Hidrolik Platrform 101

Hidrolik Platrform 101 

1. GİRİŞ
“hidrolik platform” kelimesi, eski Yunanca’da “su” anlamına gelen “Hydor” ile “Boru”
anlamına gelen “Aulos” terimlerinden meydana gelmiştir. hidrolik platform, sıkıştırılamaz
özellikteki akışkanların kullanıldığı
ve elde edilen basınçlı akışkanla çeşitli hareketlerin
ve kuvvetlerin üretildiği sistemlerdir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, akışkanın
sıkıştırılamaz olmasıdır. Hava ve gazlar sıkıştırılabildiği için büyük kuvvetlerin
üretilmesinde kullanılmazlar. hidrolik platform sistemlerde genellikle akışkan olarak su ve yağ
kullanılır. Suyun metal yüzeylerde pas yapması ve oksitlenmeye yol açması nedeniyle
çok dar bir alanda ancak su kullanılır. Normal şartlarda ise hidrolik platform sistemlerde akışkan
olarak petrolden elde edilen madensel yağlar kullanılır.

hidrolik platform enerjiden insanlık tarihi boyunca çeşitli şekillerde istifâde edilmiştir. İlk
çağlarda bile mağara devri insanları, ağaç kütüklerini taşımak için nehirlerden akan
sudan yararlanmışlardır. Daha sonraları Arşimed ile Blaise Pascal’ın hidrostatik
konusunda ortaya koydukları bazı
temel prensiplerden yararlanılmış ve çeşitli hidrolik platform
presler yapılmıştır. hidrolik platform enerjiden yararlanılarak doğrusal, dairesel ve açısal
hareketlerin üretilmesi için her geçen gün yeni fikirler ortaya çıkmış ve yeni elemanlar
geliştirilmiştir.

Bu konudaki çalışmalar artık elektrik ve elektronikteki gelişmelere paralel olarak
yürütülmektedir. Otomatik kumandalı makinalarda yeni geliştirilen elektro-hidrolik platform
valfler, servo valfler ve uzaktan kumandalı elemanlar artık hidrolik platform devrelerin ayrılmaz
bir parçası olmuş ve elektronik alanında gelişmeler hemen hidrolik platform sistemlere
aktarılmıştır. Otomatik makinalarda kullanılacak hidrolik platform devrelerin elemanları
günümüzde çok ileri bir teknolojinin ürünü olarak kullanılmaktadır.

hidrolik platform sistemler, hemen hemen endüstrinin bütün alanlarında kullanılmakta ve
her geçen gün uygulama alanları daha da genişlemektedir. Hidroliğin büyük kuvvet ve
büyük moment üretiminde önemli bir yeri bulunmaktadır. hidrolik platform sistemin sağladığı
bir çok avantajları da dikkate alındığında bu enerjinin gelişen teknolojinin getireceği
yeniliklere kolayca adapte olacağı ve önümüzdeki yılların hidrolik platform konusunda
yeniliklere gebe olduğu söylenebilir.

2 Günümüzde hidrolik platform sistemler; çeşitli endüstriyel alanlarda, demir-çelik ve
madencilikte, hareketli hidrolik platform araçlarda, denizcilikte ve gemicilik endüstrisinde, enerji
üretiminde ve özel alanlarda yaygın olarak kullanılmaktadır [1].

2. HİDROLİK SİSTEMLERİN İNCELENMESİ
Bu bölümde; hidroliğin temel prensiplerinden yararlanılarak, hidrolik platform sistemler
tanıtılmıştır.

2.1. Hidroliğin Temel Prensipleri
hidrolik platform güç sistemlerinin işletme, bakım ve tasarımını yapanlar, akışkanların
çeşitli fiziksel özelliklerini ve değişik ortam koşulları altındaki davranışlarını iyi bir
şekilde incelemelidir [2]. Hidroliğin, temel fiziksel prensipleri aşağıda açıklanmıştır.

Temel hidrolik platform prensipleri, hidrostatik ve hidrodinamik prensipler olmak üzere
iki grupta incelenebilir.

2.1.1. Hidrostatik Prensipler
Hidrostatik, durgun haldeki akışkanların durumlarını inceler. Bir kap içinde
bulunan sıvı kütlesinin yükseklik ve yoğunluğuna bağlı olarak kabın tabanına yapmış
olduğu basınca hidrostatik basınç denir. Hidrostatik basınca kabın şekli etki etmez.

Şekil 2.1. Hidrostatik basınç

P = . .g.h,
P1 = P2 = P3 = P4

P
: Sıvının kabın tabanına yaptığı basınç (kg / cm2),
. : Sıvının yoğunluğu (kg/m3),
h : Sıvının yüksekliği (m),

4

g : Yer çekimi ivmesi (m/s2).
Şekil 2.1.’deki biçimleri farklı olan dört ayrı kaba konulan, yoğunlukları ve
yükseklikleri aynı olan sıvıların, kabın tabanına uyguladıkları basınçlar birbirine eşittir.

hidrolik platform sistemlerde statik basınç, yüksek çalışma basınçlarının yanında dikkate
alınmayacak derecede küçük olduğu için ihmal edilebilir [3].

2.1.1.1. Pascal prensibi
İsviçreli fizikçi Blaise Pascal, “Yerçekimini ihmal edecek olursak, kapalı bir
kaba etki eden kuvvetin sonucunda meydana gelen basınç sıvı tarafından kabın bütün
çeperlerine aynı
şiddette etki eder.” diyerek önemli bir hidrostatik kuralı ortaya
koymuştur [1].

Şekil 2.2. Kapalı bir kaptaki sıvının basıncı (Pascal prensibi) [3].

Şekil 2.2’de gösterilen Pascal prensibinin hidrostatikte önemli bir yeri vardır.
Bu prensipten yararlanılarak basınçla alan arasındaki ilişki, kuvvetle alan arasındaki
ilişki ortaya konmuş ve bunun en önemli uygulaması endüstriyel alanlarda kullanılan
presler olmuştur. Girişte küçük bir kuvvet piston yüzeyine etki ettirilmiş, ikinci büyük
çaplı silindirde alan daha büyük olduğu için, çok daha büyük bir kuvvet elde edilmiştir.
Pascal prensibine göre; işin üretildiği silindirin piston çapı ile kuvvetin uygulandığı
silindirin piston çapı arasındaki oran ne kadar büyükse, o oranda büyük kuvvet elde
edilir [1].

5

F = pxA (kg); P= F (kg/cm2)

A

P : itme kuvveti sonunda kap içinde oluşan basınç (kg/cm2)
F : Kuvvet (kg)
A: Piston kesit alanı (cm2)
Şekil 2.3. Pascal kanunun pratik uygulanışı.

Şekil 2.3’deki kuvvet silindiri pistonuna uygulanan küçük kuvvetle, pistonun
kesit alanını arttırmak suretiyle büyük kuvvetler elde edilir. Bu tür pres özellikle
kaldırma araçlarında kullanılır.

F1 : Kuvvet silindiri pistonuna etki eden kuvvet (kg)
F2 : İş silindiri pistonuna etki eden kuvvet (kg)
A1 : Kuvvet silindiri pistonun kesit alanı (cm2)
A2 : İş silindiri pistonun kesit alanı (cm2)
S1 : Kuvvet silindiri pistonunun yer değiştirmesi (cm)
S2 : İş silindiri pistonunun yer değiştirmesi (cm)
V1 : Kuvvet silindiri pistonundaki sıvı hacmi (cm3)
V2 : Yer değiştirerek, iş silindiri pistonuna giden sıvı hacmi (cm3)

Şekil 2.3.’de gösterilen preste hidrostatik kurallara göre geçerli olan eşitlikler
şunlardır:

P1 = FA
11
(kg/cm2), P2 = FA
22
(kg/cm2)

6

 Pres, kapalı bir kap gibi düşünülebileceği için Pascal prensibi geçerlidir. Pres
içindeki basınç sabit olduğundan P1 = P2 olur. Buradan;

F1 = F2 eşitliği yazılabilir.

A1 A2

Kuvvet silindiri pistonundaki sıvı hacmi (V1), yer değiştirerek iş silindiri
pistonuna gitmektedir. Yer değiştiren sıvı hacmi (V2), kuvvet silindiri pistonundaki sıvı
hacmi ile aynı olduğuna göre V1 = V2 olur. Buradan;
V1 = A1 . S1 (cm3), V2 = A2 . S2 (cm3) ve A1 . S1 = A2.S2 eşitliği yazılabilir [3].

2.1.1.2 Basınç-alan ve kuvvet ilişkisi
hidrolik platform sistemlerde kullanılan çeşitli devre elemanları sayesinde (Basınç
kontrol valfi, akış kontrol valfi vb.) iş yapan silindirlere belirli basınç ve debide akışkan
gönderilerek piston yüzeylerine etki ettirilir. Üretilen piston itme kuvveti, basıncın ve
piston yüzeyinin büyüklüğüne bağlıdır. Ayrıca silindirlerin verimi de dikkate
alınmalıdır.

Şekil 2.4. Basınç-alan ve kuvvet ilişkisi.

F = P x A x .

P: Basınç (kg/cm2),
A : Piston kesit alanı (cm2),
F : Piston itme kuvveti (kg),
. : Silindir verimi (0,80 ~ 0,95),

7

2.1.1.3. Basınç yükseltici
hidrolik platform basınç yükselticilerde hidrostatik kurallar geçerlidir. Basınç
yükselticiler genellikle taşıtların fren mekanizmalarında, iş kalıplarıyla sıkma
işlemlerini yaparken veya benzeri yerlerde yaygın olarak kullanılır.

Şekil 2.5. Basınç yükseltici.

Şekil 2.5’de gösterilen hidrolik platform basınç yükseltici de çapları bir birinden farklı iki
silindirde pistonlar bir piston kolu ile birleştirilmiştir. Pistonlardan birisi büyük diğeri
küçük çaptadır. Büyük pistonun yüzeyine düşük basınçta akışkan etki eder. Küçük
pistonun bulunduğu kısımda sıkıştırılamaz özellikteki akışkan bulunur. Büyük piston
yüzeyine etki eden küçük basınç büyük bir kuvvet doğurur. Piston kolu ile birbirine
bağlı olduğu için aynı kuvvet ikinci pistona etki eder ve alanı küçük olduğundan
girişteki basınçtan çok daha büyük bir basınç üretir. Bu basınç pistonların alanlarının
oranına bağlı olarak çok büyük değerlere erişebilir. Basınç yükselticide aşağıdaki
bağıntılar geçerlidir.

F1 = P1 x A1, F2 = P2 x A2

F1 = F2 olduğundan;

P1 x A1 = P2 x A2

P1= A2 yazılabilir.

P2 A1

8

2.1.1.4.Basit presler

Basit preslerde de hidrostatik kurallar geçerlidir. Emme-basma prensibine göre
çalışan basit presler günlük hayatta her zaman karşımıza çıkmakta ve endüstriyel
uygulamalarda da yaygın olarak kullanılmaktadır. Arabalarda kullanılan krikolar, basit
kaldırıcılar ve el pompaları aynı prensibe göre çalışmaktadırlar. Yapılarının basit
olması, ekonomik olması ve hafif olması nedeniyle her yere taşınabilmekte ve
kullanılmaktadırlar [1].

1- Tahliye valfi 2- Çek valf (Tek yönlü valf) 3- Dönüş hattı

4- Çek valf (Tek yönlü valf) 5- Akışkan deposu 6-Pompa kolu

7- Pompa pistonu 8- Kaldırma pistonu

Şekil 2.6. Basit el presi [2]

Şekil 2.6’da basit bir el presi gösterilmiştir. Kuvvetin etki ettirildiği kuvvet
silindiri (küçük çaplı) ve işin üretildiği iş silindiri (büyük çaplı) olmak üzere iki silindir
vardır. Devrede belirli miktarda statik halde akışkan bulunup, pompa yoktur. Akışkanın
hareketi iki adet emme-basma görevi yapan çek valfle sağlanır. Kuvvet pistonu aşağıya

9

doğru bastırıldığında emme işlemi biter, emiş yapan valf kapanır ve basma görevini
yapacak olan ikinci valf açılarak, akışkanın iş silindirine basılmasını sağlar. Kuvvet
pistonu yukarıya doğru hareket ettirildiğinde ise, basma işlemini yapan valf kapanır ve
emme görevini yapan valf açılarak hazneden yağ emerek kuvvet pistonunu doldurur.
Presin kolu aşağı-yukarı doğru hareket ettirildiği sürece bu işlem devam eder. Yükü
aşağıya indirmek için iş silindirindeki akışkanın yağ deposuna boşaltılması (tahliye
valfinin açılması) yeterli olur [1].

2.1.1.5. Hidromekanik prensipler
hidrolik platform devreleri tasarlarken ve elemanların seçiminde bazı hallerde önümüze
teknolojik, ekonomik veya estetik problemler çıkabilir.

İstenilen işi yapmak için gerekli olan kuvveti üremek, daha yüksek basınç veya
daha büyük çapta silindir gerektirebilir. Bu durum, hem ekonomik hem de estetik
yönünden probleme sebep olur. Bu nedenle bir hidrolik platform devre tasarlanırken hem
hidrolik platform prensipleri hem de bazı temel mekaniksel prensipler birlikte kullanılır.

Mekaniğin temel prensiplerinden; kuvvet x kuvvet kolu veya yük x yük kolu
(moment) prensibi sayesinde pistonun ürettiği kuvvetten çok daha büyük kuvvetler
üreterek, yüksek basınçlar elde etmek mümkündür. Ayrıca çeşitli mafsal mekanizmaları
sayesinde üretilecek kuvveti büyük oranda arttırmak mümkündür.

2.1.2. Hidrodinamik prensipler
Hidrodinamik, akışkanların hareket halindeki durumlarını inceler. hidrolik platform
devrede pompa kullanıldığı zaman hidrodinamik kurallar geçerlidir. Artık o sistemde
hidrostatik prensiplerden bahsetmek hatalı olacaktır. Çünkü burada, depodaki akışkanı
pompa emiş yaparak belirli basınçta sisteme basmaktadır ve akışkan belirli bir hızda
hareket etmektedir. Hidrostatik’te ise, belirli miktardaki akışkan hareketsiz durmakta ve
içerideki bir pistonun yüzeyine etki eden kuvvet bir basınç doğurmakta ve bu basınç
bütün çevreye aynı
şekilde etki ettirilmektedir.

10

2.1.2.1. Bernoulli teoremi ve süreklilik kuralı
Hidrodinamik kurallara göre hareket halinde olup boruların içinden geçen
akışkanın toplam enerjisi sabittir (Bernoulli Teoremi). Bu sırada sürtünmeler ihmal
edilmektedir.

Toplam enerji miktarı = Basınç kuvvetlerinin işi + Kinetik enerji + Potansiyel
enerji şeklinde ifâde edilebilir.

Şekil 2.7 Bernoulli teoremi kıyaslama düzlemi.

Şekil 2.7’deki kıyaslama düzlemine göre Bernoulli teoremi aşağıdaki formülle
ifâde edilebilir.

PU 2

+
+ z = SABİT (sürtünmeler ihmal edilirse)

..
g
2g
Burada;

N

P : Basınç ( 2),
m

. : Akışkanın yoğunluğu (kg/m3),

g : Yer çekimi ivmesi (m/s2),
U : Boru içerisinde her hangi bir noktadaki akışkan hızı (m/s),
z : Mutlak yükseklik (m),
olarak adlandırılır [4].

11

Boru içerisinden geçen akışkan miktarına (Q), akışkanın geçtiği boru kesitine

(A) dersek, akış hızı da (U) olursa aşağıda eşitlik yazılabilir.
Q = A x U
Akış hattı boyunca her kesitte aynı eşitlik yazılabilir ve bu çarpım bütün akış
hattında sabittir. Bu eşitliklere hidrodinamikte “Süreklilik Kuralı” denir [1].

Şekil 2.8. Süreklilik denklemi.

Q1 = A1 . U1 Q2 = A2 . U2 Q3 = A3 . U3
Q = Q1 = Q2 = Q3 =……Qn = Sabit

Şekil 2.8’de görüldüğü gibi debinin sabit kaldığını kabul edersek,akışkan küçük
kesitlerde büyük kesitlere oranla daha hızlı akar [3].

2.1.2.2. Akım türleri
Hidrodinamikte akımın iki şekli vardır. Bunlar, katmanlı akım (Laminer) ile
kaynaşık akım (Türbülanslı akım) olarak ifâde edilir.

2.1.2.2.1. Laminer Akım
hidrolik platform sistemde boruların içinde akışkanın laminer tarzda akması istenir. Bu
akış sırasında akışkanın molekülleri birbirine paralel katmanlar şeklinde hareket eder ve
birbirleriyle çarpışmazlar. Bunun sonucu olarak da akışkan ısınmaz ve gereksiz yere
enerji kaybı olmaz. Boruların içinden akışkanın laminer olarak akması için, borulardaki

12

ek yerlerinin en az sayıda olması, boruların iç yüzeylerinin pürüzsüz ve temiz olması,
akış hızının normal sınırlar arasında olması, boru kıvrımlarının uygun şekilde olması ve
keskin köşelerden sakınılması
gerekir. hidrolik platform sistemde istenilen ideal akış türü
laminer-Katmanlı – akıştır.

2.1.2.2.2. Türbülanslı akım
hidrolik platform sistemde istenmeyen bir akışşeklidir. Boru iç yüzeyleri pürüzlü, akış
hattında gereksiz ek yerleri ve çok sayıda çap küçülmesi olduğunda, akış hızı belirli bir
değerin üzerine çıktığında, boruların içi çapları normalden küçük seçildiğinde akışın
şekli türbülanslı olur. Bu durumda akışkanın molekülleri birbirine çarpışır ve yağın
ısınmasına sebep olur. Isınan yağın viskozitesi düşer ve akıcılığı artan yağ boruların ek
yerlerinden sızmaya başlar. Hem enerji kaybı, hem yağ kaybı hem de çevre kirliliğine
yol açar.

2.2. hidrolik platform Sistemin Tanıtılması
hidrolik platform sistem denildiğinde, bir elektrik motorunun tahrik ettiği hidrolik platform pompa
ile akışkanın belirli basınçta ve debide basıldığı
ve bu hidrolik platform enerji ile doğrusal,
dairesel ve açısal hareketin üretildiği bir sistem akla gelmelidir [1].

Tahrik: hidrolik platform hidrolik platform İşyapan Hareket
Elektrik motoru pompa denetim ve hidrolik platform Silindir ettirilen
içinden yanmalı ayar elemanlarıhidrolik platform Motor iş parçasımotor
Elektrik Mekanik hidrolik platform hidrolik platform Mekanik
enerjisi Enerji Enerji Enerji Enerji
Şekil 2.9 hidrolik platform devrede enerji dönüşümü [5].

13

 Sisteme giriş
enerjisi olarak elektrik enerjisi verilir. Bu enerji ile hidrolik platform
pompanın milli, kavramalarla bağlı olduğu elektrik motorundan hareket alarak döner ve
yağ
haznesinde statik durumda bulunan yağı vakum yaparak emer ve sisteme basar.
Elde edilen basınçlı akışkanın artık iş
yapabilme, hareket ve kuvvet üretme özelliğinden
dolayı hidrolik platform enerji olarak isimlendirilmesi mümkündür.

Elde edilen hidrolik platform enerji, belirli basınçta ve debideki akışkandır. Bunu hidrolik platform
devrenin istenilen yerine yönlendirmek, basıncını belirli sınırlar arasında tutmak ve
akışkanın miktarını ayarlayarak hızı kontrol etmek gerekir. Bunun için basınçlı
akışkanın istenilen görevleri yapmasını sağlamak, yüksek basınçta ve tehlikeli bir ortam
meydana getirebilecek büyük enerjiyi denetlemek gerekir. Ancak bu şekilde bu enerji
ile istenilen işi yapmak ve yararlanmak mümkün olur. Bu amaçla devrede basınç
kontrol valfi, yön kontrol valfi ve akış kontrol valfi kullanılır [1].

Şekil 2.10. hidrolik platform enerjiyi mekaniksel enerjiye dönüştüren elemanlar [4].

hidrolik platform enerji ile mekanik enerji üretirken doğrusal hareket için hidrolik platform
silindir, dairesel hareket için hidrolik platform motor ve açısal hareket için de salınımlı motor
kullanılır. hidrolik platform enerjiyi dönüştüren bu elemanlara “hidrolik platform Alıcılar” denir [1].

14

hidrolik platform enerji ile diğer enerji çeşitlerinin bazı yönlerden kıyaslanması çizelge
2.1’de gösterilmiştir.

Çizelge 2.1. Enerji çeşitlerinin bir kaç noktadan karşılaştırılması.

2.2.1. hidrolik platform güç kaynağı
hidrolik platform sistemde basınçlı akışkanın üretildiği yere güç kaynağı denir.

