlar. Gelen (emilen) yağı basılan yağdan ayrımak için silinidir blokunun sonuna bir dağıtım plakası yerleştirilir. Silinidir blokunu tahrik motoruna bağlamak için silinidir blokuna bir mil eklenir veya silinidir bloku mil ile birlikte komple imal edilir. Mil emme basmanın yapıldığı bölümde veya daha yaygın olarak eğim plakasının bulunduğu yere bağlanır. Birinci durumda dağıtım plakasında ikinci durum söz konusu ise eğim plakası ve pabuç plakasında mil için bir delik bulunur.

EĞİM PLAKALI SABİT BLOKLU PİSTONLU POMPA

Bu tip pompada silindir bloku sabittir eğim plakası (yalpa plakası) döndürüldüğünde (yalpalandığında) pistonlara basarak girip çıkma hareketi yapamasını sağlar. Pistonun çıkma hareketini içine yerleştirilen yay sağlar.

Eğik bloklu tip, esas olarak bir silinidr bloku, pistonlar, dağıtım plakası flanş, piston kolları ve bir tahrik milinden oluşur.

Bu tip pompada silinidir bloku tahrik mili ile aynı eksende değildir, mil ekseni ile belirli bir açı yapar. Böylece mil döndürüldüğünde eklemli piston koları ile silinidir blokuna bağlı olan pistonlar silinidir blokuna girip çıkma hareketi yaparlar.

DEĞİŞKEN VERDİLİ PİSTONLU POMPA

Eksenel pistonlu pompanın veya herhangi bir pistonlu pompanın basma hacmi pistonların silinidir bloku içindeki hareket strokları ile belirlenir. Pistonlu pompada bunu belirleyen eğim plakasının açısıdır. Piston strokunu dolayısıyla pompa verdisini değiştirmek için eğim plakasının açısını değiştirmek yeterlidir. Eğim plakasının açısı farklı değişkenlere bağlı olarak farklı düzenekler aracılığı ile değiştirilebilir. Eğik bloklu tip bir pistonlu pompada ise; verdi blokun mil ekseni ile olan açısına bağlı olarak değiştirilebilir. Merkezcil pistonlu pompada, blokun halka ile olan eksen kaçıklığı pompa verdisini belirler.

Eksenel pistonlu pompalar basınç duyarlı olarak da yapılabilirler. Pompanın eğim plakası sistemin basıncını duyabilen bir pistona bağlanmıştır.

Sistem basını pistonun arkasındaki yay basıncından daha büyük olduğunda piston eğim plakasını hareket ettirir, eğim plakası mekanik durdurucuya dayandığında düşey konuma gelmiş olur. Pistonlar silinidir blokunda girip çıkamayacağı için yağ basılmayacaktır.

OVERCENTER EKSENEL PİSTONLU POMPA

Eksenel pistonlu pompada eğim plakasının açısını değiştirerek verdinin değiştirldiğini biliyoruz bazı tip eksenel pistonlu pompalarda eğim plakasının düşeyle yaptığı açıyı ters yönde de yapabilme yani merkezi aşabilme özelliği vardır. Böylece pompa daha önce emiş ağzı olarak kullandığı deliği basma, basma ağzı olarak kullandığı deliği emme deliği olarak kullanır.

Bu tip pompalar genellikle hidrostatik tahrikte kullanılır. Eksenel pistonlu pompalar değişken verdili, basınç duyarlı ve değişken verdili, değişken verdili ve overcenter olabilir. Bu bileşimler eğik bloklu ve merkezcil pistonlu pompalar ile de gerçekleştirilebilir.

HİDROLİK SİLİNDİRLER

Pompanın çevreye verdiği basınç enerjisi silindir ve hidromotor tarafından mekanik enerjiye dönüştürülür. Silindire doğrusal motor adı da verilir. Pistona uygulanan basınçla oluşan kuvvet piston kolu tarafından itme yada çekme kuvveti halinde kullanılabilir. Hidrolik platformlar silindirler üç ana gruba ayrılırlar.

1. Tek etkili silindirler,

2. Özel silindirler,

3. Çift etkili silindirler,

TEK ETKİLİ SİLİNDİRLER

Bu tür silindirlerde pompanın bastığı yağ bir yönde hareket ve kuvvet sağlar. Geri dönüş silindir önündeki yük., milin ağırlığı veya bir yay tarafından gerçekleştirilir. Geriye dönüş için silindirdeki yağı depoya bağlamak kafidir. Geriye dönüşte yağ basılmadığı için bu tür silindirler pistonsuz da olabilirler.