1-Emiş filtresi 2-Depo 3-Emiş borusu 4-Pompa 5-Elektrik motoru
6-Hava girişi 7-Manometre 8-Basınç kontrol valfi 9-Dönüş borusu
10-Basınç hattı
Şekil 2.11. hidrolik platform güç kaynağı

15

Şekil 2.11’de görülen hidrolik platform güç kaynağında, depoda statik halde duran
akışkan, elektrik motorunun tahriki ile hidrolik platform pompa sayesinde dinamik hale
dönüştürülür ve sisteme basınçlı akışkan gönderilir. hidrolik platform pompa ile elektrik motoru
birbirine esnek kavramalarla bağlanmıştır. hidrolik platform sistemin çalışma basıncı ve
pompanın debisi dikkate alınarak uygun güçte elektrik motoru hesaplanarak takılır.
Yapılacak hesaplarda sistemin verimi % 80 olarak kabul edilmelidir. Depodaki
akışkanın miktarı
da genellikle pompa debisinin 3~ 5 katı alınır. hidrolik platform güç kaynağı,
sabit veya taşınabilir tipte yapılabilir.

2.2.2. hidrolik platform enerji ile doğrusal hareketin elde edilmesi
hidrolik platform sistemde doğrusal hareketi üretmek için tek etkili veya çift etkili
“hidrolik platform Silindirler” kullanılır.

Şekil 2.12. Çift etkili silindir ile doğrusal hareketin elde edilmesi [4].

Şekil 2.12’de görüldüğü gibi pompadan basılan akışkan pistonun bir yüzeyine
etki ettirilerek ileri hareket üretilirken, basınçlı akışkan pistonun diğer yüzeyine etki
ettirilerek de geriye doğru hareket üretilir.

16

2.2.3. hidrolik platform enerji ile dairesel hareketin elde edilmesi
hidrolik platform sistemde dairesel hareketi üretmek için “hidrolik platform Motorlar” kullanılır.
Değişik şekillerde olan hidrolik platform motorlara gönderilen belirli basınç ve debideki akışkan
bir döndürme momenti meydana getirerek hidrolik platform motor millerinin dairesel olarak
dönmelerini sağlar [1].

Şekil 2.13. hidrolik platform motor kullanılarak dairesel hareketin elde edilmesi [4].

Şekil 2.13’de görüldüğü gibi, dairesel hareketi üretmek için yine bir hidrolik platform güç
ünitesine ihtiyaç vardır. Yön kontrol valfinden çıkan akışkan daha önce hidrolik platform
silindirlere giderken burada ise dişli, paletli veya pistonlu olarak yapılmış hidrolik platform
motorlara gönderilir ve bunların millerini döndürür. Bu dairesel hareket değişik
amaçlarla kullanılabilir. hidrolik platform motora gönderilen akışkanın miktarını azaltarak daha
yavaş bir hareket, akışkanın miktarını artırarak daha hızlı bir hareket üretilir.

17

2.2.4. hidrolik platform sistemde açısal hareketin elde edilmesi
hidrolik platform sistemde açısal hareketi üretmek için “Salınımlı Motorlar” kullanılır

[1].

1-Çift etkili silindir 2-Kremayer dişli piston 3-Pinyon dişli

4-Piston kursunu ayarlayan vida

Şekil 2.14. Salınımlı motorun kesit görünüşü [4].

 Açısal hareketi sağlayan salınımlı motorlar şekil 2.14’da görüldüğü gibi, ortada
bir düzlü dişli ve bununla birlikte çalışan bir kremayerden meydana gelmektedir.
Kremayer aynı zamanda gövde içinde sağa ve sola doğru hareket eden bir silindir
görevini yapmaktadır. Basınçlı akışkan sağ taraftan gönderilecek olursa sağ baştaki
piston görevi yapan silindirin baş tarafına etki eder ve kremayeri sola iter, bu sırada (3)
no’lu düz dişli döner. Düz dişlinin miline bağlı olan bir eleman bu sırada bir açı altında
sağa veya sola doğru hareket eder.

2.2.5. hidrolik platform sistemin avantaj ve dezavantajları
hidrolik platform sistemler, hemen hemen endüstrinin bütün alanlarında kullanılmakta ve
her geçen gün uygulama alanları daha da genişlemektedir. hidrolik platform sistemin sağladığı
bir çok avantajları da dikkate alındığında bu enerjinin gelişen teknolojinin getireceği
yeniliklere kolayca adapte olacağı ve önümüzdeki yılların hidrolik platform konusunda
yeniliklere gebe olduğu söylenebilir. hidrolik platform sistemlerin sağladığı bu avantajlardan
bazıları
şunlardır:

18


hidrolik platform elemanların hacimleri küçüktür ve az yer kaplarlar. Büyük basınç ve
kuvvet ürettikleri halde yapıları küçük ve estetiktir. hidrolik platform tasarım yapıldığı
zaman makinalar daha küçük ve daha güzel görünür.

hidrolik platform sistemin kumandası ve kullanılması kolaydır.

Doğrusal, dairesel veya açısal harekette istenildiği anda hareketin yönü aksi tarafa
döndürülebilir. Ters tarafa hareket ettirmek için sistemin durmasına gerek yoktur.

Hareket devam ederken hız ayarı yapılabilir. Hız arttırılıp azaltılabilir.

Çok değişik hız değerlerini kademesiz olarak elde etmek mümkündür.

hidrolik platform sistemde akışkan olarak yağ kullanıldığı
için, sistemin tasarımında yağlama
problemini düşünmeye gerek yoktur. Sistem çalışırken aradan geçen yağ, valfleri ve
diğer elemanları yağlar.

hidrolik platform elemanların ömürleri uzundur ve uzun dönemde ekonomiktir.

Hareketleri çok hassas olarak ayarlamak ve kontrol etmek mümkündür.

hidrolik platform sistemin bakımı ve onarımı kolaydır. Devrede kullanılan elemanların sayısı
fazla olmadığı ve yapıları
nispeten basit olduğu için bakımları kolaydır. hidrolik platform
sistemi birkaç noktadan emniyete almak mümkündür. Sistemin kritik noktalarına
konulacak basınç kontrol valfleri ile sistemde aşırı basıncın yapacağı tahribat
ortadan kaldırılabilir.

hidrolik platform sistemi birkaç noktadan emniyete almak mümkündür. Sistemin kritik
noktalarına konulacak basınç kontrol valfleri ile sistemde aşırı basıncın yapacağı
tahribat ortadan kaldırılabilir.

hidrolik platform sistem uzaktan kontrol edilebilir ve otomatik kumandaya elverişlidir.
Otomatik ve modern makinaların tasarımında hidrolik platform sisteme rahatlıkla yer
verilebilir.

hidrolik platform sistemde titreşimsiz ve düzenli hareket üretilir. Kullanılan akışkan
sıkıştırılmaz olduğundan dolayı rijit ve düzenli bir hareket elde edilebilir.

hidrolik platform sistem çalışırken beklenmedik bir yükle veya dirençle karşılaşacak olursa
durur, bekler .Bu aşırı
yük ortadan kalktığında hiç bir şey yokmuş gibi hareketine
devam eder. Bu sırada devreye emniyet valfi girer ve yükselen basıncın yapacağı
zararı ortadan kaldırır.

19


hidrolik platform sistem sessiz ve gürültüsüz çalışır. Çalışma sırasında metalik bir ses
oluyorsa yağ deposunda yağ kalmamıştır, pompa hava emiyordur. Emiş hattından
hava emiyordur veya emiş borusu yağ seviyesinin üstündedir.

hidrolik platform sistemde çok yüksek basınçta büyük kuvvetler ve momentler üretilebilir.
Bu kadar çok avantajları olan bir sistemin bazı dezavantajlarının olması da
muhtemeldir. Bu dezavantajları ise;


hidrolik platform sistemde çok yüksek basınçta akışkan kullanıldığı için, boru bağlantılarının
sağlam olması ve sızdırmazlığın sağlanması gerekir.

Sistemin yanlış tasarlanması, uygun elemanların seçilmemesi ve gerekli yerlerde
basıncın denetim altına alınmaması büyük ve tehlikeli sonuçlar doğurabilir.

hidrolik platform sistemde kullanılan elemanların mâliyetleri, pnömatik sistem elemanlarına
nazaran çok daha yüksektir.

Devrede yüksek ısı meydana gelecek olursa, bunun sebebini araştırmak ve gidermek
gerekir. Aksi halde hassas devre elemanları zarar görebilir.
şeklinde açıklanabilir.

2.2.6 Hidroliğin uygulama alanları
hidrolik platform sistem endüstrinin bütün alanlarında kullanılmaya başlamış ve her
geçen gün uygulama alanı daha da genişlemektedir. Hidroliğin büyük kuvvet ve büyük
moment üretiminde önemli bir yeri bulunmaktadır. Daha önce ifâde edilen avantajları
da dikkate alındığında bu enerjinin gelişen teknolojinin getireceği yeniliklere kolayca
adapte olacağı ve önümüzdeki yılların hidrolik platform konusunda yeniliklere gebe olduğu
söylenebilir. Hidroliğin uygulama alanlarını saymak için çevremize bakmamız bile
yeterli fikir verebilir. Bunlar:


Takım tezgahlarında

Ağır Sanayi makinalarının yapımında

Preslerin imalatında

Kaldırma ve taşıma araçlarında

Plastik enjeksiyon makinalarında

Demir-çelik tesislerindeki haddeleme makinalarında

20

• Maden ocaklarında
• Yol, kazı ve iş makinalarında
• Tarım ve ziraat aletlerinin yapımında
• .Otomobillerde ve her türlü taşıtlarda
• Denizcilikte, limanların yükleme ve boşaltma araçlarında
• Gemilerin dümenlerinin kontrollerinde
• Güverte krenlerinde
• Havacılıkta uçakların kanat, dümen, iniş takımları ve diğer kontrollerinde
• Kıtalararası haberleşme araçlarında
• Teleskoplarda
• Barajlarda, kapakların ayarlarında ve kumandasında
• Enerji üreten santrallerde
• Türbinlerde
Şeklinde sıralanabilir [1]. Bu uygulama alanlarından bazıları bölüm 5. bölümde
kısaca tanıtılacak ve çalışma prensipleri izah edilecektir. Ancak yukarıda sayılanların
dışında sayılamayacak kadar çok değişik makinalarda ve mekanizmalarda hidrolik platform
enerjiden yararlanılmaktadır.

21

3. HİDROLİK DEVRE ELEMANLARI
Bu bölümde hidrolik platform devreyi meydana getiren elemanlar ayrı ayrı incelenecek ve
özellikleri, çalışma prensipleri ve görevleri açıklanacaktır.

1-Yağ deposu 2-hidrolik platform pompa 3-Basınç hattı borusu 4-Dönüş hattı borusu
5-Yön kontrol valfi 6-Akış kontrol valfi 7-Basınç kontrol valfi 8-hidrolik platform silindir
9-Dönüş hattı filtresi 10-Emiş hattı filtresi 11-İş parçası

Şekil 3.1. Basit bir hidrolik platform devrenin elemanları.

Şekil 3.1’de örnek olarak alınan bir hidrolik platform devre ve içindeki elemanlar
gösterilmiştir. Şimdi bir hidrolik platform devrede bulunan (bulunması gereken) elemanları ayrı
ayrı inceleyelim.

3.1. hidrolik platform Akışkanlar
hidrolik platform sistemde güç iletim aracı olarak sıkıştırılmaz özellikteki akışkanlar
kullanılır. Bunun sonucu olarak da yüksek basınçta ve büyük momentlerin üretiminde
istenilen sonuçları almak mümkün olur. Pnömatik sistemlerde ise, sıkıştırılabilen
akışkanlar – hava – kullanılır. Onun için pnömatik sistemlerde çok yüksek basınç ve
kuvvetlerin veya momentlerin üretimi mümkün değildir.

22

hidrolik platform akışkan denildiğinde genellikle aklımıza petrolden elde edilen madeni
yağlar gelmektedir. Her geçen gün değişik katkı maddeleri ilâve edilerek daha uzun
ömürlü olması sağlanan ve yağlayıcılık özelliği artırılan ve piyasada çeşitli isimler
altında temin edilebilen hidrolik platform yağlar günümüzde en çok kullanılan hidrolik platform akışkan
türüdür. Petrol kökenli madeni yağlar kullanıldığı zaman devrede yağlama problemini
düşünmeye gerek kalmayacaktır. Çalışma sarısında valflerden, pompa ve motorlardan
veya diğer devre elemanlarından geçen akışkan onların yağlanmasını sağlayacak ve
sürtünmelerini azaltacaktır. Ayrıca uygun viskozitede seçilen yağlarla silindirlerde ve
diğer elemanlarda sızdırmazlığın sağlanması da mümkün olacaktır.

Süper hidrolik platform sistemlerin kullanıldığı ve olağanüstü şartlarda çalışan uçaklarda
genellikle sentetik yağlar kullanılmaktadır Petrol kökenli yağların en önemli riski ateş
almasıdır. Bu durum dikkate alınarak hassas yerlerde ve yangın tehlikesinin olduğu
durumlarda ateşe dayanıklı ve su karışımlı yağların tercih edilmesi gerekir.

hidrolik platform akışkan olarak petrol kökenli madensel yağlardan başka ateşe dayanıklı
aşağıdaki yağlar hidrolik platform sistemde kullanılabilir:

• Su – Glikol çözeltisi
• Su – yağ karışımı
• Yağ – Su karışımları
• Sentetik fosfat esterleri
• Yağ – Sentetik fosfat esterleri
3.1.1. Su -glikol çözeltisi
Esas olarak üç elemandan meydana gelir. Bunlar % 40 oranında su, glikol
(glycol) ve yüksek molekül ağırlıklı
suda çözülebilen poly-glycol’dan meydana gelir.
Ayrıca bunlara ilâve olarak dördüncü eleman da korozyona karşı direnç kazandırıcı,
aşınmaya direnç kazandıran ve yağlanma özelliği kazandıran katkı maddeleri ilâve
edilir. Bunlar mükemmel bir şekilde ateşe dayanıklı akışkan tipleridir. Ekonomik
olduğu için büyük akışkan hacminin olduğu şartlarda tercih edilirler.

23

3.1.2. Su – yağ karışımları (yağ emülsiyonları)
Petrol kökenli yağlara ve bazı katkı
maddelerine ilâve olarak % 35 – 40 oranında
sudan meydana gelen hidrolik platform akışkan tipidir. Bunların ataşe dayanıklılığı petrol kökenli
hidrolik platform yağlara göre daha fazladır. Ancak, su – glikol çözeltisine göre daha fazla
yanıcıdır.

3.1.3. Yağ-su karışımları
Bu tip hidrolik platform akışkanlarda % 5 oranında yağ ve % 95 oranında su vardır.
Bunlara ilâve olarak suyla yağın birleşmesini sağlayan katkı maddeleri ilâve edilir.

3.1.4. Sentetik fosfat esterleri
Bu tip yağlara genellikle “Sentetik yağlar” adı verilir. Bunların içine
paslanmaya karşı dirençli olması, köpüklenmemesi, metallere karşı dirençli ve
oksidasyona karşı dirençli olması için çeşitli katkı maddeleri ilâve edilir. Bunlar çok
yüksek sıcaklıklarda yanabilirler, fakat, ateşleme ortamı ortadan kalkınca kendiliğinden
sönerler.

3.1.5. Yağ – Sentetik fosfat esterleri karışımı
Bunlar fosfat esterleri ile petrol kökenli yağların karışımından meydana gelir.
% 30- % 50 oranında fosfat esterleri ile petrolden elde edilen yağlara ilâveten
korozyona ve oksidasyona karşı dirençli olmaları için bazı katkı maddeleri eklenir.
Ateşe karşı
direnç derecesi ise, fosfat esterleri ile petrolden elde edilen yağların
arasındadır. Orta derecede yanma tehlikesinin olduğu ortamlarda kullanırlar [1].

Çizelge 3.1’de çeşitli yağların özellikleri gösterilmiştir.

24

Çizelge 3.1. DIN 51524’e göre hidrolik platform yağ çeşitleri ve özellikleri [3].

3.1.6. hidrolik platform Akışkanlarda Aranan Özellikler

hidrolik platform akışkanlar güç iletebilmelidir. Bunun için sıkıştırılamaz olmalı.

Akışkanın yağlayıcılık özelliği bulunmalıdır.

Akışkan metal yüzeylerde bir film tabakası meydana getirerek sızdırmazlığı
sağlayabilmelidir.

Akışkan sistemde çalışma sırasında meydana gelen ısıyı çevreye yaymalı ve ısıyı
dış ortama atabilmelidir.

Akışkan sistemde meydana gelen kirlenmeyi ve yabancı maddeleri taşıyarak filtreye
ve depoya getirebilmelidir.

Akışkan sistemdeki elemanların korozyona uğramasını önlemelidir.

Akışkan hidrolik platform sistem içinde temas ettiği elemanlarla kimyasal bir reaksiyona
girmemelidir.

hidrolik platform akışkan havanın oksijeni ile birleşerek sistem içinde oksidasyona yol
açacak kütleler meydana getirmemelidir.

Yağlar uzun süre kararlılıklarını koruyabilmelidir. Küçük sıcaklık değişmelerinden
etkilenmemelidir.

Yağlar beraber çalıştıkları sızdırmazlık elemanlarıyla uyumlu çalışmalı ve onların
kimyasal özelliklerini bozmamalıdır.

Yağlarda köpüklenmeyi önleyici ve bastırıcı katkı maddeleri olmalıdır.

25


Yağlar, içine karışmış olan suyu dışarıya atabilmelidir.

hidrolik platform sistemde beklenen bütün sıcaklık değerlerinde akışkan, basınç ve hız
değişmelerine imkân verecek şekilde akıcı olmalıdır.

Akışkanın içinde bulunan ve kirlenmeye sebep olan maddelerle kimyasal reaksiyona
girmemelidir.

hidrolik platform akışkan kolay alev almamalı, buharları zehirleyici olmamalı ve çevre
kirliliğine sağlık yönünden yol açmamalıdır.
3.1.7. hidrolik platform akışkanların önemli fiziksel özellikleri
3.1.7.1. Vizkozite
Viskozite akışkanların en önemli özellikleridir. Akışkanların akıcılık
özelliklerini ve yağlama derecesini ifâde ederken belirtilen terimdir. Tanım olarak
viskozite yağların akmaya karşı gösterdiği iç dirençtir. Akışkanın akması sırasında
içindeki moleküllerin akmaya karşı gösterdikleri direncin ölçüsü olarak da ifâde
edilebilir. Akışkanın viskozitesi düşük olduğu zaman daha rahat akacağı, viskozitesi
yüksek olduğu zaman da daha yavaş akacağı söylenebilir.

Akmaya karşı direnci yüksek olan yağlarla silindir ve hidrolik platform motorlarda rahat
hareket üretimi zorlaşır ve pompanın emişi güçleşir. Kavitasyon olayına sebep olur.
Kavitasyon olayı pompanın emiş yapamaması ve bunun sonucu olarak hava yapmasıdır.
hidrolik platform sistemde istenmeyen bir durumdur. hidrolik platform sistemde kullanılacak akışkanın
viskozitesi daima imalatçı firmanın tavsiyeleri dikkate alınarak seçilmelidir. Aksi halde
ilgili elemandan istenilen verimi almak zorlaşır.

3.1.7.2. Oksidasyon
hidrolik platform yağın bileşimindeki hidrokarbonların havanın oksijeni ile kimyasal
reaksiyona girerek çamur veya sakız şeklinde tortuların meydana gelmesi olayına
oksidasyon denir. Oksidasyon sırasında meydana gelen bu tortular devre elemanlarında
tıkanmalara, anormal hareketlere, kilitlenmelere ve kesik hareketlere sebep olur
Meydana gelen çamurlar metal yüzeylerde korozyona yol açar.

26

3.1.7.3. Yağlama yeteneği
Uygun seçilen yağlar metal yüzeylerde bir film tabakası meydana getirerek
çalışan elemanların hareketlerinin kolaylaşmasını ve sürtünme direncinin azalmasını
sağlar. Su gibi yağlama yeteneği olmayan akışkanların kullanılması sırasında ayrı bir
yağlama sistemi tasarlanmalıdır.

3.1.7.4. Köpüklenme
hidrolik platform sistemde emiş hattından hava girdiği zaman devrede kavitasyon olayı
meydana geliyordu. Bu sırada yağın köpük yaptığı görülür. Yüksek basınçtaki akışkan
sistem içinde yüksek hızda hareket ederken hava molekülleri ile yağ moleküllerinin
çarpışması sonucu meydana gelen şoklar köpüklenmeye yol açar. Bunu önlemek için
emiş hattının çok sıkı olması, hava girmemesi için gerekli tedbirlerin alınması gerekir.
Ayrıca yağın içine köpüklenmeyi önleyici ve köpükleri bastırıcı katı maddeleri ilâve
edilmelidir.