Bu durumda kuvveti sağlayan gerçek alan mil alanıdır. Milin dışarı fırlamaması için bir güvenlik parçası eklenir, fakat bunun her iki tarafında yağ basıncı olduğu için dengelenmiştir, gerçek alanı etkilemez. Mil kalın olacağı için burkulma sorunu da ortadan kalkar. Pistonsuz silindirin en önemli özelliği borunun işlenip, honlanmasına gerek bırakmamasıdır. Bu da üretimi kolaylaştıran, ucuzlaştıran bir noktadır. Milin iy işlenmesi ve yataklama boyunun uygun uzunlukta olması yeterlidir. Uzun stroklarda pistonun yataklamaya yardımcı olması veya sadece çekme hareketi nedeniyle pistonlu tip tek etkili silindirler kullanılırlar.

Pistonlu tek etkili silindirler aslında çift etkilidirler. Hareket istenen taraf pompaya, diğer taraf ise havanın ve sızıntıların, sıkışıp karşı basınç yaratmaması için depoya bağlanır. Platform kaldırmada, lastik pişirme preslerinde, sıvama preslerinin karşı direnci yaratan pot silindiri olarak kullanılırlar

TELESKOP SİLİNDİRLER

Küçük boyutlu silindir kullanıp uzun strok elde etmek istendiğinde teleskop silindir kullanılır. İçiçe geçirilmiş pistonlardan oluşan bir silindir türüdür. Her kademe çıkışında mil çapı dolayısı ile gerçek alan küçülür. Eğer devrede sabit verdili pompa kullanılıyorsa silindirin hızı artacak, fakat uygulayabileceği kuvvet azalacaktır. Eğer yük değişmiyorsa en küçük mil alanı bu kuvvete göre hesaplanmalıdır.

Tek veya çift etkili olabilirler. Asansörlerin çalıştırlması, tarım alanında treylerin yana devrilmesi gibi silindir çok kısıtlı olduğu yerlerde kullanılır.

TANDEM SİLİNDİR

Bazı uygulamalarda silindirin konacağı yer küçük ve basınç sınırlı ise aynı boyutlu bir silindirden daha büyük kuvvet elde etmek için tandem silindir kullanılır. Tandem silindir aslında iki veya daha fazla eşit stroklu silindirden oluşur. Silindir gömlekleri (borular) ve piston kolları birleştirilmiştir.

Silindir çapının sınırlı olduğu durumlarda kullanılan tandem silindir içerdiği silindirlerin herbirinin uyguladığı kuvvetlerin toplamı kadar bir kuvvet uygular.

Örneğin bir makinaya konacak silindirin alanı 100 cm2 ve en yüksek çalışma basıncı 50 bar ise itmesi gereken 9 tonluk kuvveti yenemez. Oysa aynı çaplı 15cm2 piston kolu alanlı tandem silindir konduğunda gerçek alan 185 cm2 olacağından aynı basınçta 9.25 ton kuvvet elde edilecektir. Eğer tandem silindir 3’lü olsaydı elde edilen kuvvet 13.5 ton olacaktı.

DUPLEKS SİLİNDİR

Piston koları birbirine bağlı olmayan strokları farklı iki silindirden oluşur. Çift etkili çalışmayı sağlamak için arada sızdırmazlık öğeleri vardır. Bu silindirin özelliği 3 konum vermesidir.

Dupleks silindir 3 kesin konuma sahiptir. Birinci konum her iki piston geride iken, ikinci konum kısa stroklu silindir ilerlediğinde, üçüncü konum uzun stroklu silindir ilerlediğinde elde edilir.

Dupleks silindirin diğer bir yapım şekli ise pistonların sırt sırta durduğu tiptir. Genellikle piston kolarından biri hareket ettirilerek makina elemanına bağlanır.

Yağ gönderilmesi ile her iki yönde hareket edebilen ve kuvvet uygulayabilen, en çok kullanılan silindir türüdür. Tek veya çift kollu olabilirler. Çift kollu silindirin kol çapları farklı yapıldığında, aynı basınç değerinde iki yönde farklı kuvvet yaratır.

Eğer kol çapları eşit ise iki yönden de eşit kuvvet ve eşit hız elde edilir. Bu da örneğin taşlama tezgahlarında istenen bir çalışma özelliğidir.

ÇALIŞMASI VE YAPISI.

PARÇA İSİMLERİ

1- Arka kapak

2- 0-halka

3- Piston keçesi

4- Segman

5- Yastıklama burcu

6- Keçe pulu

7- Keçe yuvası

8- O-halka

9- Piston keçesi

10- Yastıklama burcu

11- Boru

12- Piston kolu

13- Ön kapak

14- O-halka

15- Yastıklama burcu

16- Boğaz keçesi

17- Keçe kapağı

18- Toz keçesi

Silinidirn önerilen değerden daha hızlı çalışması halinde yükün kinetik enerjisinden dolayı strok sonunda darbe oluşur. Bunu önlemek amacıyla silindirlerde “yastıklama” düzeneği geliştirilmiştir.