3.1.7.5. Akma noktası
Yağın akıcılığını kaybedip katılaşmaya başladığı sıcaklığa akma noktası denir.
Standart yağlarda akma noktası, -10 0C ile -33 0C’ye kadar inmektedir.

3.1.7.6. Isıl genleşme
Sıcaklığın artması bütün cisimlerde olduğu gibi yağlarda da hacimsel
genleşmeye sebep olur. Hacimle sıcaklık arasındaki ilişki aşağıdaki formülle
açıklanabilir.

27

.V = Vi x . x .T
Vi :Başlangıç hacmi
.T : Sıcaklık farkı
.: Genleşme katsayısı

hidrolik platform yağlar için genleşme katsayısı 0.0007 / 0C’dir.

3.1.7.7. Özgül ağırlık
Yağların 20 0C’deki birim hacminin ağırlığına yağın özgül ağırlığı denir.
hidrolik platformte kullanılan yağların özgül ağırlıkları 0.91 ile 0.95 daN/dm3’tür.

3.1.7.8. Film dayanımı
hidrolik platform sistemde kullanılan yağlar metal yüzeylere temas ederken bir film
tabakası meydana getirirler. Çalışma sırasında bu elemanlara etki eden yükün etkisiyle
metal yüzeyler arasındaki film tabakasının yırtılmaması gerekir. Bunun için uygun
viskozitedeki yağların kullanılması gerekir.

3.1.7.9. Alevleme noktası
Standart yağlarda alevlenme sıcaklığı 180 0C ile 210 0C arasındadır. Bu
sıcaklığın 40 0C’den yukarısı yanma noktasıdır. hidrolik platform sistemlerde 50 0C’nin üzerine
çıkılmadığı için herhangi bir problem çıkmaz.

3.1.7.10 Polimerleşme
Polimerleşme, yağların birden fazla aynı cins moleküllerinin artık vermeden
birleşmesi ve yeni bir molekül meydana getirmesidir. Ortama gelen yeni maddeye ilk
maddenin polimeri, ortama gelen yeni maddenin ilk maddesine de son teşekkül eden
maddenin monomeri denir. Sadece iki molekülün birleşmesine dimerizasyon ve çok
sayıdaki molekülün birleşmesine de polimerizasyon denir.

28

Yağların polimerizasyona uğramaları, bünyelerinde değişiklik yapacağı ve yağın
esas özelliğinin kaybolmasına yol açacağı
için istenmeyen bir durumdur. Yağın içinde
değişik özellikteki maddelerin ve kütlelerin bulunması, sistemin rahat çalışmasını
önleyecek ve hassas devre elemanlarında tıkanmalara yol açabilecektir. Bu nedenle yağ
üretici firmaların, yağların korunması konusundaki tavsiyelerine uyulmalı ve yağların
içine değişik özellikteki diğer yağlar kesinlikle katılmamalıdır.

3.1.8. hidrolik platform akışkanların bakımı

hidrolik platform sistemin ihtiyacı olan ve üretici firmaların tavsiye ettiği yağlar
kullanılmalıdır.

hidrolik platform yağların iyi filtre edilmesi için uygun süzme kapasitesindeki filtreler
kullanılmalıdır.

hidrolik platform sistem için tavsiye edilen özellikte ve viskozitede yağlar kullanılmalıdır.

Çalışma sırasında meydana gelen talaş ve pisliklerin yağ deposuna gitmemesi için
deponun üzeri kapalı tutulmalıdır.

Yağ sızıntıları en aza indirilmelidir.

Çalışma sırasında yağın sıcaklığının 50 0C’nin üzerine çıkmaması gerekir. Eğer
çalışma sırasında sıcaklık bu sınırı aşıyorsa, sistem yanlış tasarlanmış veya gereksiz
elemanlar kullanılmış olabilir. Devre tasarımında meydana gelen bu hatanın
araştırılması ve ısıyı doğuran sebebin tespit edilmesi gerekir.

Yağın sıcaklığı bütün normal şartlara ve uygun tasarıma rağmen 50 0C’nin üzerine
çıkıyorsa yağın soğutulması
gerekir. Bunun için bir eşanjör kullanılmalıdır. Burada
yağ boruları soğuk su ortamından geçirilir veya soğuk su boruları yağ haznesinin
içinden geçirilir. Böylece oluşan ısı dışarıya transfer edilmiş olur.

Yağın içine su karışmamalıdır. Bunun için gerekli tedbir alınmalıdır.

Yağ haznesinin üzerine bir hava filtresi konmalı ve içeriye yabancı maddelerin
girmesi önlenmelidir.

29

3.2. Yağ Deposu
hidrolik platform sistemde kullanılan akışkanın – hidrolik platform yağın – içinde depo edildiği
çelik saçtan veya dökümden yapılan, akışkanın içinde dinlendirildiği elemana Yağ
Haznesi, Yağ Deposu veya Yağ Tankı denir. Sistemdeki akışkan görevini
tamamladıktan sonra buraya gelir. Dönen akışkanın içine çeşitli yabancı maddeler
karışabilir, bunlar depoda yağdan ayrışır ve temiz olarak sisteme akışkan gönderilir.
Emiş hattına kaba gözenekli, kaba bir filtre konulabilir.

hidrolik platform yağ deposu iyi bir yapıya ve konstrüksiyona sahip olursa, hidrolik platform
sistemin fonksiyonlarını
daha rahat yapmasına ve sistemin ekonomik performansına
büyük katkıları olur. Çalışma sırasında hidrolik platform sistemin giriş enerjisinin % 20’si ısıya
dönüşmektedir. Bu ısı enerjisi, yağın ısınmasına ve diğer hidrolik platform elemanların
ısınmasına yol açar. Isınan yağın viskozitesi düşer – Yağ incelir – ve sistemden yağ
sızıntıları başlar. Bunlar istenmeyen durumlardır. Yağ deposu uygun kapasitede
olduğunda meydana gelen ısının kolayca dış ortama atılmasını sağlar ve yağı soğutur.
Yağ
deposu genellikle yerden yüksekte dört ayak üzerinde oturan, çelik saçlardan
kaynak edilerek yapılır [1].

Şekil 3.2 hidrolik platform yağ deposu ve elemanları [3].
Şekil 3.2’de yağ deposunun elemanları görülmektedir.

30

3.2.1. Yağ deposunun görevleri

Yağın içine karışan maddeleri yağdan ayrıştırmak.

Yağın dinlenmesini sağlamak.

Yağın üzerindeki ısıyı dış ortama transfer etmek.

Sistemdeki yağın belirli bir yerde toplanmasını sağlamak.

Yağın içine karışan havayı, yağdan ayrıştırmak.
3.2.2. Yağ deposunun yapımında dikkat edilecek hususlar

Deponun içinde emiş
bölgesi ile dönüş bölgesini birbirinden ayıran bir PERDE
bulunmalıdır. Böylece sistemden dönen akışkanın içine karışmış olan yabancı
maddeler deponun dip kısmına daha kolay birikmiş olur ve emiş borusu daha temiz
akışkanı alıp sisteme çeker.

Deponun içi tamamen yağla doldurulmamalıdır. Üst kısımda toplam depo hacminin
% 10-15 kadarı boş bırakılmalıdır.

Deponun içine açık hava basıncının etki etmesi için bir havalandırma yeri
bulunmalıdır. Buradan hava içeriye bir filtreden geçerek girmelidir.

Yağ deposunun içine konulan yağın miktarı pompanın debisine göre tayin
edilmelidir. Debinin 3 ile 5 katı kadar yağ depoya konulmalıdır.

Deponun dış kısmında içerideki yağın sıcaklığını gösteren bir termometre
bulunmalıdır.

Yağ seviyesinin en az işareti emiş borusunun altında olmalıdır. Aksi halde pompa
sisteme hava emer ve sistemde KAVİTASYON olayı meydana gelir. (Kavitasyon
olayı: hidrolik platform sistemde havanın olması ve yüksek basınçtaki akışkanın içindeki
hava zerrelerinin hidrolik platform elemanlara büyük darbe ile çarpması sonucu titreşim,
sarsıntı, aşınma ve ısıya yol açması.)

Emiş ve dönüş boruları
şekil 3.2’de olduğu gibi eğik kesilmelidir.

Depoya dışarıdan su ve yabancı maddeler sızmamalı ve girmemelidir. Buna göre
gerekli izole işlemi yapılmış olmalıdır.

31


Depo kaynakla birleştirmeli olarak çelik saçtan yapılmalı, alt kısmı da yerden
yüksekte olmalıdır. Böylece her tarafından hava ile temas etmeli ve bünyesindeki
ısıyı kolayca dışarıya atabilmelidir.

Deponun üzerinde en az ve en çok konulacak yağ seviye miktarını gösteren bir
işaret bulunmalıdır.

Emiş borusu mümkün olduğu kadar kısa ve düz olmalıdır.

Deponun dip kısmına bir eğim verilerek içeride biriken ve alta çöken yabancı
maddelerin emiş bölgesine gitmesi önlenmelidir.
3.3. Boru ve Hortumlar
3.3.1. Borular
hidrolik platform sistemde akışkanın taşınması için dikişsiz temiz çelik borularla,
hortumlar kullanılır. Çelik borular sabit noktalara akışkanı iletmede kullanılırken,
silindirin hareketli olması halinde veya diğer hareketli elemanlara akışkanı iletirken
hortumlar kullanılır. Hortumlar sentetik lastik ve dayanıklılığı arttırmak için bez veya
çelik tel katmanlarından meydana gelir. Boruların birbirlerine eklenmeleri için özel
olarak hazırlanmış birleştirme elemanları ve yüksükler kullanılır. Birleşme sırasında
sızdırmazlığı sağlamak gerekir. Kullanılan çelik borular St. 35.2 kalitesinde dikişsiz
çelik çekme borulardır. DIN 2391’e uygun olarak imal edilen boruların paslanmasını
önlemek için fosfatlama işlemi yapılır. Boruların birleştirilmesi DIN 2353’e uygun
olarak imal edilen birleştirme elemanları ile yapılır. Çalışma sırasında yüksek basınçtaki
akışkan boruların içinde geçeceği için, boruların titreşimini önlemek için belirli
aralıklarla borular kelepçelerle desteklenmelidir.

3.3.1. Boru bağlantılarında dikkat edilecek noktalar

Boruların iç yüzeyleri temiz ve pürüzsüz olmalı

Emiş borusu mümkün olduğu kadar kısa, uygun çapta ve düz olmalı

Boru bağlantılarında mümkün olduğu kadar tek parça boru kullanılmalı ve mecbur
olmadıkça ekler yapılmamalı.

Boru bağlantılarında sızdırmazlık sağlanmalıdır.

32


Kullanılan borunun kalitesi, çapı ve malzemesi çalışma basıncına ve çalışma
şartlarına uygun olmalıdır.

Emiş ve dönüş boruları yağ seviyesinin minimum seviyesinin altında olmalı.

Boruların titreşimini önlemek için belirli aralıklarla desteklenmelidir.

Borulara uygun kavis verilerek bükülmeli ve keskin köşelerden kaçınılmalıdır.

Boruların et kalınlıkları ve iç çapları tayin edilirken çalışma basıncı ve pompanın
debisi dikkate alınmalıdır.

Boru bağlantılarında aşağıdaki hatalar yapılmamalıdır:
Şekil 3.3. Boruların doğru ve yanlış bağlantı
şekilleri

3.3.1.2. Boru çapının hesaplanması
hidrolik platform devrede kullanılacak boruların çaplarını hesaplarken çalışma basıncı,
akış hızı ve pompanın debisi dikkate alınır. Bu değerler biliniyorsa boruların iç çapı
aşağıdaki basit bir formülle bulanabilir:

Vxd 2

Q : Akışkanın debisi (Litre/dakika)
Q =
21

V: Akış hızı (Metre / saniye)
d = 21xQ
V

d: Borunun iç çapı (mm)

33

Burada boru çapı doğrudan milimetre olarak çıkar. Formül sadeleştirilmiştir.
Akış hızı basınca bağlı olarak aşağıdaki değerlerde alınabilir:

Emiş hattında………1 m/
s

Basınç hattında…….10 bar’a kadar 3 m/s 63….100 bar’a kadar 5 m/
s

10….40 bar’a kadar 4 m/s 160…200 bar’a kadar 5,5 m/s

40…..63 bar’a kadar 4,5 m/s 200…315 bar’a kadar 6 m/s

Dönüş hattında ise 2 m/s alınabilir.

3.3.2. Hortumlar
Hareketli olan hidrolik platform elemanlara basınçlı akışkanı iletmek için hortumlar
kullanılır. Titreşimli, şoklu ve darbeli çalışma şartlarında sistemi bu şoklardan korumak
için hortumlar kullanılır. Yüksek basınçlara dayanabilen ve düşük basınçlarda
kullanılabilen hortumlar vardır. Sistemin çalışma şartlarına uygun olanını seçmek
gerekir. Hortumların uç kısımlarındaki rakorlar presli veya vidalı olabilir. Sarsıntılı
çalışma şartlarında presli tipleri tercih etmek gerekir. Çevre sıcaklığı ve çalışma
ortamının sıcaklığı da hortumun seçimine etki eder. Hortumlar çok değişik şekilde ve
çalışma ortamına uygun olarak yapılırlar.

Sentetik kauçuklu, tek katlı pamuklu dokuma ve tek katlı çelik tel örgülü ve dış
yüzeyi emprenye edilmiş
pamuklu dokuma örgülü hortumlar -40 oC + 100 oC arasında
hidrolik platform sistemlerde 210 bar’da kullanılırken bunun patlama basıncı 900 bar olmaktadır.

Sentetik kauçuklu çift katlı çelik tel örgülüler 400 bar’da çalışırken patlama
basıncı
1600 bar olmaktadır. Sentetik kauçuklu 4 katlı çelik tel sargılılar 490 bar’da tek
katlı paslanmaz çelik telli, teflon esaslı hortumlar 105 bar’da – 73 0C ile + 230 0C
arasındaki sıcaklıklarda kullanılırlar.

 Çalışma sırasında titreşim veya bükülme oluyorsa hortumların boyu yeteri kadar
uzun tutulmalıdır. Hortumlar sıcak ortamdan geçiyorsa ısıdan etkilenmemeleri için
uygun şekilde izole edilmelidir. Hortumlar gergin tutulmamalı ve bağlantıları yaparken
yeteri kadar boşluk bırakılmalıdır. Hortumların dayanırlıkları çelik borulara nazaran
daha zayıf olduğundan her ihtimale karşı yedekleri bulundurulmalıdır. Hortumları

34

kullanırken ve monte ederken üretici firmaların tavsiyeleri dikkate alınmalı ve uygun
çalışma şartlarında kullanılmalıdır [1].

3.4. hidrolik platform Pompalar
hidrolik platform pompalar, yağ deposunda statik halde duran yağı harekete geçiren,
sisteme belirli basınçta ve debide basan elemanlardır. Yağ haznesindeki akışkanı statik
halden dinamik hale dönüştüren ve hidrolik platform enerji olarak sisteme basan pompanın çok
çeşitli tipleri ve çok değişik kapasitede olan şekilleri vardır [4].

hidrolik platform pompalar genellikle bir elektrik motoruna kavramalarla bağlıdır.
Elektrik enerjisi verildiğinde motor mili dönerken birlikte pompanın milini de döndürür
ve bu sırada depodaki akışkanı vakum yaparak emer ve hacimsel bir küçülme ile
sisteme basar. Kullanılacak elektrik motorunun gücü birlikte çalışacağı hidrolik platform
pompanın basıncına ve basacağı akışkanın miktarına göre değişir [1].

 Pompanın seçilmesine etki eden en önemli faktörler; çalışma basıncı ile sisteme
basılacak akışkanın debisidir. Pompanın çalıştırılması ve bakımı için üretici firmaların
tavsiyeleri dikkate alınmalıdır. Ayrıca pompa için tavsiye edilen özellikteki yağın tercih
edilmesi gerekir. Uygun vizkozitede seçilmeyen yağlar pompanın verimine etki eder ve
pompanın emişini güçleştirir [4].

35

Şekil 3.4. Pozitif yer değiştirmeli endüstriyel ve seyyar (mobil) hidrolik platform

pompaların sınıflandırılması

Şekil 3.4’de görüldüğü gibi pozitif iletimli hidrolik platform pompalar, konstrüksiyonları
ve diğer özellikleri açısından çok farklı
şekillerde yapılmışlardır. Sabit iletimli
olanlarda, birim zamanda basılan yağ miktarı yani pompanın debisi sabittir. Bunlara
“Fiks Pompa” da denir. Diğer tiplerinde ise, pompanın yapısı bakımından bastığı
akışkanın debisini arttırmak veya azaltmak mümkün olduğu için bunlara da değişken
iletimli, değişken kapasiteli pompalar denir [1 ].

36

Çizelge 3.2’de görüldüğü gibi değişik tipteki pompaların özellikleri birbirinden
farklıdır. Değişik tipteki pompaların maksimum basınç ve debileri ayrı ayrı
gösterilmiştir.

Çizelge 3.2. Değişik pompa türlerinin debi ve basınç yönünden karşılaştırılması [3].

hidrolik platform pompalar çok değişik şekillerde ve kapasitede yapılırlar. Sabit ve
değişken kapasiteli olmak üzere iki şekilde yapılabilen hidrolik platform pompalar yapıları
bakımından şu gruplara ayrılırlar:

3.4.1. Dişli pompalar
Dişli pompalar, birbiriyle dıştan çalışan genellikle düz dişli şeklinde olan
pompalardır. Dişlilerden birisi elektrik motorunun miline ile kavramayla bağlıdır.
Elektrik motoru dairesel hareket ettiğinde dişlilerden birisi dönmeye başlar ve beraber
çalıştıkları ikinci dişliyi de döndürür. Bu sırada vakum yaparak depodaki yağı emer ve
diş boşluklarına doldurur. Dişli döndükçe diş boşluğuna aldığı yağı taşır, emiş hattından
basınç hattına döker [1].

 Dişli pompalar sabit debili pompalardır. Dıştan dişli, içten dişli ve içten
eksantrik dişli olmak üzere sınıflandırılır.

37

3.4.1.1. Dıştan dişli pompalar
Dişli pompaların en yaygın olarak kullanılan tipidir. Genellikle 300-350 bar’a
kadar basınç gerektiren sistemlerde kullanılır. Giriş borusu çapı, çıkış borusu çapından
daha büyüktür.

Şekil 3.5. Dıştan dişli pompa.

Şekil 3.5’deki dıştan dişli pompada görüldüğü gibi, pompa mili dönmeye
başladığı zaman emiş hattından yağı emer. Diş boşluklarına doldurduğu yağı taşıyarak
basma bölgesine getirir. Basma bölgesine taşınan yağ, buraya bırakılır ve hareket devam
ettiği sürece sisteme devamlı olarak yağ basılır.

Dıştan dişli pompalar artan ve azalan hacim prensibine göre çalışır. Dişli ile
çalışma gövdesi arasında çalışma boşluğu (diş boşluğu) vardır. Zamanla bu boşluk,
aşınmalar sonucu artar. Boşluğun artması da pompa verimini düşürür. [9].

 Dıştan (düz) dişli pompalarda birim zamanda (dakikada litre olarak veya
saniyede cm2 olarak) basılan yağ miktarını
yani debiyi hesaplamak için aşağıdaki
formüller kullanılır.
Dt = M x Z (cm)

Vo =
.xDtxMxB (cm3)

Z

Vg = 2 x Z x Vo (cm3 / devir)

38

Q = Vg x n (
?
t / dk)

Vo : Bir diş boşluğuna dolan yağın miktarı (cm3)
Vg : Bir devirde basılan yağ miktarı (cm3 / devir)

B : Dişlinin genişliği (cm)
M : Dişlinin modülü (cm)
Z : Diiş sayısı
Dt : Dişlilerde bölüm dairesi çapı (cm)
Q : Pompanın debisi (litre / dakika)
n : Pompa mili devir sayısı (Dev / dk.
)
Burada hesaplanan debi ve çalışma basıncına göre elektrik motoru gücü
hesaplanır [1].

3.4.2. İçten dişli pompalar
İçten dişli pompalar iç içe çalışan iki dişliden ibarettir. İçteki dişli (rotor dişlisi)
motordan aldığı dönme hareketini dıştaki dişliye (ayna dişlisi) iletir.

Şekil 3.6. İçten dişli pompa.

39

Şekil 3.6’da içten dişli (gerotor tip) pompanın çalışma prensibi gösterilmiştir.
Burada iki dişlinin eksenleri kaçıktır. İçteki dişlinin diş sayısı, dıştaki dişlinin diş
sayısından bir diş
eksiktir. Bu sayede emme ve basma boşlukları oluşur. Dişliler
dönmeye başladığında bir tarafta artan hacim, diğer tarafta ise azalan hacim oluşur.
Artan hacimde emme, azalan hacimde ise basma işlemi gerçekleşir.