YASTIKLAMA

Pistonu hareket ettiren hidrolik platformlar akışkan gidecek yer bulamadığında (silindir strokunun sonunda) akışkanın eylemsizliği hidrolik platformlar şok adı verilen bir darbe oluşturacaktır. Eğer bu darbenin şiddeti büyük olursa bundan silindir ve bağlı olduğu sistem zarar görecektir. Bu enerjinin gerek silindir gerekse yapılan işi bozmaması için silindire yastıklama düzeneği ilave edilir. Yastıklama düzeneği silindir pistonunu, strokun sonuna varmadan yavaşlatır. Yastıklama silindirin ileri ve geri hareketinin her ikisinde de uygulanabilir. Yastıklama düzeneği bir iğne valf ve yastıklama burcundan oluşur.

Silindir pistonu strokun sonuna yaklaştığında yastıklama burcu ana geçişi kapatır ve akışkanı iğne valften geçmeye zorlar. Bu anda akışkanın bir kısmı emniyet valfinin ayar değerinde valf üzerinden depoya gider. Kalan akışkan iğne valften geçerek pistonu yavaşlatır. İğne valfin açıklığı yavaşlama hızını belirler. Kural olarak piston hızının 0.1 m/s’den büyük olduğu hallerde yastıklama kullanılır.

HİDROLİK AKÜMÜLATÖRLER

Hidrolik platformlar akümülatörler genel olarak basınç altındaki akışkanın belirli bir hacimde toplanmasını ve gerektiğinde hidrolik platformlar devrenin bu akışkanla beslenmesini sağlarlar.

Bunu yanında hidrolik platformlar akümülatörler hidrolik platformlar devrelerde aşağıdaki fonksiyonları gerçekleştirmek için de kullanılabilirler.

– Hidrolik platformlar sistemlerde kısa süre için büyük miktarlarda akışkana gereksinim duyulduğunda akışkan depolayıcı olarak akümülatörlerden yararlanılır.

Çalışma sırasında sistem için gerekli akışkanın hacmi pompa debisinden daha düşükse akümülatör doldurulur. Ani debi gereksiniminde sistemden istenen akışkan miktarı ile pompa debisi arasındaki fark akümülatörden karşılanır. Böylece sistemde akümülatör kullanımı ile kısa süreli ani debi gereksinimlerinin karşılanması için yüksek debili ve dolayısıyla büyük güçlü pompaların kullanımına gerek kalmamıştır.

– Ayrıca: pompa veye tahrik sisteminde herhangi bir arızanın olması durumunda acil emniyet ünitesi olarak başlanılan işin bitirilmesi için,

– Sistemdeki yağ sızıntılarını karşılamak ve dolayısıyla uzun süreli basıncı sağlayabilmek için,

– Örneğin kapalı devre çalışmalarda sıcaklık değişimlerinden dolayı oluşan hacimsel dengesizliği gidermek için,

– Sistemin çalışması sırasında oluşan basınç dalgalanmalarının sönümlenmesi için,

akümülatör kullanılabilir.

 
Şekilde değişik akümülatör uygulamarı görülmektedir.

1 Ağırlıklı akümülatörler

2 Yaylı akümülatörler

3 Pistonlu Akümülatörler

4 Balonlu akümülatörler

5 Diyaframlı akümülatörler

Ağırlıklı ve yaylı akümülatörlerin endüstriyel uygulamalarda kullanımı çok sınırlıdır.

Gazların sıkıştırabilme özelliğiden yararlanılarak akışkanın basınç altında depolandığı gaz basınçlı akümülatörlerin endüstride çok geniş bir kullanım alanı vardır.

Nötr özelliğe sahip azot gazının kullanuldığı gazlı akümülatörler pistonlu, balonlu ve diyaframlı olarak üç ayrı modele ayrılırlar.

PİSTONLU AKÜMÜLATÖRLER

Bunlar genellikle geniş hacimler ve büyük boşaltma miktarları için kullanıma uygundur. Gaz ve akışkan bölümleri serbest hareket edebilen bir piston ile birbirinden ayrılmıştır. Silindir içinde hareket eden pistonun bölümler arasındaki sızdırmazlığı sızdırmazlık elemanları ile sağlanır.

Gaz basıncının sistemin en yüksek çalışma basıncına oranı veya sistemin en yüksek basınç oranı 1/10’dur. Gaz dolum basıncı en düşük çalışma basıncının 5 bar altında olmalıdır.

DİYAFRAMLI AKÜMÜLATÖRLER

Şok darbelerinin sönümlenmesi, titreşimlerin giderilmesi ve ön uyarı devreleri için küçük hacimli diyaframlı akümülatörler kullanılır. Genellikle gaz tarafına doğru kavisli ve küresel yapıdaki diyafram iki bölümü birbirinden ayırır.

Sistemin en yüksek basınç oranı 1/10’dur.