3.4.1.3.İçten eksantrik dişli pompalar

İçten eksantrik dişli pompaların çalışma prensibi, içten dişli pompalarla aynıdır.
Burada ki tek fark, ayna ve rotor dişlisi arasına hilal şeklinde bir ayırma parçası
konulmuş olmasıdır.

Şekil 3.7. İçten eksantrik dişli pompa ve kesiti.

Şekil 3.7’de görüldüğü gibi motor dönme hareketini dıştaki dişliye (ayna dişlisi)
verir. Dıştaki dişli aldığı bu dönme hareketini, içteki dişliye (rotor dişlisi) iletir. Dişliler
arasında hilal şeklinde bir ayırma parçası vardır. Bu parça pompanın daha verimli
çalışmasını sağlar. Bu tip pompalar, daha sessiz çalıştıkları ve yüksek debili oldukları
için tercih edilirler [3].

40

3.4.2. Paletli Pompalar
Paletli pompalar hidrolik platform devrelerde çok rastlanan bir pompa tipidir. 100-200 bar
arasındaki basınçlı akışkanı sisteme basarlar. Palet sayısı 3-10 arasında olabilir.

Şekil 3.8. Paletli pompa kesiti ve çalışma prensibi.

Şekil 3.8’de görüldüğü gibi paletli pompalar, bir gövde ve içine eksantrik olarak
yerleştirilen bir rotardan meydana gelir. Rotorun çevresine yerleştirilen kanatlar
(paletler), kendi kanalları içinde dönme sırasında aşağı-yukarı hareket ederler. Bu
dönme hareketini uygun kapasitedeki bir elektrik motorundan alır. Dönen rotorun
çevresindeki kanatlar, eksen kaçıklığından dolayı emiş hattından çektikleri yağı
hacimsel küçülme sonucunda basınç hattına basarlar [4].

Şekil 3.9. Değişken debili paletli pompanın çalışma prensibi [2].

41

Şekil 3.9’da değişken debili paletli pompanın çalışma prensibi gösterilmiştir.
Burada pompa debisi, rotorun gövde ekseni ile kendi arasındaki kaçıklık artırılıp
azaltılarak ayarlanır. Kaçıklık artırıldıkça pompa debisi artar, rotorla gövde iç dairesi
arasındaki eksen kaçıklığı azaldıkça da pompanın debisi azalır. Paletli pompalar
değişken debili olduğu gibi sabit debili olarak da üretilebilirler. Paletli pompalar da
rotorun eksen kaçıklığı bir vida ile ayarlanabilir. Paletlerin hareketi merkezkaç
kuvvetinin etkisiyle sağlanır.

3.4.3. Pistonlu Pompalar
hidrolik platform sistemde yüksek basıncın gerektirdiği şartlarda pistonlu pompalar
kullanılır. 250-350-450-700 ve 900 bar basınçtaki akışkanı basan pistonlu pompalar,
endüstride yaygın olarak kullanılırlar [1].

Pistonlu pompalar, hidrolik platform pompaların en yüksek verimle çalışan tipleridir
(Verimleri % 95 civarındadır). Boyutları diğer pompa türlerine nazaran daha büyüktür.
Yüksek basınç gerektiren sistemlerde tercih edilir. Yapıları karmaşık olduğundan
mâliyetleri yüksektir.

3.4.3.1. Eksenel pistonlu pompalar
Bu tip pompalarda pistonlar, tahrik mili eksenine paralel şekilde yerleştirilmiştir.
Eğik plâkalı ve eğik gövdeli olmak üzere iki şekilde yapılırlar.

3.4.3.1.1. Eğik Plâkalı Eksenel Pistonlu Pompalar
Eğik plâkalı eksenel pistonlu pompalar, eğik bir plâka üzerine bağlı pistonlardan
oluşur. Bu pompalar sayesinde 700 bar’a kadar basınçları elde etmek mümkündür.
Pompa debisi ise 1400 litre/dakika’ya kadar çıkabilir [3].

42

Şekil 3.10. Eğik plâkalı eksenel pistonlu pompanın kesiti

Şekil 3.10’da eğik plâkalı eksenel pistonlu bir pompanın kesiti ve elemanları
gösterilmiştir [6].

Şekil 3.11. Eğik plâkalı eksenel pistonlu pompanın çalışma prensibi [3].

Şekil 3.11’de eğik plâkalı eksenel pistonlu pompada debinin ayarlanması
gösterilmiştir. Eğik plâkalı pistonlu pompalarda pistonlar, eğiklik açısı en fazla 180 olan
bir plâkayla mafsallıdır. Mil dönmeye başladığı zaman açının meydana getirdiği özel
durum nedeniyle üzerindeki pistonlar ileri-geri hareket etmeye başlarlar. Plâkanın eğim
açısı ayarlanabiliyorsa bu pompalar ayarlı, açı sabit olarak yapılmışsa bu pompaya sabit
debili pompa denir. Plâkanın eğiklik açısı artırıldıkça pistonların kursu büyüyeceği için

43

debi artar, açı küçüldükçe pistonların ileri-geri kursu azalır ve debi de buna bağlı olarak
azalır [1].

3.4.3.1.2. Eğik gövdeli eksenel pistonlu pompalar
Bu tip pompalarda plâka yerine gövdelerine açı verilmiştir. Gövdelerine verilen
açı ile debi doğru orantılıdır [3].

Şekil 3.12. Eğik gövdeli eksenel pistonlu pompanın çalışması.

Şekil 3.12’de eğik gövdeli eksenel pistonun çalışma prensibi gösterilmiştir. Bu
pompada eğik plâka yerine silindir bloğu (g), eğik yapılarak pompalama işlemi
oluşturulmaktadır. Pompa mili (f), döndüğünde eklemli pistonlar (a) eğik olarak döner,
blok içerisindeki silindirlerde (b) ileri-geri çalışmak zorunda kalırlar. Silindir bloğunun
(gövdenin) önündeki dağıtım plâkası (c), giriş kanalında (d) yağın emilmesini ve çıkış
kanalından (e) basılmasını sağlar [6].

Şekil 3.13 Eğik gövdeli eksenel pistonlu pompanın iç yapısı.

44

Şekil 3.13’de eğik gövdeli eksenel pistonlu pompanın iç yapısı gösterilmiştir.

Şekil 3.14. Eğik gövdeli eksenel pistonlu pompanın çalışma prensibi.

Eğik gövdeli eksenel pistonlu pompalarda, gövde açısı değiştirildiğinde
pistonların kursu değişir. Böylece istenilen debi miktarı ayarlanır [3].

Şekil 3.14’de eğik gövdeli eksenel pistonlu pompanın çalışma prensibi
gösterilmiştir. Gövde eğimi büyüdükçe pistonların ileri-geri harekette alacakları yol
yani pistonun kursu büyür. Bu sırada pompanın debisi en büyük değerini alır. Çünkü
kurs büyüdükçe pistonlar silindire daha fazla akışkan çekmiş olurlar. Gövdenin eğimi
azaltıldığında, pistonların ileri-geri hareketlerdeki kursu azalır. Bunun sonucu olarak
pistonlar içeri daha az akışkan emerler ve böylelikle debi azalmış olur. Bloğun eğimi
sıfır olursa, pistonların kursu da sıfır olur. Pompa mili dönerken pistonlar ileri-geri
hareket edemezler ve oldukları yerde dönerler. Sonuç olarak yağı emip, sisteme
basamazlar. Debi sıfır olur.

3.4.3.2. Radyal pistonlu pompalar
Radyal pistonlu hidrolik platform pompalarda, düşük debi fakat çok yüksek basınç
üretilir. 650-900 bar civarında basınçları üretmek mümkündür [1].

Şekil 3.15. Radyal pistonlu pompa [2].

45

Şekil 3.15’de kam tahrikli, kendinden başlatmalı radyal pistonlu pompa kesiti
görülmektedir. Radyal pistonlu pompalarda pistonlar genellikle ortadaki eksantrik
dönen krank milinin çevresinde dönerler ve ileri-geri hareket ederler. Bu sırada emiş
yapıp basma bölgesine akışkanı iletirler. Bunların çevresinde üç veya dört adet silindir
vardır.

3.4.4. hidrolik platform pompa seçimi
hidrolik platform sistem için gerekli olan ve sistemin bütün fonksiyonlarını yerine
getirmesi için akışkanı istenilen basınçta üretecek pompanın seçimi çok önemlidir.
Pompayı seçerken sistemin ihtiyacı olan debiyi vermesi ve gerekli olan basınçta
akışkanı üretmesi ilk önce dikkate alınacak faktörlerdir. Ayrıca pompanın tasarlanan
sisteme uyumu, ekonomik olması, çalışma şartlarına ve çevre sıcaklığına uyumlu olması
gerekir. Pompanın sisteme montajı sırasında bir problem meydana getirmemesi, yedek
parça ve servis imkânlarının da dikkatten uzak tutulmaması gerekir. Pompayı seçtikten
ve aldıktan sonra da üretici firmanın önerilerine ve uyarılarına titizlikle uymak gerekir.
Kullanılacak akışkanın özellikleri ve kullanılacak filtrenin süzme kapasitesi pompanın
verimini büyük ölçüde etkiler. Konu ile ilgili yazılı dokümanlar temin edilmeli ve işin
başlangıcında incelenmeli ve uyarılara göre hareket edilmelidir.

3.4.5. Pompalarda debi ve güç hesabı
hidrolik platform pompaların cinsine ve yapısına göre değişik debi hesapları vardır. Dişli
pompalarla ilgili olan kısmını daha önce görmüştük. Aslında prensip değişmez.
Pompalarda esas olan bir devirde basılan yağın miktarının bulunmasıdır. Bu değer
bütün pompaların üzerine yazılır. Daha sonra pompanın hacimsel verimi dikkate
alınarak (% 90- %97 arası) gerekli hesaplar yapılır. Pompa milinin dakikada yapacağı
devir sayısı biliniyorsa pompanın debisi ya (litre/dakika)olarak veya (cm3/dakika – cm3 /
saniye) olarak bulunur.

46

nxVx.

Q = v
1000

Vg = Qx1000
nx.

v

Q : Pompanın debisi (litre/dak)
Vg : Bir devirde pompanın bastığı akışkan miktarı (cm3/devir)
n : Pompa milinin devir sayısı (devir/dakika)
. V : Hacimsel verim (%90- %97)
İstenilen debide ve basınçta akışkanı basmak için kullanılacak elektrik
motorunun gücünün yeterli olması gerekir. Kullanılan elektrik motoru yeterli değilse
istenilen basıncı ve debiyi elde etmek mümkün olmayacaktır. Bu nedenle devrede
kullanılacak elektrik motorunun gücünün önceden hesaplanması gerekir. Bu
hesaplamada kullanılacak değerler, pompanın debisi (Q), akışkanın basıncı (P),
pompanın toplam verimi(nt) ve motor gücü (G) olacaktır.

Motor gücünü (KW) olarak bulmak için; G = QxP

600xnt

Motor gücünü (BG) olarak bulmak için; G = QxP

450xnt

G : Pompayı çalıştıran elektrik motorunun gücü (KW veya BG)
P : Akışkanın basıncı (Bar = kg/cm2)
Q : Pompanın debisi (Litre/dakika)
nt : pompanın toplam verimi (% 80- %85)
3.5. hidrolik platform motorlar
hidrolik platform sistemde basınçlı akışkanın hidrolik platform enerjisini dairesel harekete
dönüştürmek için kullanılan elemanlara “hidrolik platform Motorlar” denir. hidrolik platform silindirlerle
doğrusal hareket üretiliyordu, salınımlı motorlarla açısal hareket üretiliyordu. hidrolik platform
motorlarla yüksek basınçtaki akışkanları kullanarak yüksek döndürme momentleri

47

üretilebilir. hidrolik platform motorlar; iş makinalarında, takım tezgahlarında, demir-çelik
tesislerinde, madencilikte ve her türlü taşıtlarda çok rahat bir şekilde kullanılmaktadır.
Küçük bir hacimle büyük momentleri üretmek mümkün olmaktadır.

hidrolik platform motorlarda kademesiz hız ayarı yapılabilir, kolay harekete geçer.
Hareket devam ederken dairesel hareketin hızı azaltılıp yükseltilebilir. Hareket devam
ederken dönüş yönü istenildiği zaman tersine çevrilebilir. Sistem çalışırken
beklenmedik bir yükle karışılacak olursa durur, bekler ve aşırı yük ortadan kalkınca
normal hareketine devam eder. Kullanıldığı yerde fazla hacim gerektirmediği için
ekonomiktir ve imalatta estetik bir görünüm verir.

Şekil 3.1.6. hidrolik platform motorlarda tork oluşumu

Şekil 3.16’da görüldüğü gibi hidrolik platform motorlar döndürme momenti “Tork”
üretirler. Üretilecek momentin büyüklüğü akışkanın basıncına ve akışkanın etki ettiği
yüzeyin büyüklüğüne bağlıdır. Basınçlı akışkan hidrolik platform motorun cinsine göre dişlilere,
paletlere veya pistonlu motorlarda da piston yüzeylerine etki ederek dairesel hareket

48

için bunların bağlı olduğu milleri döndürürler. Dönme hızı da gönderilecek akışkanın
debisine bağlıdır. Devreye konulacak bir akış kontrol valfi ile daha az akışkan
gönderildiğinde daha ağır bir dönme hareketi elde edilir. Daha fazla akışkan hidrolik platform
motora gönderildiği zaman da daha hızlı bir dairesel hareket elde edilir. hidrolik platform
motorun dönüş yönünü değiştirmek için, kullanılan yön kontrol valfinin pozisyonu
değiştirilir ve akışkanı diğer tarafa yönlendirerek farklı yönde dönme hareketini sağlar.

Birçok hidrolik platform pompaları, hidrolik platform motor olarak kullanmak mümkündür.
Basınçlı akışkanı
üretip sisteme göndermek yerine, kendilerine girişte gönderilecek
basınçlı akışkanın etkisiyle çevresel kuvvet ve döndürme momenti üretip dairesel
hareket meydana getirebilirler [1].

Şekil 3.17. hidrolik platform dişli motor [2].

Şekil 3.17’de hidrolik platform motorların dişli tipi gösterilmiştir. Sol taraftan dişlilere
etki eden yüksek basınçtaki akışkan, dişlilerin yüzeyine etki ederek bir çevresel kuvvet
doğurur. Bu kuvvetle dişlinin yarıçapını çarptığımızda milin dönmesini sağlayan
döndürme momenti elde edilir. Görevini tamamlayan akışkan sağ taraftan depoya döner [1].

49

3.5.1. hidrolik platform motorun ağ toplama makarasında kullanılması
hidrolik platform motorun balıkçılık endüstrisinde ağ toplama makarasında kullanılması
aşağıda gösterilmiştir.

Şekil 3.18. hidrolik platform motorun ağ toplama makarasında kullanılması [4].

Şekil 3.18’de gösterilen ağ toplama makarasında, pompa tarafından depodan
emilen akışkan yön kontrol valfine gönderilir. Kullanılan yön kontrol valfi sayesinde
hidrolik platform motorun iki ayrı yönde dönüş hareketi sağlanır. Böylece hem ağ toplama hem
de ağ indirme işlemleri gerçekleştirilebilir. hidrolik platform motora gönderilecek akışkanın
debisi ayarlanarak ağ toplama makarasının hızı kontrol edilebilir.

50

3.6. hidrolik platform silindirler
hidrolik platform sistemde doğrusal hareketi üretmek için kullanılan elemanlardır.
Bunlara hidrolik platform alıcı da denir. hidrolik platform silindirler, pompalar tarafından üretilen hidrolik platform
enerjiyi mekanik enerjiye dönüştürürler.

hidrolik platform silindirler; tek etkili, çift etkili, yastıklı, teleskopik ve tandem silindirler
olmak üzere sınıflandırılır. Bunlardan tek etkili ve çift etkili silindirlerin çok geniş bir
uygulama alanı vardır.

3.6.1. Tek etkili silindirler
Basınçlı akışkan silindirin tek yönünden girip pistonun tek bir yüzeyine etki
ediyorsa bu tip silindirlere tek etkili silindirler denir [1].

Şekil 3.19. Ağırlıklı ve yay geri dönüşlü tek etkili silindir.

Şekil 3.19’da tek etkili silindirlerin ağırlıklı ve yay geri dönüşlü tipi
gösterilmiştir. Bunlarda pistonun ilk konumuna geri dönüşü ağırlık veya yay etkisi
sayesinde gerçekleştirilir [3].

Tek etkili silindirlerin yay dönüşlü olanları yatay durumda çalışırlar. Piston
akışkanın etkisiyle ileriye doğru hareket ettirilir ve bu sırada yay sıkışır, akışkanın etkisi
ortadan kalkınca yay normal pozisyonunu almak istediği için pistonu ilk pozisyonuna
getirir ve içerideki akışkanı da depoya gönderir. Tek etkili silindirlerin yaysız tipleri ise

51

genellikle düşey konumda çalışır. Piston yüzeyine etki eden akışkanın etkisiyle piston
yukarıya doğru yükü kaldırır. Akışkanın etkisi ortadan kalkınca, piston kolunun
üzerinde bir yük olduğundan ve ayrıca düşey konumda bulunduğundan yerçekiminin de
etkisiyle piston aşağıya doğru iner. Burada yay kullanmaya gerek yoktur. Bu silindirler,
yatay pozisyonda çalıştırılmazlar. Devamlı olarak aşağı-yukarı hareket üreten yerlerde
bu tip silindirler kullanılır.

3.6.2. Çift etkili silindirler
Basınçlı akışkan silindirin iki ayrı
yerinden girip pistonun iki yüzeyine etki
ederek ileri-geri hareketleri akışkan gücü ile üreten silindirlerdir [1].

Şekil 3.20. Çift etkili silindirin kısımları

Şekil 3.20’de çift etkili bir silindirin kısımları gösterilmiştir. Genellikle her iki
yönde iş istendiği için, endüstride en sık kullanılan silindir çeşididir.

Şekil 3.21. Çift etkili silindirde piston hareketi [3].

Şekil 3.21’de çift etkili silindirde piston hareketi gösterilmiştir. Burada basınçlı
akışkan silindirin iki yüzeyine etki eder ve piston yüzeyinin büyüklüğüne bağlı olarak
itme ve çekme kuvveti üretir.

52

3.6.3. Yastıklı silindirler
hidrolik platform sistemde kullanılan bu silindirlerde piston kursun sonuna yaklaşınca
yavaşlar ve silindirin dip kısmına yumuşak bir şekilde çarpar ve geri döner. Bu şekilde
kursun sonuna doğru yaklaşınca pistonun hızının aniden düşmesi ve silindirin dip
kısmına ani çarpmaması bazı devrelerde istenen bir özelliktir. Sarsıntı ve titreşimin
istenmediği yerlerde bu tip silindirler kullanılır. Yastıklama olayı silindirin iki yanında
oluyorsa çift tarafından yastıklı silindir denir. Yastıklama silindirin tek tarafında
oluyorsa, tek tarafından yastıklı silindir adı verilir [1].

Şekil 3.22. Yastıklı silindir.

Şekil 3.22’deki yastıklı silindirde yastıklama işlemi, yastıklama burcu ve ucu
konik olan yastıklama muylusu ile sağlanır. Bu elemanlardan yararlanılarak, kurs
sonunda akışkanın geçtiği kesit daraltılarak hızın azalması sağlanır. Bir ayar vidası
sayesinde hız ayarlanabilir [3].

53

1-Piston 2-Yastıklama burcu 3-Silindir baş kısmı 4-Pistonla silindir arasında sıkışıp
kalan ve yastıklamayı yapan akışkan 5-İçeride sıkışan akışkanın silindirden çıkmasını
sağlayan ve (6) nolu vida ile geçecek akışkanın miktarının kontrol edildiği delik
6-Yastıklama süresini ayarlayan vida

yastıklı silindirde yastıklama işlemi gösterilmiştir. Yastıklama
sırasında piston kursun belli bir noktasına gelince, pistonun ön ve arka kısmında
bulunan kademeli kısım veya yastık burnu silindirin her iki baş kısmındaki yataklarına
girer ve bu sırada arada bir miktar akışkan aniden önü kapandığı için yastıklık yapar ve
çek valften geçemeyeceği için bir vida ile kontrol edilen küçük delikten yavaş yavaş
çıkar. Akışkan tamamen çıktığı
zaman piston kursun sonuna tamamen yaklaşmış olur.