BALONLU AKÜMÜLATÖRLER

Balonlu akümülatörler mutlak sızdırmazlık, çalışmaya çabuk başlayabilme ve düşük ataletli çalışabilme özelliklerinden dolayı diğerlerinden ayrılırlar.

 Tamamlayaıcı elemanlar sözcüğü bu elemanların hidrolik platformlar sistemlerdeki yanında yanlış bir izlenim bırakmaktadır.

Bunlar hidrolik platformlar sistemde kumanda ve fonksiyonların emniyetle yapılması için kullanılan enerji iletim ve kumanda elemanları kadar önemli hidrolik platformlar elemanlardır.

FİLTRELER

Hidrolik platformlar tesisin güvenliği filtreleme yoluyla sistemin temizliğine bağlıdır.

Filtreler basınçlı akışkandaki kirlilik derecesini güvenli bir çalışma için gerekli orana düşürerek hidrolik platformlar elemanları aşınmaya karşı korurlar.

Aşınmaya karşı etki eden faktörler şöyle sıralanabilir.

-Kir parçacıklarının şekli (büyüklüğü, yapısı)

-Kir parçacıklarını sayısı

-Basınçlı akışkanın hidrolik platformlar elemanlarındaki akış hızı

-Sistem basıncı, basınç düşümü

-Toleranslar, yapısal özellikler

Hidrolik platformlar akışkanlar ile yapılan deneylerde parçacıkların sayısı ve büyüklüğü ile kirlenme miktarı arasında bir ilişki olduğu görülmüştür.

Küçük parçacıklar metrenin milyonda biri olan mikron (µm) ile ölçülürler. Filtreleme derecesi mikron olarak belirlenir.

Mutlak filtreleme derecesi, filtreden geçebilen parçacıkların en büyüğünün çapına göre belirlenen bir değerdir.

FİLTRE ELEMANI VE FİLTRE MALZEMELERİ

Soldan sağa: Dokusal, kağıt metal telli elemanlar filtre yüzeyinde yıldız şeklinde katlanarak uygun bir denge durumu ve küçük boyutta çok geniş bir filtre yüzeyi elde edilir.

DOKUSAL FİLTRE ELEMANI

Burada paslanmaz çelik tel dokular kullanılır.

KAĞIT FİLTRE ELEMANI

Kağıttan yapılan bu elemanın fltreleme derecesi 10 µm’dur.

Destek borusu ve yıldız kıvrımları boyunca oluşan basınç dengesi ile kağıt filtre elemanı ı-uygun doğal bir dengeyi sağlayabilmektedir. Sistemin ilk devreye alınmasında veya yıkanmasında kullanılan kağıt filtre elemanları temizlenemediğinden yalnızca bir kez kullanılır.

METAL TELLİ FİLTRE ELEMANI

Filtre malzemesi olarak ince tellerin kullanıldığı bu elemanların özelliklerini şöyle sıralayabiliriz.

-Aynı büyüklükteki filtre yüzeyine göre kir tutma kapasitesi daha yüksektir.

-Derin filtreleme özelliğinden dolayı servis ömrü daha uzundur.

-Isı değişimlere bağlı değildir.

-Yüksek basın düşümüne izin verilebilir.

-Denge derecesi yüksektir.

Hidrolik platformlar sistemdeki kullanım yerlerine göre filtreler üç gruba ayrılır.

1- Emiş Filtreleri

2- Basınç Filtreleri

3- Dönüş Filtreleri

4- Doldurma ve Havalandırma Filtresi

EMİŞ FİLTRELERİ

Emiş filtresi pompanın emiş borusuna bir dişli ile bağlanır.

Akışkan depodan emilip filtre elemanından geçirilerek filtre edilmiş olarak sisteme ulaşır. Ancak bu tür bir filtrenin bakımı zordur. Emiş filtresi pompa emişinde bir bir direnç oluşturduğu için bazı pompalarda kullanılması tavsiye edilmez. Filtreleme dereceleri genellikle 100 µm’nin üzerindedir.

Soğuk ortamda ilk çalıştırmada veya filtrenin kirli olması durumunda emişte bir zorlama oluşmaması için açılma basıncı 0,2 bar olan bir çek valf filtreye monte edilebilir.

KİRLİLİK GÖSTERGELERİ

Akış direncinden yararlanarak filtrenin kirlilik derecesi dolaylı olarak belirlenebilir.

Fitre elemanının önünde oluşan basınç yay yüklü bir pistona etki etmektedir. Kirlilik derecesinin artmasıyla oluşan basınç artışı sonunda piston yaya karşı itilir. Piston hareketi ya bir skalada ya da bir elektrik kontağı ile iletilen sinyal ile bir göstergede görülebilir.

BASINÇ FİLTRELERİ

Hidrolik platformlar sistemin basınçlı hatlarına monte edilen bu filtreler örneğn pompa çıkışında, yada düşük akışa ayarlı akış denetim ventillerinin veya servo ventillerin girişlerinde kullanılabilirler.