(4) nolu bölgede sıkışan akışkan üstteki çek valften geçemez ve ancak (6) no’lu vida ile
kontrol edilen kesitten çıkmak zorundadır. Bu yastıklama olayı tek tarafta oluyor ve
yastıklama bir vida ile ayarlanabiliyorsa “Tek taraftan ayarlanabilir yastıklı silindir”
denir. Yastıklama iki tarafta oluyor ve (6) no’lu vida ile de akışkanın geçişi kontrol
edilebiliyorsa bunlara “Çift taraftan ayarlanabilir yastıklı ve çift etkili silindir” adı
verilir.

54

3.6.4. Teleksopik silindirler
Silindirin boyunun bazen uzaması ve bazen de kısalması gerekiyorsa böyle
çalışma şartlarında kullanılmak üzere teleskopik silindirler geliştirilmiştir. Bunlar iç içe
geçmiş silindirlerden meydana gelir. Radyo anteni gibi iç içe geçen borulardan yapılır.
Tek etkili ve çift etkili olanları da yatay ve açılı durumlarda çalışırlar. Damperli
arabalarda çok kullanılır [1].

Şekil 3.24. Teleskopik silindirlerin açık ve kapalı konumları [3].

Şekil 3.24’de görüldüğü gibi teleskopik silindirlerde, silindirler birbirinin içinde
kayarak hareket eder. Silindir çapları kademeli olarak büyür ve küçülür. Geriye dönüş
ya ters taraftan akışkanın gönderilmesiyle veya yerçekiminin etkisiyle olur.

3.6.5. Tandem silindirler
hidrolik platform veya pnömatik silindirlerle belirli basınçta ve belirli çapta, istenen
kuvveti üretmek mümkün olmayabilir. Bu durumda ya basıncı arttırmak gerekir veya
silindirin çapını büyütme ve böylece kuvveti büyütmek yoluna gidilir. Bu ikisinin de
bazı imkânsızlıklar nedeniyle yapılamaması nedeniyle değişik bir silindir
konstrüksiyonu yapılır. Buna “Tandem Silindir” adı verilir [1].

55

Şekil 3.25. Tandem silindir [3].

Şekil 3.25’de tandem silindir gösterilmiştir. Burada silindir çapı aynı fakat biraz
uzun yapılır, tek bir piston koluna iki piston takılır ve uzun silindir ikiye bölünür ve iki
yerden aynı anda akışkan giriş ve çıkışı olacak şekilde tasarlanır. Böylece pistonlar
ileriye giderken aynı çapta iki piston alanı kadarlık bir yüzeye akışkan etki ettiği için
daha büyük bir kuvvet elde edilir. Aynı
şekilde ters yönden akışkan gönderildiği zaman
da pistonların efektif alanları iki katına çıktığı için birinci duruma göre tam iki katı
kadarlık bir itme ve çekme kuvveti elde edilir.

3.6.6. Silindirlerde sızdırmazlığın sağlanması
Silindirlerin içinde pistonlar ileri-geri hareket ederken basınçlı akışkanın etki
ettiği bölge ile diğer bölgenin birbirinden tamamen ayrılması gerekir. Arada boşluk
olacak olursa basınçlı akışkan buradan diğer bölgeye sızar ve silindirin verimi düşer.

Akışkan kolay yolu seçeceği için pistonu itip bir iş yapmak yerine akışkan ikinci
bölgeye kaçar ve pistonu istenen değerde itemez. Bu durum istenmeyen ve silindirlerde
kesin olarak çözüm bekleyen bir problemdir. Bilhassa hidrolik platformte yüksek basınç altında
çalışıldığı için çok küçük bir boşluk dahi silindirin verimini düşürür ve akışkanın egzoz
bölgesine kaçmasına yol açar.

Bu nedenle silindirlerde uygun sızdırmazlık elemanlarının kullanılması gerekir.
Ayrıca silindirin iç yüzeylerinin de iyi işlenmesi, taşlanması, honlanması ve yüzey

56

pürüzlülüğünün (Ra) değerinin 1,3 mikrondan küçük olması gerekir. Piston kollarının
baş kısımdaki sızdırmazlık elemanlarıyla temas halinde olması nedeniyle yüzey
kalitesinin iyi olması ve yüzey pürüzlülüğünün (Ra) değerinin en çok 0,2 mikron kadar
olması gerekir. Piston kolunun yüzey kalitesinin iyi olmaması halinde sızdırmazlık
elemanlarının çizilmesi ve yağın içindeki yabani maddelerin iyi filtre edilmemesi
sonucu kirlenen akışkanların piston kollarının tahribine yol açması kaçınılmaz
sonuçlardır [1].

3.6.7. Silindirlerde pistonun itme ve çekme kuvvetleri
Şekil 3.26. hidrolik platform silindirlerde piston kesitleri [3].

Şekil 3.26’da hidrolik platform silindirlerde piston kesitleri gösterilmiştir.
İtme kuvveti için;
F1 = P x A1 x . (kg)

A1 = .xD2
(cm2)

4

A2 = .x(D2 – D12 ) (cm2)

4

Burada;
A1 : Silindirin büyük alanı (cm2)
A2 : Piston kolunun bulunduğu kısım, silindirin küçük alanı (cm2)

P : Silindire gönderilen akışkanın basıncı (kg/cm2)
F1 : Pistonun itme kuvveti (kg)
F2 : Pistonun çekme kuvveti (kg)
. : Silindirin verimi (0,80-0.95)

57

D : Silindirin iç çapı (cm)
D1 : Piston kolu çapı (cm)
olarak alınmıştır.
Ayrıca, hidrolik platform silindirlerde piston hızı da;
V = 10.Q formülü yardımıyla hesaplanır.

A

Burada;

Q : Pompa debisi (litre/dakika)
A : Silindir kesit alanı (cm2)
V : Piston hızı (metre/dakika)

olarak alınmıştır.

3.7. hidrolik platform Valfler
hidrolik platform sitemde akışkanların istenilen tarafa yönlendirilmesi için, sitemdeki
basıncın istenilen sınırlar arasında kalmasını sağlamak için ve akışkanın hidrolik platform
silindire veya hidrolik platform motora istenilen miktarda gönderilmesini sağlamak için de
valflere ihtiyaç vardır. Basıncı düzenlemek, akışkanı yönlendirmek ve akışkanın
debisini kontrol etmek amacıyla kullanılan valfler hidrolik platform sistemde ve pnömatik
sistemde birbirine benzer görevler yaparlar. Çalışma prensipleri ve fonksiyonları da
benzerdir. Ancak hidrolik platform sitemde yüksek basınçta akışkan kullanıldığı için kullanılacak
valflerin sağlam ve yüksek mukavemette olması gerekir.

hidrolik platform sistemlerde kullanılan valflerin yapıları
her geçen gün biraz daha
geliştirilmekte olup, otomatik ve uzaktan kumandaya elverişli valfler geliştirilmiştir.
hidrolik platform devrelerde kullanılan valfler; basınç kontrol valfi, yön kontrol valfi ve akış
kontrol valfi olarak sınıflandırılır.

3.7.1. Basınç kontrol valfleri
hidrolik platform sistemde kullanılan akışkanın basıncının belirli sınırlarda olması
gerekir. hidrolik platform silindirlerde kuvvet üretiminde ve hidrolik platform motorlarda da moment
üretiminde belirli basınçlarda akışkanın bulunacağı hesaba katılır.

58

Akışkanın sistem içinde belirli basınç düzeyinde olmasını sağlamak ve istenilen
görevi yerine getirmesini temin etmek için basıncı sınırlayan valflere ihtiyaç vardır.
Bunlar da basınç kontrol valfleridir. Sistemdeki basınç belirli değerlerde olmadığı
zaman çeşitli problemler meydana gelir. Yüksek tansiyonun nasıl insan vücudunda
zararlara ve tahribatlara yol açtığı, kan damarlarını patlatarak beyin kanamasına yol
açtığını biliyorsak, unutmamamız gereken bir nokta da hidrolik platform devredeki akışkanın
basıncı da belirli sınırları geçince sistemde çeşitli arızalara yol açar.

Bu nedenle hidrolik platform devreyi tasarlarken basıncın ne kadar olması gerektiğini
önceden kararlaştırıp ona göre gerekli olan basınç sınırlayıcı valfleri kullanmamız
gerekecektir. Çalışma sırasında sistemin belirli kritik noktalarında basınç yükselebilir.

Basınç kontrol valfleri sistemdeki fonksiyonlarına göre üç grupta incelenir.
Bunlar Basınç emniyet valfi, basınç sıralama valfi ve basınç düşürücü valflerdir.
Bunların dışında da karşı denge valfi, fren valfi ve boşaltma valfi gibi değişik basınç
kontrol valfleri vardır. Ayrıca uzaktan kumandalı ve servo basınç denetimli valfler de
endüstride kullanılmaktadır [1].

3.7.1.1. Basınç emniyet valfi
Bütün hidrolik platform devrelerde sistemi aşırı basınçlardan korumak amacıyla emniyet
valfleri kullanılır. Çalışma basıncı mekanik düğümlenme veya başka bir nedenle aniden
yükselebilir. Bu durumlarda aşırı basıncın, sistemi tahrip etmemesi için emniyet valfi
devreye girer, basıncın yükselmesine sebep olan akışkanı depoya yönlendirir.
Normalde kapalı olan bu valfler, ancak basıncın belirli sınırlara eriştiği zaman devreye
girerler .

1-Konik parça 2-Basma yayı 3-Akışkanın temas ettiği yüzey (Rexroth)

P. Basınç hattı T. Tanka giriş hattı A. Sisteme giden hat
Şekil 3.27. Sabit kapasiteli emniyet valfi.

59

Şekil 3.27’ de görüldüğü gibi emniyet valfi, konik parça ve basma yayından
oluşur. Basınç hattına konulan bu valfler, yayın itme gücünü yenen bir kuvvetle
karşılaştığı zaman konik parçayı veya bilyayı iterek yağın depoya gitmesini sağlar.
Yayın gerginliğini ayarlamak için genellikle bir vida kullanılır.

Şekil 3.28. Emniyet valfinin kapalı ve açık konumu.

Şekil 3.28’de emniyet valfinin kapalı ve açık konumu gösterilmiştir. Emniyet
valfi, gövde (1), konik parça (2), yay (3), basınç ayar vidası (4) ve somun (5) gibi
elemanlardan oluşur. Burada; basınçlı akışkan girişi (P) tanka dönüş hattı (T), sızıntı
hattı (L) olarak gösterilmiştir.

Şekil 3.29. Bilyalı emniyet valfi.

Şekil 3.29’da görülen bilyalı
emniyet valfinde yayın gerginliği sağ başta görülen
vida ile ayarlanmaktadır. Yay devamlı olarak bilyayı (P) yönünde itmektedir. Ancak
devredeki akışkanın bilyayı
itme kuvveti yayın karşı direncini yendiği zaman bilyayı
geri iter ve akışkan (T)’den depoya döner [4].

3.7.1.2. Basınç sıralama valfi
Basınç sıralama valfi hidrolik platform devrede birden fazla silindir veya eleman belirli
zamanda devreye girecekse, ilgili elemanın girişine bir basınç sıralama valfi konularak

60

bu işlemin yapılması sağlanır. Birden fazla silindir sıra ile devreye girecekse, önce biri
daha sonra da ikincisi devreye girecekse, bu sıralamayı sağlamak için basınç sıralama
valfleri kullanılır.

Basınç sıralama valfleri normalde kapalı
valflerdir. Emniyet valflerinin çalışma
prensipleri burada da geçerlidir. Tek farkları, emniyet valflerinde çıkışta akışkan yağ
haznesine giderken, burada çıkışta akışkan bir başka elemana gider. Bir delik delme
işlemi yapılacağı zaman veya bir nokta kaynağı yapılacağı zaman, önce iş parçasının
sıkıştırılması daha sonra da delik delme veya kaynak işleminin yapılması gerekir. İşte
bu gibi yerlerde önce iş parçası sıkılacak daha sonra delme veya kaynak işlemi
yapılacaktır. Böyle yerlerde basınç sıralama valfleri kullanılır. Önceden, sıralama
valfinin hangi basınç değerinde açılması isteniyorsa o basınca göre ayarı yapılır.
Basıncın belirlenen sınıra erişmesi sırasında valf açılır ve akışkanın geçmesini sağlar [1].

Şekil 3.30. Basınç sıralama valfi.

Şekil 3.30’da basınç sıralama valfinin kesiti gösterilmiştir. Burada basınç
sıralama valfinin istenilen basınç değerlerine ayarlanması için üstteki vida kullanılır. Alt
taraftan gelen (P) basınçlı akışkan ortadaki pistonu yaya karşı itmeye çalışır. Normalde
kapalı olduğu için akışkan, geçemez. Ancak basınç yayı itecek değerde olursa pistonu
sağa doğru iter ve akışkan üstte bulanan (B) bulunan ikinci elemana gider.

Şekil 3.31. Basınç sıralama valfi kullanılarak iki silindirin farklı zamanlarda
çalıştırılması

61

Şekil 3.31’de basınç sıralama valfi kullanılarak iki silindirin farklı zamanlarda
çalıştırılması, hidrolik platform devre şeması olarak gösterilmiştir. Burada önce “A silindiri”
devreye girer. Piston ileri konuma geldiğinde basınç artmaya devam edecektir. Basınç,

(1) no’lu basınç sıralama valfini açacak değere ulaştığında “B silindiri” devreye girerek,
ileri hareket yapar. Pistonların geri hareketi için 4/3’lük valfin konumu değiştirilmelidir [3].
3.7.1.3. Basınç düşürücü valfler
Basınç düşürücü valfler normalde açık valflerdir. Birden fazla eleman tek bir
pompadan besleniyor ve farklı basınçlarda çalışmaları gerekiyorsa, daha düşük basınçta
çalışacak olanın girişine bir basınç düşürücü valf yerleştirilir. Böylece bu elemanın
istenilen basınçta çalışması sağlanmış olur. Basınç düşürücü valfler 45 litre / dakikaya
kadar doğrudan uyarılı, bunun üzerindeki akışkanla çalışıldığı
zaman da pilot-uzaktan-
uyarılıdırlar. Bu valfler devreye seri olarak bağlanırlar. Basınç düşürücü valflerle, ilgili
elemana gidecek akışkanın basıncı önceden ayarlanan değere düşürülmüş olarak ve
düzenli bir şekilde basıncı belirli değere indirilmiş akışkanın girişi sağlanmış olur .

Şekil 3.32. Direkte etkili basınç düşürücü valf.

Şekil 3.32’de görülen direkt etkili basınç düşürücü valfteki yayın gerginliği
(A)’dan çıkacak akışkanın basıncını düşürecek değere göre ayarlanır. Akışkan (P)’ den
girince içerideki pistonu yukarıya (yaya) doğru iter ve akışkanın basıncı ile yayın

62

gerginliği birbirini dengelediği noktada piston durur ve aradaki boşluktan akışkan
(A)’ya basıncı düşürülmüş olarak gider [1].

3.7.1.3.1.Üç yollu basınç düşürücü valf

Bu valfler de giriş basıncını önceden ayarlanmış olan belli bir değere düşürmek
için kullanılır. Çıkışta istenilen basınca göre ayarlanır.

Şekil 3.33. Üç yollu basınç düşürücü valf.

Şekil 3.33’de görüldüğü gibi, valfe (A)’dan giren (Pe1) basıncındaki akışkan
pistonu (F2) kuvveti ile yaya karşı iter.

Yayın gerginliğine ve itme kuvvetine bağlı olarak (A)’dan gelen hidrolik platform
akışkan piston ile gövde arasında kalan dar kesitten, (B)’ye geçer.

3.7.1.3.2. İki yollu basınç düşürücü valf
Bu valfler, girişte yüksek basınçtaki akışkanın basıncını, çıkışta düşürerek
hidrolik platform sisteme gönderir [4].

Şekil 3.34. iki yollu basınç düşürücü valf [3].

63

Şekil 3.34’de görüldüğü gibi yüksek basınçtaki akışkan valfe (P) noktasından
girer ve pistonu itmeye çalışır. Pistonun arkasındaki yayın itme kuvveti ile akışkanın
itme kuvvetlerinin birbirini dengeledikleri noktada, pistonda valfin gövdesi arasında
kalan boşluktan akışkan devreye (düşük basınçlı olarak) gönderilir [4].

Şekil 3.35. hidrolik platform sıkma ve delme devresinde basınç düşürme valfinin
kullanılması.

Şekil 3.35’deki hidrolik platform sıkma ve delme devresinde önce “A silindiri” parçayı
sıkıyor. Sıkma işlemi tamamlandığında “B silindiri” devreye girerek delme işlemini
yapıyor.

“B silindiri” delme işlemine başladığı anda “A silindirinde” basınç düşmesi
oluşacaktır. Bu durumda iş parçası sıkma kuvveti azalacağı için matkap parçayı
fırlatabilir. “A silindirindeki” basıncı (40 bar) sabit halde tutabilmek için, “ A silindiri”
önüne bir basınç düşürücü valf (5) konur. Sıkma işlemi tamamlanıp basınç 40 bar’a
ulaştığında basınç düşürücü valf kapanarak basıncı
sabit tutar. Daha sonra devreye “B
silindiri” girer. “B silindiri” 70 bar’lık sistem basıncında hareket ederek delme işlemini
tamamlar [3].

64

3.7.1.4. Karşı denge valfi
Karşı denge valfi, isminden de anlaşıldığı gibi düşey konumda hareket eden bir
pres tablasının veya ağır yükü dengelemek ve kontrollü olarak aşağıya inmesini
sağlamak için kullanılır. Bu valfler de normalde kapalı valflerdir. Karşı yüklerin
yerçekiminin etkisiyle kontrolsüz olarak aşağıya hızla inmesini önlemek için kullanılır.

hidrolik platform motor devrelerinde de motor miline bağlı olan bir volana hareket
verildiğinde, volan kontrolsüz dönmeye başlayacaktır. Bu durumu önlemek için
motorun çıkışına bir karşı denge valfi konur. Volanın hareketi karşı denge valfinin
açılmasına bağlı olacaktır. Valf açıldığı zaman ancak volan hareket edebilecektir.

Şekil 3.36. Karşı denge valfi ve hidrolik platform devrede kullanılması.

Şekil 3.36’daki yük yukarıdan aşağıya inmeye başladığı zaman (A) hattında
akışkanın basıncı yükselir. Bu akışkan karşı denge valfine girince içerideki pistonu
yukarıda bulunan yaya karşı iter ve akışkanın (B)’den çıkmasını sağlar. (A)’dan akışkan
valfe girmediği zaman içerideki yayın tansiyonu nedeniyle (B)’ye çıkış kapalı olduğu
için yükün aşağıya kaçması mümkün değildir. Bu sırada yük olduğu yerde bekler. Bu
durumda yükün aşağıya inme miktarı (A)’dan girecek akışkana bağlı olmaktadır [1] .

65

3.7.1.5. Servo basınç valfi
Bu valflerde, pompanın bastığı akışkanın basıncı girişteki elektrik sinyali ile
orantılı olarak düşürülüp sisteme gönderilir.

Şekil 3.37. Servo basınç valfi.

Şekil 3.37’de bir servo basınç valfinin devrede kullanılması gösterilmiştir.
Burada; kontrol elemanı olarak kullanılan valf sürgüsü, (4) no’lu gövdenin içindedir.
Kontrol basıncının yarısı sürgünün sol tarafındaki kesite, diğer yarısı da sağ baştaki
kesite etki etmektedir. Kontrol sürgüsü (A) hattındaki basınç sisteminin basıncının
yarısına erişinceye kadar sağa doğru itilir. Elastik plâka saptığı zaman valf sürgüsü
dengeleninceye kadar kullanma basıncı artar veya azalır. Valfin bütün değerleri
dışarıdan ayarlanabilir. Giriş akımı ile kontrol basıncı arasındaki ilişki, giriş sinyali sıfır

(0) ve basınç da sıfır (0) olduğu zaman ayarlanır [4].

66

3.7.2. Yön kontrol valfleri
Yön kontrol valfleri, hidrolik platform akışkanı yönlendirerek silindir veya hidrolik platform
motorun istenilen yönde hareket etmesini sağlar. hidrolik platform akışkanın nereye ve ne zaman
gönderilmesi gerektiği, yön kontrol valflerinin konum değiştirebilmesi için hangi
metodun kullanılacağı önceden kararlaştırılır. hidrolik platform sistemin fonksiyonlarını yerine
getirecek özellikte yön kontrol valflerinin seçilmesi gerekir. Valflerin seçiminde;
çalışma şartları, bağlantı ölçüleri, akışkanın debisi ve ekonomik olması gibi faktörler de
dikkate alınır. Her geçen gün yeni ve komplike özellikleri olan valfler geliştirilmektedir.
Otomatik tezgâhlarda elektro – hidrolik platform valfler ve servo valfler kullanılırken, basit
sistemlerde de bu çalışmaya elverişli olan valfler kullanılır.