Filtreler genellikle korunması istenen elemanın girişine doğrudan bağlanırlar.

Yukarıdaki şekilde görülen basınç filtresi filtre başlığı, gövde ve filtre elemanından oluşmaktadır. En yüksek çalışma basıncı etkisindeki filtrenin dengesinin uygun olması gerekmektedir.

Bu filtreler, örneğin 315 barlık basınç düşümüne izin verecek şekilde tasarlanmıştır.

Önemli teknik veriler

Çalışma basıncı : 420 bar’a kadar

Debi : dp=0.8 bar’da 330 lt/dak

Filtreleme derecesi : 1,5,10 µm

DÖNÜŞ FİLTRELERİ

Uygulamalarda en çok kullanılan bu filtreler sistemin dönüş hattına bağlanırlar. Böylece sistemden gelen kirli akışkan filtre edilerek depoya boşaltılır.

Dönüş filtresi doğrudan dönüş hattına ve yağ deposuna bağlanabilir.

Şekilde görülen filtre depo kapağına bağlantı flanşı 1 ile sabitlenir. Bu tür bir filtrenin bakımı uygun bir yerde bulunduğu için kolaydır. Kir tutucu hazne 4 ile çevrelenen ve sabitlenen filtre elemanı, hazne ile birlikte dışarıya alınabilir. Bu nedenle filtrede biriken kirlerin depoya kaçması önlenir.

Filtre elemanının değişimi veya bakımının sistemi durdurmaksızın yapılabilmesi için çift dönüş filtreleri de kullanılabilir.

Böylece birbirine paralel bulunan iki filtreden biri devrede iken diğerinin bakımı yapılabilir.

ÖNEMLİ TEKNİK VERİLER

Çalışma basıncı : 30 bar’a kadar

Debi : 1300 lt/dak’ya kadar (depoya bağlı filtreler), 3600 lt/dak’ya kadar (dönüş hattına bağlı filtreler)

Filtreleme Derecesi : 10 ve 20 µm

KİRLİLİK GÖSTERGELERİ

Akış direncinden yaralanılarak filtrenin kirlilik derecesi dolaylı olarak belirlenebilir.

Filtre elemanının önünde oluşan basınç yay yüklü bir pistona etki etmektedir. Kirlilik derecesinin artmasıyla oluşan basınç artışı sonucu piston yaya karşı itilir. Piston hareketi ya bir skalada ya da bir elektrik kontağı ile iletilen sinyal ile bir göstergede görülebilir.

DOLDURMA VE HAVALANDIRMA FİLTRESİ

Depo bağlantılı doldurma ve havalandırma filtresi

Bu filtrenin iki ayrı görevi vardır.

-Deponun akışkanla doldurulmasında büyük kir parçacıklarının depoya ve dolayısıyla sisteme girmesini önlemek amacıyla doldurma filtresi olarak kullanılır.

-Ani besleme ve boşaltma işlemlerinde depoda yağ seviyesinde oluşan farklılıklar nedeniyle havanın hacmi de değişeceğinden, hava değişiminde toz parçacıklarının depoya girmesini önlemek için havalandırma filtresi olarak kullanılır.

Filtre 1 depo kapağı 2’ye bağlanır. Depoyu doldurma için çevrilerek dışarı alınan kapak 3 kaybolmaya karşı bir zincirle emniyete alınmıştır.

BASINÇ ANAHTARLARI

Hidro elektrik basınç anahtarları basınca bağlı olarak bir elektrik devresinin açılmasını veya kapatılmasını sağlarlar.

Basınç anahtarları ya lamba veya zil ile uyarıcı olarak yada kumanda işlemlerinde kullanılabilirler. Burada iki ayrıntılı tipi ayrıntılı olarak inceleyeceğiz.

1- PİSTONLU BASINÇ ANAHTARLARI

2- BORU YAYLI BASINÇ ANAHTARLARI

PİSTONLU BASINÇ ANAHTARLARI

Kontrol edilecek basınç pistona etki ederek onu yaya karşı iter. Yay kuvveti ayar cıvatası ile ayarlanabilir. Pistondaki basınç kuvveti yay kuvvetine ulaştığında pistonun yaya karşı olan hareketi itme çubuğundan anahtara iletilir. Yüksek basınçlarda anahtarın bozulmasını önlemek amacıyla sistemde mekanik bir sınırlayıcı kullanılır.

Yukarıdaki şekilde basınç anahtarının başka bir şekli görülmektedir. Burada piston yay tabağına etki etmektedir. Yay tabağına bağlı bir uzantı ile anahtar uyarılır.

Yayın ön gerilimi ve dolyısıyla çalışma basıncının ayarı kovan ile yapılır.

Bu tipin diğer bir özelliği de sisteme plaka ile bağlanabilir olmasıdır.

Pistonlu basınç anahtarlarında çalışma basıncı farklılığı basınca bağımlıdır. Bu anahtarlar devrenin açılmasını veya kapanmasını sağlarlar. İki çalışma noktası için (çift kontak) iki ayrı basınç anahtarı kullanılır.

BORU YAYLI BASINÇ ANAHTARLARI

Şekilde görülen basınç anahtarında sistem basıncı bir boruya etki etmektedir. Basıncın değerine göre boru anahtarı uyarır. Anahtar ile çalıştırma kolu arasındaki açıklık ayarlanarak çalışma noktaları belirlenir. Burada yüksek basınçta anahtarın bozulmasını önlemek amacıyla bir mekanik sınırlayıcı kullanılır. Şekildeki basınç anahtarlarında alt sınır çalışma basıncı dışarıdan kilitlenebilir bir vida ile ayarlanır. Üst sınır çalışma basıncı toplam ayar bölgesinin üzerindeki sabit basınç düşümlerinin ayar basıncına eklenmesi ile bulunur.

Basınç anahtarı iki kontaklı; alt ve üst çalışma basınçları dışarıdan rondelalı cıvatalar ile ayarlanabilen boru yaylı basınç anahatrı türleri de vardır.

Boru yaylı basınç anahtarları yağların dışında hava ve gazlar için de kullanılabilirler.

Önemlik teknik veriler

En yüksek ayar basıncı: 400 bar

ÇOKLU MANOMETRE KORUMA VENTİLLERİ

MS tipi çoklu manometre koruma ventilleri döner sürgülüdür. Bir hidrolik platformlar sistemdeki basıncı kontrol etmek için kullanılır.

Ventilin ayar kafasında gliserinli bir manometre bulunmaktadır. Ventil gövdesinde 6 ayrı ölçme yerinin dişli bağlantısı vardır. Ayar kafasının döndürülmesi ile buna bir kama ile bağlı kovan hareket eder. Her konum için bir ölçme yeri manometre ile bağlanır.

Ölçme noktaları arasındaki sıfır konumlarında manometre kovandaki kanaldan depoya bağlanır. Kilitleyici ile öçlme yeri veya sıfır konumu sabitlenir.

Başka bir model olarakta 6 ölçme bölgeli manometresiz MS4 tipi çoklu ventiller vardır. Ölçme yerleri döner kafanın içeriye doğru bastırılması ile dışarıdaki manometreye bağlanır. Döner kafa serbest bırakıldığında normal konuma geçerek manometre depoya bağlanır.

MANOMETRE KORUMA VENTİLİ VE BASINÇ DENETİM ÜNİTESİ

MANOMETRE KORUMA VENTİLİ

Manometre koruma ventili bir basma düğmesi ile çalışan 3 yollu sürgülü bir ventil olup belirli sürelerde çalışma basıncını kontrol etmek için kullanılır.

Ventilin iki çalışma konumu vardır. Normal konumda sürgü basın hattı kapalı tutarken manometre depo ile bağlantlıdır.

Çalışma konumunda ise basınç hattı manometreye bağlanırken manometrenin depoya olan bağlantısı kapatılır. Manometre dişli ile ventil gövdesine veya bir boru ile ayrı bir yere bağlanabilir.

BASINÇ DENETİM ÜNİTELERİ

Basınç denetim üniteleri iki elemanın kombinasyonundan oluşur. Bunlar sistemdeki basıncın sınırlanmasını ve sistemin bir (DK1) veya iki (DK2) bölgesindeki basıncın belirli sürelerde kontrol edilmesini sağlarlar.

Basınç denetim üniteleri şu elemanlardan oluşur.

DK1: Gövde 1, basınç emniyet ventili ve manometre ve 3/2 sürgülü yön denetim ventili (manometre koruma ventili)

DK2: Gövde 2, basınç emniyet ventili, manometre ve 4/3 sğrgülü yön denetim ventili (manometre koruma ventili)

Dk1 deki 3/2 yön denetim ventilinin veya DK2 deki 4/3 yön denetim ventilinin normal konumlarında manometre depo ile bağlantılıdır. Böylece manometrenin sürekli basınç etkisinde kalamsı önlenir.

Dk1 de itme ile Dk 2 de ise önce sağa ve sola çevirme ve daha sonra itme ile sistem manometre ile bağlanır.

Önemli teknik veriler

Anma ölçüsü: NG 10

Çalışma Basıncı: 400 bar’a kadar

ISI DEĞİŞTİRİCİLER (SOĞUTUCULAR)

Hidrolik platformlar sistemin çeşitli bölgelerinde (ventiller, borular) gücün bir bölümü ısıya dönüşerek akışkan ısınır.