Pompanın bastığı akışkan yön kontrol valfinden geçerek silindir veya hidrolik platform
motora gider, egzoz hattındaki veya dönüş hattındaki akışkan da yön kontrol valfinden
geçerek depoya yönelir. hidrolik platform motorların tek yönde dönmesi istendiği zaman yön
kontrol valfi kullanılmayabilir. Basınç hattından çıkan akışkan direkt olarak motorun
girişine bağlanır ve motordan çıkan akışkan da depoya döner. Ancak silindirlerle elde
edilecek ileri-geri hareketleri üretmek için mutlaka bir yön kontrol valfi gerekir [4].

Yön kontrol valflerinden bahsederken “Normalde Açık” ve “Normalde kapalı”
ifâdeleri kullanılır.

Bir valfe dışarıdan uyarı sinyali gelmediği durumda yani serbest haldeyken,
basınçlı akışkanın önü kapalı ise, valfe normalde kapalı valf denir. Bu sırada valfin
yayları serbest haldedir ve dışarıdan bir kuvvet uygulanmamıştır [1].

Şekil 3.38. Normalde kapalı, 2/2’lik yön kontrol valfinin hidrolik platform devre sembolü

Şekil 3.38’de 2 yollu, 2 konumlu, normalde kapalı yön kontrol valfinin hidrolik platform
devre sembolü gösterilmiştir [3].

67

Bir valfe dışarıdan bir uyarı sinyali gelmediği zaman, basınçlı akışkanın önü
açık ise bu tip valflere normalde açık valf denir. Bu sırada valfin yayları serbest haldedir
ve dışarıdan bir kuvvet uygulanmamıştır. Normalde açık ve normalde kapalı ifâdeleri;
2/2’lik yön kontrol valflerinde ve 3/2 ‘lik yön kontrol valflerinde kullanılır [1].

Şekil 3.39. Normalde açık, 3/2’lik yön kontrol valfinin hidrolik platform devre sembolü

Şekil 3.39 ‘da 3 yollu, 2 konumlu normalde açık yön kontrol valfinin sembolü
gösterilmiştir [3].

hidrolik platform devrelerde kullanılan yön kontrol valfleri ifâde edilirken önce yol sayısı
sonrada konum sayısını belirtmek gerekir. Örneğin; 3/2 şeklinde belirtilen bir valf 3
yollu, 2 konumlu bir yön kontrol valfini ifâde eder.

Valflerin üzerinde hangi borunun bağlanacağını belirten harfler vardır. Bunlar;
P……….Basınç hattını, pompadan gelen akışkanın bağladığı yer
R,S,T….Depoya dönüş hattını
A,B,C….Çalışma hatları, silindir veya motora giden boruların bağlandığı yer
L…………Sızıntı hattının bağlandığı yer
X,Y,Z…..Akışkanın uyarı sinyali olarak gönderildiği pilot hattı

şeklinde belirtilir.

68

hidrolik platform devre elemanlarını bağlarken ve sistemin montajını yaparken bu
harflere dikkat etmek gerekir. Hangi borunun nereye bağlanacağına yukarıdaki
açıklamalara göre karar vermek gerekir. Borular rasgele bağlanacak olursa sistemde
büyük kilitlenmeler ve problemler ortaya çıkar. Sistem fonksiyonlarını tam olarak
yerine getiremez .

Şekil 3.40. hidrolik platform sistemde yön kontrol valfinin görev yapması

Şekil 3.40’da görüldüğü gibi, yön kontrol valfi basınçlı akışkanı (A) durumunda
silindirin sol tarafına göndermekte ve büyük alana etki eden basınçlı akışkan büyük bir
kuvvetle pistonu sağa doğru itmektedir. Silindirin sağ kesitindeki akışkan da yağ
deposuna gitmektedir.

(B) durumunda ise, yön kontrol valfinin pozisyonu değiştirilmiştir. Bu sırada
valf orta veya merkez konumunu almıştır. Bu pozisyon valfin normal pozisyonudur. Bu
durumda valfe dışarıdan herhangi bir etki yapılmamıştır ve valfin her iki ucundaki
yaylar serbest haldedir. Şekil 3.40’da görülen valfin merkez konumuna açık merkez adı
verilir. Bu sırada pompadan gelen basınçlı akışkan yön kontrol valfinin içinden geçerek
yağ deposuna gitmektedir. Valfin içinden kısa devre “ by-pass” yapmaktadır. Akışkanın
bu şekilde depoya dönmesi durumuna basınçsız dönüş adı verilir.
(C) durumunda ise, basınçlı akışkan yön kontrol valfi tarafından silindirin sağ
kesitine etki ettirilmiş ve piston sola doğru harekete geçirilmiştir. Piston sola doğru
ilerlerken silindirin sol tarafındaki akışkan da yağ deposuna yöneltilmiştir.
Yön kontrol valfleri hidrolik platform devrede bulunan en önemli elemanlardandır.
Görüldüğü gibi, silindirlerde doğrusal hareketi kontrol etmek ve ileri-geri hareketi

69

üretmek için kullanılırken, hidrolik platform motorlarda da dairesel hareketin yönünü sağa veya
sola doğru dönecek şekilde kumanda etmekte kullanılır. hidrolik platform motorlarda da valfin
merkez konumunda akışkan hidrolik platform motora gitmiyorsa herhangi bir dönme hareketi
meydana gelmeyecektir.

Yön kontrol valfleri; iki yollu ve iki konumlu (2/2), üç yollu ve iki konumlu
(3/2), dört yollu ve iki konumlu (4/2), beş yollu ve iki konumlu (5/2), üç yollu ve üç
konumlu (3/3), dört yollu ve üç konumlu (4/3) şeklinde sınıflandırılırlar [1].

3.7.2.1. İki yollu ve iki konumlu (2/2) valfler
Genelde akış yollarının açılıp-kapatılmasında kullanılır. Yaygın olarak
kullanılmazlar.

Şekil 3.41. Makara kumandalı, normalde kapalı, 2/2’lik yön kontrol valfi.

70

Şekil 3.41’de makara kumandalı, normalde kapalı 2/2’lik yön kontrol valfi ve
elemanları gösterilmiştir. Bu valflerde, P ve A olmak üzere iki yol bulunur.

Şekil 3.42. Tek etkili silindirin hareket ettirilmesinde 2/2’lik yön kontrol.

Şekil 3.42’de 2/2’lik yön kontrol valfinin tek etkili silindirin hareketinde
kullanılması gösterilmiştir.

3.7.2.2. Üç yollu ve iki konumlu (3/2) valfler
Genelde tek etkili silindirlerin hareketlerinde kullanılır. Normalde açık veya
normalde kapalı olabilirler.

Şekil 3.43 Buton kumandalı, normalde kapalı, 3/2’lik yön kontrol valfi.

71

Şekil 3.43’de buton kumandalı, normalde kapalı 3/2’lik yön kontrol valfi
gösterilmiştir. Bu valfler P, A ve T olmak üzere 3 yollu ve 2 konumludur.

Şekil 3.44. 3/2’lik yön kontrol valfi ile puntanın ileri-geri hareketi.

Şekil 3.44’de 3/2’lik yön kontrol valfi kullanılarak puntanın ileri-geri
hareketinin sağlanması gösterilmiştir. Burada valfin kumandası pedalla gerçekleştirilir.

3.7.2.3. Dört yollu ve iki konumlu (4/2) valfler
Dört yollu ve iki konumlu valfler genellikle çift etkili silindirlerde doğrusal
(ileri-geri) hareket elde ederken kullanılır.

Şekil 3.45. Buton kumandalı, 4/2’lik yön kontrol valfi.

72

Şekil 3.45’de buton kumandalı 4/2’lik yön kontrol valfi gösterilmiştir. Bu valfler
P, A, B, T olmak üzere dört yollu ve iki konumludur.

3.7.2.4. Beş yollu ve iki konumlu (5/2) valfler
Bu valflerin 4/2’lik valflerden farkı iki tane depo hattının olmasıdır. Çift etkili
silindirlerin hareket ettirilmesinde kullanılır. 4/2’lik valflere göre daha kısa ömürlüdür
(Dayanımları düşüktür). Bu nedenle hidrolik platform devrelerde 5/2’lik valf yerine 4/2’lik valf
kullanılması tercih edilir.

Şekil 3.46. Pnömatik kumandalı, 5/2’lik yön kontrol valfinin kesiti ve çift etkili
silindirin hareketinde kullanılması.

Şekil 3.46’da pnömatik kumandalı, 5/2’lik yön kontrol valfinin kesiti ve çift
etkili silindirin hareketinde kullanılması gösterilmiştir.

73

3.7.2.5. Üç yollu ve üç konumlu (3/3) valfler
Bu valfler iki çalışma konumu, bir de merkez (nötr) konumu olmak üzere üç
konumludur.

Şekil 3.47. Yay merkezlemeli, selenoid kontrollü, 3/3’lük yön kontrol valfinin
konumları.

Şekil 3.47’de yay merkezlemeli ve elektromagnetik (selenoid) kontrollü, 3/3’lük
yön kontrol valfinin üç ayrı konumu gösterilmiştir [3]. Bu valfe bir elektrik sinyali
gelmediği sürece yayın etkisi ile merkez konumu olan nötr pozisyonunu alır. Sağ ve
soldaki bobinlere elektrik sinyali gelmesi halinde ise diğer konumları alır. Bu valfler üç
alternatifin gerekli olduğu yerlerde kullanılır.

3.7.2.6. Dört yollu ve üç konumlu (4/3) valfler
Dört yollu ve iki konumlu valfler de genellikle çift etkili silindirlerde ileri-geri
hareket elde etmek amacıyla kullanılır. İki çalışma konumu, bir de nötr konumdan
meydana gelir [1].

Şekil 3.48. Kol kumandalı, 4/3’lük yön kontrol valfi.

74

Şekil 3.48’de kol kumandalı, yay geri dönüşlü ve kapalı merkezli 4/3’lük yön
kontrol valfi gösterilmiştir. Nötr konumunda iken bütün hatlar kapalıdır. Silindire
akışkan gidemediği için basınç yükselir ve emniyet valfinden depoya döner. Birden
fazla silindiri birbirinden ayrı olarak çalıştırırken kapalı
merkezli tipler tercih edilir.
Açık merkezli yön kontrol valflerinde ise, pompadan gelen akışkan merkez konumunda
depoya yöneltilmiştir. Silindirde bir hareket meydana gelmez. Bu valflerde konum
değiştirirken veya dururken titreşim ve sarsıntı meydana gelmez [1].

Çizelge 3.3’de dört yollu ve üç konumlu valflerin çeşitli merkez konumları için
özellikleri gösterilmiştir.

Çizelge 3.3. (4/3) valflerin merkez konumları ve özellikleri [3].

 

75

3.7.2.7. Oransal yön kontrol valfleri
Oransal yön kontrol valfleri, çıkış büyüklüğünü (akışkan miktarını) girişteki
elektrik sinyali ile orantılı olarak ayarlamaktadırlar. Bu valfler, karmaşık bir proğram
akışı içinde hidrolik platform alıcıların hızını ve hareketinin yönünü bir cihazdan yararlanarak
kontrol ederler. Çalışma prensipleri bakımından servo valflere benzerler [4].

3.7.2.8. Servo valfler
Servo kavramı değişik şekillerde açıklanabilir. Genel olarak “küçük bir giriş
sinyalinin büyük bir çıkış sinyaline dönüştürülmesi” olarak tanımlanır. Servo sistemler
değişik yerlerde kullanılır. En çok kullanılan ve bilinen uygulama alanı otomobillerdir.
Direksiyon üzerine etki eden çok küçük bir kuvvet, servo mekanizmalar kullanarak
tekerleklerin üzerine büyük bir moment olarak intikal ettirilir. hidrolik platform sistemlerde
kullanılan servo valflerde de aynı prensip geçerlidir. 0,08 Watt gibi küçük bir kumanda
sinyali servo sistemlerle hidrolik platform elemanlara 100 KW’lık bir güç kadar etki eder. Servo
valfler, oransal valflerde elektro-hidrolik platform düzenlemeler için kullanılır. hidrolik platform sistemde
kullanılan servo valfler genellikle yük altında belirli bir pozisyonu sürekli olarak
muhafaza etmek veya belirli hızı düzenli olarak muhafaza etmek amacıyla kullanılır.

Genellikle kontrol ve düzenleme kelimeleri rastgele kullanılmaktadır. Kontrol
kelimesinin düzenleme tekniği (Regulating Technology) açısından anlamı, belirli bir
sistemden verilen nominal değere karşılık gerçek bir değerin elde edilmesidir. Kontrol
(control) kelimesi hidrolik platform sistemlerde kumanda etme, sevk ve idare etme veya
elemanların görevlerini yapması için bir sinyal gönderme şeklinde açıklanabilir.

Düzenleme (Regulation) kelimesinin anlamı ise, verilen bir teorik değerin
karşılığında gerçek bir değerin elde edilmesi ve sonucun sürekli kontrol edilmesidir.
Sonuçta elde edilen değer devamlı ölçülür ve teorik değerle karşılaştırılır. Eğer
gerçekleşen değerle teorik değerler arasında bir fark meydana gelirse, bu fark kadar bir
sinyal üretilir. Bu sinyal sistemi etkileyerek teorik değerin gerçek değere eşit olmasını
sağlar.

76

Servo valflerde küçük bir elektrik giriş
sinyali, analog devrelerden geçerek
basınç, akış miktarı
(debi) gibi bir sinyale dönüşür. Bu sisteme düzenleme amacıyla
daha yüksek basınçta ve daha çok akışkan gönderilerek sonuçta istenilen değerler elde
edilir [4].

3.7.2.8.1. Servo yön kontrol valfi
Şekil 3.49. Servo yön kontrol valfi.

Şekil 3.49’de bir servo yön kontrol valfinin kesiti görülmektedir. Bu servo valf
iki kademeden meydana gelmektedir. Birinci kademede kontrol motoru (1), ile hidrolik platform
kuvvetlendirici (2) bulunmaktadır. Kontrol motoru, daima mıknatıs (3), kumanda
bobinleri (4) ve elastik plâkalı rotor (5) gibi elemanlardan meydana gelen birinci
kademede küçük bir akım sinyali elektrik plâkalar yardımıyla oransal olarak bir
harekete dönüştürülür.

Elastik plâkalar ve endüvi tek parçadır. Bu parçalar çok ince kenarlı olup,
elastik boru (6) üzerine yaylı olarak tesbit edilmiştir. (6) no’lu boru aynı zamanda
kumanda motorunun hidrolik platform akışkana karşı sızdırmazlığın sağlanmaktadır. Bir akım
sinyali verildiği zaman kumanda bobini harekete geçer ve endüviyi borunun yay

77

kuvvetine karşı saptırır. Sapmanın yönü ise, giriş akımının kutupları tarafından tayin
edilir.

Boru üzerinde meydana gelen momentle esnek plâkaların sapma miktarı,
kumanda akımının değeri ile orantılıdır. Akım kesildiği zaman geri çekme yayı boruyu
ve esnek plâkayı merkez konumuna getirir. Bu tip kumanda motorunun moment
iletiminde şu avantajları vardır: Sürtünme olmaması, düşük ataletin olması ve hidrolik platform
ortamda sızdırmazlığın sağlanması.

Elastik plâkalardaki sapmanın büyüklüğe dönüştürülmesi (2) no’lu
kuvvetlendirici sayesinde meydana gelir. hidrolik platform kuvvetlendirici olarak burada memeesnek
plâka sistemi kullanılmıştır.

Şekil 3.50. Servo valflerin çalışma prensibi

Şekil 3.50’de servo valflerin çalışma prensibi gösterilmiştir. Burada iki sabit
meme (D1) ile iki tane ayarlanabilen (D2) memesi vardır. Her iki başta bulunan (Pk)
kontrol basınçları D1 ve D2 memelerinden geçerek esnek plâkaya etki ederler. Meme
kesitlerinin eşit olması halinde, meme ayarlarıyla eşit basınç düşmeleri meydana gelir.

(P) elastik plâkasının sapması ile memeler arasındaki mesafeler değişir.
3.7.3. Akış kontrol valfleri
hidrolik platform sistemde kullanılan akış kontrol valflerine hız ayar valfleri veya hacim
kontrol valfleri de denilmektedir. Bu valflerin görevi, hidrolik platform sistemde silindir veya
motorlara gidecek akışkan miktarını ayarlamak ve böylece hız kontrolünü yapmaktır.
Pompanın debisini her zaman belirli değerlere düşürmek veya artırmak mümkün
olmayacağı için silindir veya motora giden akışkanın debisini bir akış kontrol valfi ile

78

ayarlamak gerekir. Akışkanın debisini (Q), silindirin kesit alanını
(A) ve piston hızını
da (V) olarak alırsak, bu değerler arasındaki ilişki;

V= Q (m/s)

A

Şeklinde ifâde edilebilir. Burada açık olarak görülmektedir ki, silindirin kesit
alanı sabit kalacağına göre hızın arttırılması veya azaltılması doğrudan doğruya
akışkanın debisine bağlı kalmaktadır. Burada akış kontrol valfleri akışkanın debisini
ayarlamak amacıyla kullanıldığı için, akış kontrol valflerine “Hız kontrol valfleri”
denilmektedir [4].

Akış kontrolü sırasında akış hızına;

• Akış kesiti (valfin ayarlanan kesiti)
,
• Akış kesitinin şekli(dairesel, karesel veya üçgen)
• Kesiti ayarlanan akış hattının boyu,
• Akışkanın giriş ve çıkıştaki basınç farkı,
• Akışkanın vizkositesi (cSt, sıcaklığa bağlı olarak
)
gibi faktörler etki eder. Hız ayar valfinin istenilen fonksiyonları yerine getirebilmesi
için yukarıda sayılan faktörleri göz önüne almak gerekir.
3.7.3.1. Basit akış kontrol valfi
Bu valfler piston hızının veya hidrolik platform motor hızının kritik olmadığı hallerde
kullanılır [1].

Şekil 3.51. Basit akış kontrol valfi [3].

79

Şekil 3.51’de basit akış kontrol valfi ve hidrolik platform devre sembolü gösterilmiştir.
Bu tip akış kontrol valflerinde akış kesiti bir vida ile ayarlanır. Akışkanın bir yerden
diğer tarafa giderken vidayla kontrol edilen kesitten geçmesi gerektiği için istenilen
hızda hareket elde edilir.

3.7.3.2. Çek valfler
Çek valfler akışkanın tek yönde hareket etmesini sağlayan elemanlardır. Yaylı
veya yaysız olarak yapılırlar. Yaylı olanlarda akışkan yayı itecek değerde bir itme
yaptığı zaman çek valf açılır ve akışkana yol verir [1].

Şekil 3.52. Çek valfin içi yapısı.
Şekil 3.52’de Çek valfin iç yapısı görülmektedir [3]
.

 

Şekil 3.53. Değişik çek valf tipleri [4].

Şekil 3.53’de değişik çek valf tipleri gösterilmiştir. Çek valfler; bilyalı, konik
parçalı gibi değişik şekillerde yapılabilirler. Önemli olan akışkanın tek yönden
geçmesini önlemek ve serbest yönden geldiği zaman da akışın önünü açmaktır [1].

80

3.7.3.3. Uzaktan uyarılı çek valfler
Bu valflere pilot kontrollü çek valfler de denir. Uzaktan gönderilen basınçlı
akışkanın belirli bir yerde görev yapması halinde bu hatta, pilot kontrol hattı denir.

Bu valflerle silindir pistonlarını farklı noktalarda durdurmak mümkündür. Pilot
kontrollü çek valfler akışkanın tek yönde gitmesine izin verirken, diğer yönden gelen
akışkanı bloke eder. Akışkanı diğer taraftan da yönlendirebilmek için kılavuz (pilot
kontrol) hattından bir uyarının yapılması gerekir [4].

3.7.3.4. Çek valfli kısma ventili
Bu valflerin içinde bir çek valf, bir de kısma valfi-kısma ventili bulunur.
Akışkan tek yönden giderken çek valften geçemez ve vida ile ayarlanan kesitten
geçmek zorunda kalır ve bu şekilde kontrollü olarak hareket etmiş olur. Akışkan ters
yönden gelecek olursa bu sefer çek valfin serbest yönünden gireceği için hem çek
valften geçebilir hem de vida ile kontrol edilen kesitten geçebilir. Bu yöndeki harekette
akışkan kontrolsüz olarak ilerler. Vidayı ilerletip kesiti tamamen kapatsak bile çek
valften akışkan geçecektir. Bunlar genellikle sistemdeki basıncın çok az değiştiği ve hız
değişimlerinin önemli olmadığı durumlarda kullanılırlar.