Depodan çevreye olan ısı geçişi çok düşük ise, sistemde oluşan ısı ile çevreye verilen ısı miktarılrı arasındaki oranın artması nedeniyle akışkanın ısısı giderek istenen değerlerin üzerinde çıkacaktır. Bu durumda akışkanın soğutulması gerekir. Sistemde bir soğutucunun kullanılmasıyla akışkan ısısının belirli nir değeri aşmaması sağlanır.

– Hava soğutmalı ısı değiştirciler (yağ hava soğutucu)

Sistemden gelen akışkan bir fan ile soğutulan boru demetinden geçirilerek depoya boşaltılır.

Yağ-hava soğutucunun en önemli yararı soğutucu akışkanın hava olmasıdır. Herhangi bir şekilde tahrik edilen edilen fanın oluşturduğu sesin şiddeti herzaman istenilen değere düşüremeyebilir.

Aynı zamanda kaplin koruyucu olarakta kullanılan yağ hava soğutucularında havalandırma motor miline sabitlenmiştir. İçeriden farın etrafına birkaç kez sarılı olan boru demetine doğru bir hava akışı oluşturlur. Akışkan bu kanatlı borudan geçirilirken ısının bir kısmını bırakarak depoya boşaltılır.

Yukarıda görülen motor pompa grubunda değişken debili paletli pompanın sızıntı yağı, depoya boşaltılmadan önce aynı zamanda kaplin koruyucu olarakta kullanılan bir soğutucudan geçirilir.

SU SOĞUTMALI ISI DEĞİŞTİRİCİLER (YAĞ – SU SOĞUTUCULARI)

Bu soğutucularada ya akışkan borulardan soğutma suyu da boru çevresinden geçirilir. ya da bunun tersi bir besleme işlemi yapılabilir. Soğutma suyu ile yağın arasındaki ısıl farklılıklar daha fazla olduğundan yağ-hava soğutucularına göre yağ-su soğutucuların soğutma gücü daha yüksektir.

Yeterli soğutma suyunun sağlanabilmesi soğutucunun bulunuduğu şartlara bağlıdır.

ISITICILAR

Akışkan ısısının çalışma için uygun bir değere yükseltilmesinde ısıtıcıar kullanılır. Akışkan daldırmalı tip elektrikli ısıtıcılar ile ısıtılır. Burada dikkat edilmesi gereken bir noktada birim yüzeye düşen ısı üretiminin çok fazla olmamasıdır. Bunun sonucu olarak aşırı derecede ısınan akışkanın karbonlaşması ile ısıtma çubuklarının üst yüzeylerinde bir tabaka oluşur.

Bu nedenle madensel yağlar için en yüksek ısıtma gücünün her bir santimetre karede 2 watt değerini aşmaması gerekir (ısıtma gücü fosfat esterleri vr su çözxeltileri ile çalışmada 0,6-0,7 watt/cm2)

TEMOMETRELER, TERMOSTATLAR

Çoğunlukla çalışma ısısını kontrol etmek için kullanılan termometre ve termostatlar, soğutucu ve ısıtıcılarda da kullanılmaktadır.

İstenilen sabit ısıyı koruyabilmek için soğutma veya ısıtma sistemi harekete geçiren kontaklı termometreler veya termostatlar depoya bağlanır.

SEVİYE ANAHTARLARI

Seviye anahtarları depodaki akışkan seviyesinin en yüksek, en düşük veya her ikisinin de kumandasını gerçekleştirmek için kullanılırlar.

Yağ seviyesinde istenilen sınırların dışına çıkılırsa ölçme çubuğunun hareketi ile kontak açılıp, kapatılabilir. Elde edilen sinyal ya bi kumanda ünitesine gönderilir ya da örneğin çok düşük yağ seviyesinde tesisin devre dışı bırakılması sağlanır.

HİDROLİK GÜÇ ÜNİTELERİ

Her bir hidrolik platformlar elemanın belirli gruplarda birleştirilmesiyle oluşan ünite hidrolik platformlar güç ünitesi olarak tanımlanır.

Uygulama şekline göre farklı gruplara ve yapılara ayrılan hidrolik platformlar güç üniteleri buna rağmen belirli kurallara ve standartlara uygun olarak üretilebilmektedir.

HİDROLİK GÜÇ ÜNİTELERİNİN ANA ELEMANLARI

DEPOLAR

Depoların çok değişik görevleri vardır

-Yağ gereksinimini karşılamak. Depo mümkünse sistemin tüm yağını alabilecek kapasitede olmalı, çalışma çevrimine ve kullanıcılara bağlı olarak oluşan hacimsel değişimler dikkate alınmalıdır. Sistemdeki dış sızıntılardan dolayı oluşan yağ kaybı da depodan karşılanacaktır.

-Soğutmayı (ısı yalıtımı) sağlamak. Her enerji değişimde oluşan kayıplar, hidrolikle ısıya dönüştürülerek akışkana aktarılır. Sistemin verimi kayıp gücün değeri ile belirlenir. Hidrolik platformlar güç ünitelerinde toplam kayıplar borularda, pompalarda motorlarda, ventillerde (iç sızıntılar) kısmalarda ve basınç denetim ventillerindeki enerji değişimlerinden oluşmaktadır.

Yağa iletilen bu ısının bir bölümü borular, hidrolik platformlar elemanlar ve depodan dış çevreye iletilir. Dış çevreye verilen ısı ile sistemdeki güç kaybı arasında bir denge oluşturukuncaya kadar artan ısı, yağ ve ünite parçalarını ısıtır.

Ayarlana sıcaklık dayanım sıcaklığıdır. En yüksek çalışma sıcaklığının dayanım sıcaklığından düşük veya ona eşit olması durumunda ek bir soğtma işlemi yapılmaksızın sistem çalıştırılabilir.

-Havanın ayrılmasını sağlamak: Madensel yağlar havayı çözülmüş olarak bünyelerinde tutarlar. Hava çözme özelliği sıcaklık ve basınca bağımlıdır. Bu nedenle sistemdeki hava kabarcıklar halinde yağdan çözülebilir. Havanın depoda en uygun şekilde ayrılabilmesi için yağ üst yüzeyinin mümkün olduğunca geniş olması gerekir.

-Kirlenmeyi önlemek: yeterli bir filtrelemeye rağmen çalışma süresinin artması ile aşınmalardan oluşan kirletici parçacıklar, çamur ve tortular, zamanla sistemde artar. Depo tabanında toplanan bu parçacıklardan dolayı emiş ve dönüş borularının tasarımı ve yerleşimi çok önemlidir.

Emiş ve dönüş borularının uçları 45 derece eğik kesilmeli ve akış yönleri birbirine doğru olmamalıdır (kesik uçlar biribirlerine ters yönde bulunmamalı).

1000 litrenin üzerindeki büyük depolarda veya çok kuvvetli yağ hareketlerinde ayırıcı bölmeler kullanılır. Bunlar emiş ve dönüş bölgeleri arasında bir bölüm oluştururlar.

-Motor / Pompa grubu ve ön panoyu taşımak standart güç ünitelerinde motor / pompa grubunun ve kumanda elemanlarının oluşturduğu ön panonun depo üzerine bağlanması alışılmış bir yöntemdir. Tasarımda deponun üst tarafı dikkate alınmalıdır.

DEPO TASARIMI

-Kıvrılmaya karşı dayanıklı olmalıdır (diğer elemanları taşıyabilmeli)

-Elemanların değişimi sırasında çevreye yağ akışını önlemek amacıyla depo üst kenarında bir pay bırakılmalıdır.

-Temizleme kapağı (temizleme amacıyla kullanılır) depodaki tüm yüzeylere ve köşelere kolayca ulaşabilecek şekilde açılabilmelidir.

-Eğik depo tabanı ve boşaltma tapası boşaltma ve yıkama işlemlerinin yapılabilmesi amacıyla depo tabanının en düşük kısmında bir boşaltma tapası bulunmalıdır.

-Zemin açıklığı; soğutma, temizleme ve nakliye işlemlerinin daha iyi yapılabilmsi amacıyla kapasitesi 40 litrenin üzerindeki depolarda zemin ile depo tabanı arasında 150 mm’lik bie açıklık bulunması gerekir. Bu açıklık aynı zamanda iyi bir hava sirkülasyonu sağladığından deponun taban yüzeyindeki ısı yayılımı için de kullanılmaktadır.

-Yağ seviye göstergesi; bunlar en yüksek ve en düşük yağ seviyelerinin dışarıdan görülebilmesi amacıyla kullanılırlar. Uzun bir gösterge ile herhangi bir andaki yağ seviyesi gözlenebilir.

-Doldurma ve havalandırma filtresi; deponun havalandırılması ve aynı zamanda emilen havanın temizlenmesi amacıyla depoya bir havalandırma filresi monte edilmelidir.

Burada dikkakte alınması gereken diğer bir nokta da filtredeki hava akışının depodaki en yüksek yağ değişim haminden büyük olmasıdır.

Örneğin düşük kapasiteli bir filtrenin seçimi ile depoda negatif ve pozitif basınçlar oluşabilir. Bu durumdan kesinlikle kaçınılmalıdır. Filtrede ayrıca yağ dolumu sırasında kullanılan bir süzgeç bulunmalıdır.
 

 Ürünler

 Kend. Çekişli Eklemli
Kend. Çekişli Teleskopik
Teleskopik Platformlar
Makaslı Platformlar
Eklemli Vinçler
Araç Rampaları
Araç Çekicileri
Çeşitli Vinçler
Hayalinizi Gerçekleştirin

Tags: , , ,