3.7.3.5. Yavaşlatma valfi
Bu valfler piston hızının kursun belirli yerlerinde yavaşlamasını veya
hızlanmasını sağlamak için kullanılır. Akış
kesitinin büyümesi veya küçülmesi
kullanılan kamın şekline bağlıdır. Pistonun hızının artması istendiği zaman akış kesitini
büyültecek ve piston hızını azaltırken de akış kesitini küçültecek şekilde kamın profili
hazırlanır. Kamın üzerinde bir makara dönerek hareket eder. Piston koluna bağlı olan
kamın etkilemesi ile hızın değişmesi sağlanır.

81

Yavaşlatma valflerinde 2/2’lik valf kullanılabilir. Normalde kapalı valf
kullanıldığında kamın etkilemesiyle kesit büyür ve piston hızlanır. Normalde açık
2/2’lik valf kullanıldığı zaman kamın çarpmasıyla akış kesiti kapanır, daha az akışkan
gider ve pistonun hızı düşer.

3.7.3.6. Veya valfi
Veya valfi hidrolik platform devrelerde basınçlı yağın iki ayrı yerden gönderilmesi
halinde tek çıkış verir. Bu nedenle bir makinanın iki ayrı yerden alternatifli olarak
çalıştırılması gerektiğinde bu valfler kullanılabilir.

Şekil 3.54. Veya valfi.

Şekil 3.54’de görüldüğü gibi (P1) veya (P2)’den gelecek akışkan (A)’ya
geçebilecek ve böylelikle tek bir çıkış sağlanmış olacaktır.

3.7.3.7. Akış kontrol metotları
hidrolik platform sistemde silindir veya motorlara gönderilen akışkanın uygun akış
kontrol metotları kullanılarak yönlendirilmesi gerekir. Akış kontrolü; hidrolik platform alıcıya
giden akışkanın kontrolü, hidrolik platform alıcıdan çıkan akışkan kontrolü ve silindire (hidrolik platform
alıcıya) giden akışkanın bir kısmının yağ deposuna gönderilerek yapılan akış kontrolü
olmak üzere üç şekilde yapılabilir.

82

3.7.3.7. 1. hidrolik platform alıcıya giden akışkanın kontrolü (Meter-in)
Bu metot da, hidrolik platform silindir veya hidrolik platform motora giden akışkan akış kontrol
valfinden istenilen miktarda ayarlanarak gönderilir. Silindir veya motordan görevini
tamamladıktan sonra dönen akışkan çek valfin serbest tarafından geçerek depoya
yönelmektedir. Dönüş
serbest olmakta ancak hidrolik platform alıcılara giden akışkan kontrol
edilmektedir.

Akışkan miktarını ayarlayarak hız kontrolü yapılmış olur. Bu tip kontrole
hidrolik platform literatüründe “Meter-İn” adı verilir ve genellikle bir yükün aşağı-yukarı
hareketini sağlayan devrelerde tercih edilir.

Şekil 3.55. hidrolik platform silindire giden akışkanın kontrolü (Meter-İn).
Şekil 3.55’de “Meter-İn” kontrol metodu gösterilmiştir.

Şekil 3.56. Meter-in kontrolün hidrolik platform devre sembolü.

83

Şekil3.56’da görülen Meter-in kontrol metodunda basınçlı akışkan (A)’ya
giderken çek valften geçemeyecek, ayarlanan kesitten silindire gidecektir. Piston soldan
sağa doğru giderken hızı silindire giren akışkanın miktarına bağlı olacaktır. Akışkan
silindiri terkederken çek valften serbest olarak geçecektir. Aynı
şekilde (B)’den giren
basınçlı akışkan da kontrollü olarak silindire girecektir.

3.7.3.7.2. hidrolik platform alıcıdan çıkan akışkanın kontrolü (Meter-out)
Bu tip kontrol metodunda, silindire akışkan serbest olarak girmekte, ancak
silindiri terk eden akışkan çek valften geçemeyeceği için ayarlanan kesitten
geçirilmektedir. Böylece akış
kesiti küçülüp büyülterek hızı kontrolü yapılmaktadır.
Yükün kaçmaya meyli olduğu durumlarda bu metodme tercih edilir.

Şekil 3.57. hidrolik platform alıcıdan çıkan akışkan kontrolü (Meter-Out).

Şekil 3.57’de “Meter-Out” kontrol metodu gösterilmiştir. Bu metodun çok fazla
kullanım alanı yoktur.

Şekil 3.58. Meter-Out kontrolün hidrolik platform devre sembolü.

84

Şekil 3.58’da görülen Meter-Out kontrol metodunda, akışkan çek valften serbest
olarak geçerek (A)’ya gelir ve silindirin sol kesimine girer. Piston sağa doğru hareket
ederken (B)’den çıkan yağ çek valften geçemez, ancak akış kontrol valfinin ayarlanmış
kesitinden kontrollü olarak depoya döner. Böylece pistonun hızı çıkan akışkanın miktarı
ile kontrol edilmiş olur.

3.7.3.7.3. Silindire giden akışkanın bir kısmını yağ deposuna göndererek yapılan
akış kontrolü (Bleed-off)
“Bleed Off” adı verilen bu kontrol metodunda, hidrolik platform alacılara giden akışkanın
bir kısmı yağ
deposuna gönderilmektedir. Bu tip kontrol şekli, yükün kaçmaya meyli
olduğu yerlerde kullanılmaz.

Şekil 3.59. Beed Off kontrol metodu

Şekil 3.59’de “Bleed Off” kontrol metodu gösterilmiştir.

3.8. hidrolik platform Akümülatörler
hidrolik platform akümülatörler, devrede gerektiğinde kullanılmak üzere basınçlı
akışkanı (hidrolik platform enerjiyi) depo eden ve ihtiyaç anında devreye hemen sokan bir
elemandır. hidrolik platform sistemde bazı hallerde belirli işlemleri yaparken daha fazla akışkana
ihtiyaç duyulur. Bu gibi şartlarda devrede ikinci bir pompa kullanmak yerine bir
hidrolik platform akümülatör kullanmakla bu fazla akışkanı temin etmek mümkün olacaktır.

85

Arada sırada gerekli olan ilâve akışkanı
temin etmek için ikinci bir hidrolik platform pompayı
devrede bulundurmak ekonomik olmaz. Bunun yerine uygun kapasitede bir hidrolik platform
akümülatör devreye ilâve edilir.

hidrolik platform akümülatörlerin çalışma prensibini şu şekilde açıklamak mümkündür:
hidrolik platform akümülatörün üst kısmından normal doldurma basıncında azot gazı uygun
şekilde doldurulur. Azot gazının doldurma basıncı, kullanılan akümülatörün cinsine
göre değişir. Azot gazının akümülatöre doldurulması sırasındaki basıncın maksimum
çalışma basıncına oranı
pistonlu akümülatörlerde 1/10 kadar, diyaframlı (Mambranlı)
akümülatörlerde 1/10 kadar ve balonlu akümülatörlerde ise 1/4 kadar alınır. Meselâ, en
büyük çalışma basıncı 100 bar ise, kullanılacak olan balonlu akümülatöre doldurulacak
azot gazının basıncının 25 bar olması uygun olacaktır.

hidrolik platform pompa çalıştığı zaman belirli basınçtaki akışkan bütün sisteme dağılır,
bu arada pompa ile yön kontrol valfi arasında bulunan hidrolik platform akümülatörün giriş ağzı
açık olduğundan ve içeride çok düşük basınçta gaz bulunduğundan, AKIŞKAN
KOLAY YOLU TERCİH EDER KURALINA UYARAK yüksek basınçtaki akışkan
akümülatöre girmeye başlar. Gazlar sıkışabilen akışkan olduğundan içeriye akışkan
girdikçe gaz geriye çekilmeye devam eder ve bu arada hacmi küçülürken basıncı
yükselmeye başlar. Bu işlem, bir müddet devam eder. Gazın basıncı ile akışkanın
basıncı birbirine eşit olduğu zaman akümülatöre akışkan giremeyecektir. İşte bu sırada
akümülatörün içine dolan yağın miktarı akümülatörün kapasitesi olacaktır. İçeriye
akışkan dolduktan sonra ve basınçlar dengelendikten sonra akışkan sisteme gitmeye
devam edecektir. Sistem çalışırken basınçta bir miktar düşme meydana gelecek olursa
akümülatörün içindeki gazın basıncı
bir an için akışkanın basıncından daha yüksek
olacağı
için, balonun içindeki azot gazı genleşmeye başlayacak ve içerideki yağın bir
kısmını dışarıya atacaktır. Zaten bizim de istediğimiz sonuç budur. Basınçta bir düşme
meydana geldiğinde bu durum akümülatörün telafi etmesi istenmekteydi. Ayrıca
çalışma sırasında akışkanın içinde bir şok dalgası meydana geldiğinde akışkanın bir
kısmı akümülatöre girerek içerideki gazı biraz sıkıştırarak devrede bir tahribat meydana
gelmesi önlenir. Darbeli çalışmalarda meydana gelen bu şoklar ve basınç dalgalanmaları
bu eleman tarafından zararsız hale getirilir ve şoklar absorbe edilir [1].

86

hidrolik platform sistemlerde kullanılan akümülatörler; ağırlık etkili, yay etkili, pistonlu,
balonlu ve diyaframlı olmak üzere sınıflandırılırlar.

3.8.1. Ağırlık etkili akümülatörler
Ağırlık etkili akümülatörler, hidrolik platform sistemlerin ilk kullanıldığı yıllarda
kullanılan akümülatörlerdir. Günümüzde hemen hemen hiç kullanılmamaktadır.

Şekil 3.60. Ağırlık etkili akümülatör.

Şekil 3.60’de ağırlık etkili akümülatör kesiti görülmektedir. Bu tip
akümülatörlerde belirli miktarlardaki ağırlıklar kullanılarak akışkan üzerinde basınç
oluşturulur. Sistemde akışkan gerekli olduğu zaman kullanılan ağırlıkların oluşturduğu
basınçtan yararlanılarak sisteme basınçlı akışkan sevk edilir.

3.8.2. Yay etili akümülatör
Yay etkili akümülatörler de yaygın olarak kullanılmazlar. Bunlarda akışkanı
sisteme sevk etmek için bir yay kullanılır.

Şekil 3.61 Yay etkili akümülatör.

87

Şekil 3.61’de yay etkili akümülatörün kesiti görülmektedir. Burada akümülatöre
dolan akışkan, basıncın etkisiyle yayı sıkıştırır. Sistemdeki akışkanın basıncı düşünce
yay sistemi besler.

3.8.3. Pistonlu akümülatörler
Pistonlu akümülatörler çok kullanılan bir akümülatör çeşididir. Bu
akümülatörlerde, sıkıştırılınca yanma ve patlama tehlikesi olmadığı için azot gazı
kullanılır [3].

Pistonlu akümülatörler, büyük miktarlarda akışkana ihtiyaç duyulan sistemlerde
yaygın olarak kullanılır. Bunlarda gazın basıncının en yüksek çalışma basıncının oranı
1/10’dur [1].

Şekil 3.62. Pistonlu tip akümülatör [3].

Şekil 3.62’de pistonlu akümülatörün kesiti görülmektedir. Bu tip
akümülatörlerde üst tarafta azot gazı ve alt tarafta da içeriye dolan hidrolik platform akışkan
bulunur. Bu ikisinin birbirine karışmaması için uygun şekilde bir piston kullanıldığı için
bu tip akümülatörlere pistonlu akümülatör adı verilmiştir.

Aşağıdan içeriye girmek isteyen basınçlı akışkan pistonu yukarıya doğru iterek
ön tarafta bulunan azot gazını yukarıda sıkıştırır ve basıncını yükseltir. Yağın basıncı
ile azot gazının basıncının birbirini dengelediği anda piston durur, herhangi bir nedenle
basınçta düşme meydana geldiğinde ön taraftaki azot gazı genleşerek içerideki akışkanı
sisteme basar.

88

3.8.4. Balonlu akümülatörler
Balonlu akümülatörler günümüzde en çok kullanılan ve uzun ömürlü bir
akümülatör çeşididir. Sızdırmazlık özellikleri çok yüksektir. Hızlı çalışmaları nedeniyle
yaygın olarak tercih edilirler. Gaz ile akışkan esnek bir balonla birbirinden ayrılmıştır.
Gaz basıncı ile maksimum çalışma basıncı arasındaki oran 1/4’tür.

Şekil 3.63. Balonlu tip akümülatör [3].

Şekil 3.63’de balonlu akümülatörün kesiti görülmektedir. Balonlu
akümülatörlerde azot gazı esnek bir balonun içine doldurulur, gaz genleşerek bütün iç
kısmı kaplar. İçeriye hidrolik platform akışkan girdiğinde geriye doğru sıkışır ve belirli miktarda
yağı içeriye aldıktan sonra durur, bekler. Yağın basıncında bir düşme meydana gelince
hemen gaz genleşir ve içerideki yağın bir kısmını veya tamamını sisteme basar [1].

3.8.5. Diyaframlı akümülatörler
Diyaframlı
akümülatörlerin çalışma sistemleri de balonlu tip akümülatörlere
benzer. Balonlu tip akümülatörlerde balonlar gaz ile doldurulunca genleşirler.
Fakat,diyaframlı
akümülatörler esnerler. Çok yüksek basınç gereken sistemlerde
kullanılmazlar. Bunlarda da gazın basıncı ile en yüksek çalışma basıncı arasındaki oran
1/10’dur.

89

Şekil 3.64. Diyaframlı tip akümülatör [3].

Şekil 3.64’de diyaframlı akümülatörün kesiti görülmektedir. Bunlarda tüpün
içinde elastik bir diyafram yerleştirilmiştir. Sistemdeki yüksek basınçlı akışkan (yağ)
tüp içerisine girdiğinde diyafram esneyerek içeriye belirli miktarda (kapasitesi kadar)
akışkan alır. Sistemdeki akışkanın basıncında bir düşme meydana geldiğinde diyafram
esneyerek içerideki akışkanın bir kısmını veya tamamını sisteme basar. Diyaframlı
akümülatörler küçük hacim değişmelerine, şoklara ve titreşimlere engel olmak için
kullanılacak ideal akümülatör tipleridir.

3.8.6. hidrolik platform akümülatörlerin görevleri
hidrolik platform sistemde akümülatörlerin görevlerini aşağıdaki şekilde sıralamak
mümkündür:


hidrolik platform sistemde darbeli çalışma sırasında meydana gelen şokları absorbe etmek.

hidrolik platform devredeki kaçaklar nedeniyle basınçta meydana gelecek düşmeleri
dengelemek, basıncın belirli seviyede kalmasını sağlamak.

Devrede ısıdan doğan genleşmeleri zararsız hale getirmek.

Devredeki hidrolik platform pompanın aniden devreden çıkması halinde sistemi belirli bir
süre beslemek

hidrolik platform pompanın bastığı akışkana ilâve olarak gerektiğinde sisteme ek akışkan
basmak. [1].

90

3.9. Isıtıcı ve soğutucular
hidrolik platform sistemlerde; soğuk ortamlarda veya sistemi ilk çalıştırma sırasında yağı
çalışma sıcaklığına getirmek için ısıtıcılara, devrede çeşitli noktalardaki basınç
düşmeleri bir miktar enerjinin ısıya dönüşmesine ve yağın ısınmasına neden
olacağından bu ısının dışarıya atılması için de soğutuculara ihtiyaç duyulur.

3.9.1. Isıtıcılar
Isıtıcılar, soğuk ortamlarda veya devreyi ilk çalıştırma sırasında yağı çalışma
sıcaklığına getirmek için kullanılırlar. Isıtma işlemi, depo içerisine konulan elektrikli
ısıtma çubukları ile gerçekleştirilir. Isıtma yapılırken birim alana verilen ısının fazla
olmamasına dikkat edilmelidir. Aksi halde yağ fazla ısınacak ve karbonizasyon
oluşacaktır. Madensel yağlar için en çok güç 2 Watt/cm2’yi geçmemelidir. Fosfat-ester
ve su-glikol çözeltilerinde ise, 0-0,7 Watt/cm2 arasında olmalıdır. Isıtıcının sadece
çevresini ısıtmakla kalmayıp tüm yağıısıtmasını sağlamak için, küçük bir pompa veya
kanatlı bir karıştırıcı ile ısınan yağ depo içerisinde dolaştırılmalıdır.

Bir hidrolik platform sistemde ortalama olarak ısı üretimi, sistemin giriş gücünün % 20’si
kadardır. Ortalama ısı iletim katsayısı da k= 8,51 W/m2 0C arasında alınabilir. Bu
değerlere ve sistemin çalışma sıcaklıklarına göre, sistem için gerekli ısıtma veya
soğutma yüzeyi hesaplanabilir.

3.9.2. Isı değiştiriciler (soğutucular)
Bir hidrolik platform devrede çeşitli noktalardaki basınç düşmeleri bir miktar enerjinin
ısıya dönüşmesine ve yağın ısınmasına neden olur. Eğer çevreye yayılandan fazla ısı
oluşuyorsa yağın sıcaklığı yükselecektir. Bu durumda yağın soğutulması gerekir.
Devreye konulacak bir soğutucu, yağ sıcaklığının belirli bir değerden yukarı çıkmasını
önler. hidrolik platform devrelerde hava soğutmalı ve su soğutmalıısı değiştiriciler kullanılır.

91

3.9.2.1 Hava soğutmalıısı değiştiriciler
Hava soğutmalıısı değiştiricilerinde sistemden dönen yağ, üzerine hava üflenen
borulardan geçirilerek soğutulur. Hava soğutmalıısı değiştiricilerinde soğutucu olarak
kullanılan havanın, atmosferde bol ve masrafsız olması hava soğutmalıısı
değiştiricilerinin avantajıdır. Hava üfleyicileri dışarıdan tahrik edildiği için devrede bir
miktar ek gürültü kaçınılmazdır. Motor mili üzerine takılmış olan hava üfleyici, havayı
kıvrılmış borular üzerine göndererek yağı soğutur. Bu kıvrılmış borular, sıcaklığı düşen
yağı depoya gönderir.

3.9.2.2. Su soğutmalıısı değiştiriciler
Su soğutmalıısı değiştiricilerinde soğutulması istenilen yağ borular içinde
akarken, dışında da soğutucu akışkan (su) dolaşır. Soğutucu akışkan ile yağ arasındaki
sıcaklık farkı büyük olabileceğinden, soğutma güçleri hava soğutmalıya göre daha
yüksektir [5].

Şekil 3.65. Su borulu yağ soğutucu [7].

92

Şekil 3.65’de su borulu yağ soğutucu görülmektedir. Su borulu yağ soğutucuları,
içinden akışkan geçen bir dış boru ile sınırlanan ve soğutma suyunun geçtiği, bir dizi
birbirine bağlı ince bakır borudan oluşur [4].

3.10. hidrolik platform Filtreler
hidrolik platform sistemde akışkanın içine karışan yabancı maddeleri, çalışma sırasında
aşınan metal parçacıklarını ayırmak ve sisteme daha temiz akışkan göndermek amacıyla
filtreler kullanırlar. Kısaca hidrolik platform akışkanın temizliğini sağlamak için devreye takılır.
Bunun yanında yabancı parçacıklar temizlenmediği ve uzaklaştırılmadığı zaman hassas
devre elemanlarında tıkanmalara ve çok büyük problemlere yol açabileceği
unutulmamalıdır.

Üretici firmalar hidrolik platform pompa ve motorlarda ve diğer elemanlarda müsaade
edilen kirlilik derecelerini tablolarda mikron cinsinden belirtirler. Buradan kullanılacak
filtrelerin süzme kapasiteleri ve seçilecek filtrenin özelliğini tespit etmek mümkün olur.
hidrolik platform pompa ve motorlarda tavsiye edilen süzme hassasiyeti 10 mikrondur.

Filtrelemenin gayesi, sistemde bulunabilecek küçük parçacıkların miktarını
sisteme zarar vermeyecek dereceye indirmek ve böylece çalışan devre elemanlarının
aşınmasını önlemek ve ömrünü. hidrolik platform devrelerde kullanılan filtreler kullanıldıkları
yerlere göre, emiş hattı filtresi,basınç hattı filtresi ve dönüş hattı filtresi olarak
sınıflandırılırlar.

3.10.1. Emiş hattı filtresi
Emiş filtreleri isminden de anlaşılacağı gibi hidrolik platform devrede emiş hatlarına
takılır. Yağ haznesinden pompanın çektiği akışkanın temizlenmesini ve böylece sisteme
daha temiz akışkanın gönderilmesini sağlar. Bunların tek dezavantajları tıkandıklarında
pompanın emişini güçleştirmesi ve kavitasyon olayına sebep olmasıdır. Bunu önlemek
için nispeten kaba filtreler kullanılır ve magnetik ayırıcı olarak yapılırlar [1].

93

Şekil 3.66. Emiş hattı filtresi.

Şekil 3.66’da emiş hattı filtresinin bir hidrolik platform devrede kullanılması
gösterilmiştir. Burada emiş hattı filtresi pompa ile depo arasında, depo dışına veya depo
içerisine konulabilir. Bu filtrelerin hassasiyetleri 50-70 mikron mertebesindedir [3].

3.10.2. Basınç hattı filtresi
Basınç hattı filtresi, pompadan çıkan akışkan hattına takılır. Bu filtrelerin
maksimum çalışma basıncına dayanıklı olması gerekir. Bu filtreler hidrolik platform silindir,
hidrolik platform motor ve hidrolik platform valflerin kirli akışkandan zarar görmesini önlemek için
kullanılırlar. Yüksek basınçla karşı karşıya kaldıkları
için mukavemetli malzemelerden
yapılırlar. Bu nedenle mâliyetleri de yüksektir. Filtreye paralel olarak bir de çek valf
konulur. By-pass yaparak filtrenin tıkanması halinde akışkan hareketinin çek valf
üzerinden yapılması sağlanır [1].

94

Şekil 3.67. Basınç hattı filtresi.

Şekil 3.67’de basınç hattı filtresinin bir hidrolik platform devrede kullanılması
gösterilmiştir. Bu filtrelerin hassasiyetleri 1-5 mikron mertebesindedir .

3.10.3. Dönüş hattı filtresi
Bu filtreler düşük basınç filtresi adını da alırlar. Sistemden dönen ve nispeten
kirli olan akışkanı filtre etmek amacıyla kullanılır. Sadece dönüş hattı filtresi konulması
halinde bazı problemler meydana gelebilir. Çünkü bu filtreler sadece dönüş hattındaki
akışkanı filtre ederler ve pompaya, valflere ve silindirlere giden akışkanın kirli olarak
gitmesine engel olamazlar. Bu filtreler diğerlerine göre nispeten ucuzdurlar. Dönüş
filtresinin tıkanması
halinde sistemin kilitlenmemesi için bir çek valfle By-pass
yaptırılır. Normal olarak akışkan filtreden geçirilir, ancak filtre tıkandığında çek valfin
yayını iter ve depoya döner [1].

95

Şekil 3.68. Dönüş hattı filtresi.

Şekil 3.68’de dönüş hattı filtresinin bir devrede kullanılması gösterilmiştir. Bu
filtrelerin hassasiyetleri ise 10-20 mikron mertebesindedir [3].

3.10.4. Filtreleme derecesi ve basınç düşümü
Basınç düşümü filtrelerin cinsine ve kullanılan filtreleme elemanının tipine göre
çeşitli basınç ve debi için üretici firmalar tarafından yapılan deneyler sonucu
belirlenmiştir. Kullanılacak olan filtreden akışkanın geçmesi sırasında ne kadarlık bir
basınç düşmesi meydana geleceği bilindiği zaman gerekli tedbirler alınır. Filtreleme
derecesi hassaslaştıkça, yani daha küçük süzme kapasitesindeki filtrelerde basınçtaki
düşme miktarı daha çok olur.

3.10.5 Filtre seçiminde dikkat edilecek hususlar

Filtrenin süzme kapasitesi (Mikron olarak)

Filtre edilecek akışkanın debisi (litre/dak. olarak)

Basınç düşümü (Bar)

Filtreleme elemanı cinsi (Kağıt, metal, Sentetik fiber, naylon, selüloz fiber, seri
haldeki metal diskler, cam fiber…)

Ekonomik oluşu

Çalışma basıncı

96

• Çalışma sıcaklığı
• Kullanılacak yağın viskozitesi.
3.10.6. Filtrelerin bakım ve temizliği
Filtreler üretici firmaların tavsiyelerine uygun olarak ve çalışma şartlarına göre
belirli aralıklarla temizlenmeli veya zamanı gelince yenisiyle değiştirilmelidir.
Kullanılacak akışkanın temiz tutulması ve içine yabancı maddelerin girmemesi için yağ
tankının üstü sıkıca kapatılmalıdır. Filtreyi temizlerken ayrı ve temiz bir kab
bulundurulmalı, metal telli filtreler temizleyici akışkanın içinde 30 dakika tutulmalıdır.
Daha sonra sulu hava tabancası ile iç ve dış kısmı temizlenmeli ve sonra da sadece hava
tabancası ile temizlenmelidir. Filtreyi temizledikten sonra temiz bir naylon kab içinde
muhafaza etmek gerekir.

Bazı filtreler temizlendikten sonra kullanılabilirken bazıları da kirlenince atılır
ve yenisi alınır. Filtrelerin kirlendikleri zaman uyarı sinyali gönderen tipleri de vardır.
Bunlara endikatörlü filtreler denir. İnsan vücudundaki böbreklerde endikatörlü filtreler
gibi çalışırlar. Kanı
süzerler ve kirlendikleri zaman içinde bir yabancı madde bulunup
tıkandığı zaman sancı sinyali vererek ilgili kişiyi uyarırlar. Endikatörlü filtreler de
tıkandığı veya kirlendiği zaman bir ses, bir ışık veya renk sinyali vererek gerekli uyarıyı
yaparlar.

3.11. Sızdırmazlık elemanları
hidrolik platform sistemde yağ kaçaklarını önlemek ve verimi yükseltmek amacıyla
sızdırmazlık elemanları kullanılır. Ayrıca hidrolik platform devreye dışarıdan yabancı maddelerin
girmesini önlemek de sızdırmazlık elemanlarının görevidir. Bu amaçla değişik
şekillerde ve özellikte sızdırmazlık elemanları geliştirilmektedir. Bu konudaki
çalışmalar her geçen gün beraberinde daha uzun ömürlü daha ekonomik ve daha
güvenilir sızdırmazlık elemanlarının üretimini sağlamıştır. hidrolik platform silindirlerde
akışkanın etki ettirildiği basınçlı bölge ile diğer kesitin birbirinden iyice ayrılmış olması
ve aradan yağ kaçaklarının olmaması gerekir. Basınçlı bölge ile basınçsız bölgenin yani

97

silindirin her iki kesitinin veya pistonun iki ayrı yüzünün birbirinden tamamen tecrit
edilmemesi halinde basınçlı kısımdan diğer tarafa akışkan kaçmaya başlar ve silindirin
verimi düşer. Pistonun ileri-geri hareketlerini yaparken boğazdaki keçelerden ve
sızdırmazlık elemanlarından da yağ sızıntılarının olmaması ve dışarıdan da içeriye
piston kolu tarafından yabancı maddelerin sokulmaması gerekir. Bu amaçla çalışma
şartlarına ve basınca göre değişik tipte sızdırmazlık elemanları üretilmektedir.

Son zamanlarda memleketimizde de memnuniyet verici sonuçlar alınmakta ve
dünya standartlarında ve kalitesinde sızdırmazlık elemanları üretilmektedir. Yağ
kaçaklarının önlemesi önemli bir ekonomik olaydır. Sürekli sızan yağlar bir müddet
sonra sistemde akışkanın tükenmesine yol açar ve yeniden depoya yağ ilâve edilmesini
gerektirir. Bu durum insandaki kan kaybı
gibidir. Sürekli kan kaybı insanın ölümüne yol
açar, ve bu nedenle kanama olunca hemen bunun önlenmesi cihetine gidilir. hidrolik platform
devrede de yağ sızıntıları
hem ilâve masrafa yol acar hem bir müddet sonra sistemin
verimini düşürür ve çalışamaz hale getirir hem de çevrenin kirlenmesine yol açar.

Sızdırmazlık elemanlarının ölçüleri standarttır. Kullanma sınırlarını belirlerken
basınç, kayma hızı ve ısının yanında; yüzeylerin işleme toleransları hassasiyeti,
yataklama boşluğu ve meydana gelen pislikler de dikkate alınmalıdır. Bu konuda da
üretici firmaların tavsiyelerine uymak ve belirtilen şartlarda sızdırmazlık elemanlarını
kullanmak en ideal sonuçların alınmasında ve kullanılan contaların daha uzun ömürlü
olmasında etkili olacaktır.

Şekil 3.69. hidrolik platform sistemlerde kullanılan sızdırmazlık elemanları.

98

Şekil 3.69’da hidrolik platform sistemlerde kullanılan çeşitli sızdırmazlık elemanları
gösterilmiştir. Çalışma şartlarına uygun olarak geliştirilen sızdırmazlık elemanları
kullanıldığında, çok pahalı
makine ve araçların verimli çalışması sağlanacaktır. Makine
fiyatıyla kıyaslanmayacak kadar ucuz olan sızdırmazlık elemanının doğru seçilmesi
makinanın istenen randımanda çalışmasını temin edecektir. Çok değişik ve zor şartlar
için (çok sıcak ortamda, çok hızlı harekette, çok büyük kuvvetlerin iletiminde)
kullanılacak olan sızdırmazlık elemanlarının şekli ve özelliği çok önemlidir.

hidrolik platform devrelerde genellikle yüksek basınçta çalışıldığı için bu şartlara uygun
olan sızdırmazlık elemanları kullanılır. Sızdırmazlık elemanları; keçeler ve O-ringler
olarak sınıflandırılır.

3.11.1. Keçeler
Keçeler hareketli parçalar arasındaki sızdırmazlığı sağlamak amacıyla kullanılır.
hidrolik platform silindirlerde pistonun ileri ve geri hareketi sırasında sızdırmazlığı sağlamak
için keçeler kullanılır. Keçelerin çalıştıkları yüzeylerin çok temiz ve pürüzsüz olması,
çok iyi işlenmiş, taşlanmış ve honlanmış olması gerekir. Aksi halde yüzeylerdeki
pürüzler keçenin sürtünen yüzeylerinde aşınmalara yol açar.

Şekil 3.70. hidrolik platform piston ve piston kollarında kullanılan conta takımları.

Şekil 3.70’de hidrolik platform piston ve piston kollarında kullanılan conta takımları
gösterilmiştir. Piston ve piston kollarının sızdırmazlığını sağlamak amacıyla MANŞET
adı verilen conta takımları kullanılır. Bu manşetler hidrolik platform yağ, su ve benzeri karışım

99

ve sıvılara karşı dayanıklı özel dokulu bezden ve lastikten yapılırlar. Bu takımlar
sızdırmazlığı en üst düzeyde ve uzun süreli olarak sağlarlar. Piston kolunun eksantrik
yüklenmesinde, basınç darbelerinde, basıncın sık sık değişmesinden oluşan hızlı
hareket, yön değişimi ve ısı değişikliklerinde de emniyetle kullanılırlar. Bunların
ölçüleri standart olup çeşitli çaplarda üretilen piston conta takımları basıncın 250 bar,
400 bar ve ısının -30 0C ile +120 0C arasında olduğu durumlarda kullanılırlar.

3.11.2. O-ringler (sızdırmazlık halkaları)
O-ringler, genellikle hareketsiz parçalar arasındaki sızdırmazlığı sağlar. hidrolik platform
pompaların flaşlarının montajında sızdırmazlığı sağlamak için bu halkalar kullanılır. Bu
o-ringler devamlı olarak baskı altında kaldıkları için şekil değişikliğine uğrar ve
deformasyon olurlar. Bunları
yerlerine takarken çok dikkat etmek gerekir. Yuvalarının
uygun olması, takarken ısırılmaması ve yırtılmaması gerekir. O-ringlerin çalışma
şartlarını
önceden analiz etmek ve imalatçı firmaların tavsiyelerine uymak iyi netice
alınmasını sağlar. Uygun ölçülerde seçilmemesi ve oturacağı yuvanın keskin kenarlı
olmaması gerekir [1].

Şekil 3.71.O-ring sızdırmazlık elemanı

Şekil 3.71’de o-ring sızdırmazlık elemanının kesiti gösterilmiştir. O-ring
sızdırmazlık elemanlarını
uygun olmasa da dinamik uygulamalarda da kullanmak
mümkündür [3].

O-ringler iki yöne doğru hareket ederken sızdırmazlığı sağlayabilirler.
Ucuzluğu, basitliği, kolay monte edilmesi ve az iç çap, tel çapı esas alınarak ifâde edilir.
Oturacağı yuvanın ısı karşısında meydana gelecek hacim değişmelerine müsaade edecek
kadar geniş olması gerekir. Yani montaj sırasında o-ring yuvasını sıkıca
doldurmamalıdır. O-ringler statik basınca maruz kaldıkları kapak, cıvata, mil ucu, tapa

100

gibi yerlerde doğru malzeme seçimi ve malzemenin iyi bir şekilde işlenmesi sonucu
basınç değerinin çok yüksek ve değişken değerlerde olması mümkündür.

Şekil 3.72. O-ringlerin bulunduğu yer ve çalışma sırasındaki durum.

Şekil 3.72’de o-ringlerin bulunduğu yer ve çalışma sırasındaki konumu
gösterilmiştir. O-ringlerin sistem içerisinde yerleştirilmesi sırasında aşağıdaki hususlara
dikkat edilmelidir:


O-Ring yuva ölçüleri ve yüzey temizliği tavsiye edilen değerlere uygun olmalıdır.

Keskin kenarlardan, keskin sırtlardan, pürüz ve izlerden kaçınmalı, bunlar mevcutsa
kesilip düzeltilmeli ve uygun radüs verilmelidir.

Sistem ve parçaların kir, talaş ve benzeri yabancı maddelerden temizlenmesi
gerekir.

Kullanılacak olan sızdırmazlık elemanının istenilen ölçü, tip ve numarada
olduğundan emin olunmalıdır.

Sızdırmazlık elemanları çalışacakları yağ ve gresle yağlanmalıdır.

O-ringleri takıp çıkarırken kolaylık olsun diye yuvalarının ağız kısmına yakın olarak
açılması iyi olur.

Montaj sırasında özel mandren kullanarak zedelenmesi önlenmelidir.
3.12. Manometreler
hidrolik platform ve sistemlerde akışkanın basıncını ölçmek için kullanılan aletlere
manometre denir. Ayrıca devredeki akışkanın basıncını düzenli olarak takip etmek,
sistemin belirli basınçta çalışması gerekiyorsa bu basıncı ayarlamakta kullanılır.
Devredeki hatalı çalışmaları veya arızaları bulmakta da manometrelerden yararlanılır.

101

İstenilen noktadaki akışkanın basıncı ölçülerek olması gereken basınçla, gerçekleşen
basınç arasındaki durum gözden geçirilir. Varsa farkın nereden ve hangi sebepten
meydana geldiği araştırılır. hidrolik platform devrede akümülatör kullanılıyorsa içeriye
yüklenecek olan gazın basıncını ölçmekte de kullanılır.

Şekil 3.73 Tüplü manometrenin iç yapısı.

Şekil 3.73’de tüplü manometrenin iç yapısı görülmektedir. Manometreler
genellikle basınç hattına takıldıkları için sürekli yüksek basınçla karşı karşıyıdırlar.
Çalışma sırasında meydana gelecek şoklar ve titreşimler manometreye zarar verir. Bunu
önlemek ve manometrenin ömrünü uzatmak için manometrenin hemen önüne bir valf
konularak (2/2 veya 3/2, Normalde kapalı) gerektiğinde akışkanın basıncı düğmeye
basılarak ölçülür. Manometre sürekli olarak yüksek basıncın etkisinde kalmamış olur.
Şokları absorbe etmek amacıyla gliserinli manometreler, geliştirilmiştir. Tüplü
(Bourdon tube) basınç ölçerlerde (manometrelerde) içeriye basınçlı akışkan girdiğinde
tüpün şekli değişir ve dişli mekanizması ile ibre hareket ederek basıncın değerini
gösterir.

Manometreleri dış çap ölçüleri, kullanılacağı basınç aralığı, gliserinli olup
olmadığı, bağlantı vidasının yeri ve bağlantı vidasının ölçülerini belirterek tanımlamak
gerekir.

3.13. hidrolik platform Devrelerde Bakım ve Onarım
hidrolik platform sistemin bakımı ve onarımı sırasında dikkat edilecek noktaları
şöyle
sıralayabiliriz:

102

3.13.1. Genel bakım için gerekli işlemler
Genel bakım için bir bakım programı, gerekli takım ve avadanlıklar ile iyi
eğitilmiş
teknik elemanlar gerekir. Elemanlar hidrolik platform devre elemanlarının çalışma
prensiplerini bilmeli, kontrol ve muayene etme kabiliyetine sahip, arıza bulmada
becerili ve çıkacak problemlere çözüm getirebilmelidir. Koruyucu bakım için iyi bir
bakım onarım programı yapılmalıdır. Bu amaçla kayıtlar iyi tutulmalı, önceden dikkatle
izlenmesi gereken devre elemanları tespit edilmeli, bu elemanlar sürekli kontrol
edilmeli, sistem temiz tutulmalı ve küçük onarımları zamanında yaparak ileride
meydana gelebilecek büyük arızalara meydan vermeden gereksiz yere para ve zaman
kaybı önlenmelidir.

3.13.2. Bakım için gerekli takımlar
hidrolik platform devrelerin bakımında en önemli yardımcılar, ilgili elemanın katalogları,
el kitapları, resimleri, bilgi yaprakları, parça listeleri ve sistemin çalışmasını açıklayan
benzeri dokümanlardır. Pompa, silindir ve kontrol elemanlarını (Valfleri) tamir etmek
için bir test masası olmalı, tamir edilen elemanlar bu test ünitesinde denenmelidir. Yeni
tamir edilen elemanı direkt olarak fabrikada seri üretim yapılan makinadaki yerine takıp
denemek tehlikeli sonuçlar doğurabilir.

Bakım için hassas ölçü aletleri, manometreler, debi ölçen aletler, el aletleri,
temiz çalışma alanı ve diğer takım ve anahtarlar gerekir. Bakım ve onarım zamanını
kısaltmak için iyi bir yedek malzeme stokunun yapılması gerekir. Sızdırmazlık
elemanları, rulmanlı yataklar, yedek hidrolik platform yağ, yedek filtreler, hortumlar, birleştirme
elemanları, borular ve makinanın kataloğunda yedek bulundurulması istenen parçalar
hazır tutulmalıdır. Beklenmeyen bir anda malzeme ve yede parça aramak işletmeye çok
zaman ve para kaybına yol açacaktır.

3.13.3. Kayıtlar
hidrolik platform devre elemanları ile ilgili iyi bir kayıtlama sisteminin yapılması bakım
ve onarım zamanını azaltır. Bu kayıtlar genellikle bir kart üzerinde tutulur. İlgili

103

elemanların model numarası, çalışma hızları, imalatçı firmanın veya temsilcilerin adres
ve telefon numaraları bu kartlara yazılır. Bakım onarım kartı üzerine ayrıca, daha önce
yapılan bakım sırasında dikkat çeken hususlar, ne zaman neresine nasıl bir işlem
yapıldığı, hangi parçasının değiştirildiği yazılır. Kart üzerine ilgili elemanın veya
makinanın kontrol edilecek önemli noktaları belirtilir ve periyodik bakım zamanları
yazılır. Yağların özelliği ve ne zaman konulduğu, ne zaman değiştirileceği, kullanılan
filtrelerin özellikleri ve ne zaman temizlenecekleri, makine ve elemanlarda meydana
gelebilecek muhtemel arızaları bu kartlar üzerine işlenir.

3.13.4. hidrolik platform makinalarda çalışanlar için emniyet kuralları

Makine üzerindeki bütün parçaların çalışma sistemini öğreniniz.

Makine kontrol sistemini, çalışma şeklini öğreniniz.

Makinalardan gelen anormal sesleri, yağ sızıntılarını, manometreden okunacak aşırı
basınç değerlerini, silindir veya motorlarda anormal hareketleri ilgililere rapor
ediniz.

Dönen parçalar arasında çalışırken koruyucu iş elbisesi giyiniz.

Çalışma sırasında gözlerinizi fırlayacak metal parçalarından veya yüksek basınç
boru/hortumlarından fışkıracak akışkanlardan korumak için gözlük kullanınız.

Çalışma sırasında ilgili makinanın koruyucu muhafazalarını takip ve emniyetli
çalışma yöntemlerini uygulayınız.

Bakım, kontrol veya onarım yapacağınız makinanın önce elektrik akımını veren
şalterini indiriniz, akımı kesiniz.

Tamir ve bakım işlemeni acele ve telaşla yaparak hem kendinizi hem de makinayı
tehlikeye atmayınız.

hidrolik platform sistemi dikkatsizce çalıştırmayınız. Bu durum çok yüksek şoklara, ani
darbelere yol açar ve hidrolik platform devre elemanlarını takip ederek çok büyük maddi
zararlara yol açabilir.

Bakım yapmaya başlamadan önce, hangi valfin makinada ileri veya geri
hareketlerini ürettiğini araştırınız. Sizi sıkıştırıp ezebilir.

104


Çalışmalarınızda dikkatinizi çeken ve bakım-onarımda zaman kazandırıcı önemli
noktaları not ediniz ve ilgili çalışanlara da kazaları önleme açısından bu bilgileri
aktarınız.
3.13.5. hidrolik platform teknisyeni için genel emniyet kuralları

Bir makinanın hidrolik platform devresi üzerinde çalışırken, birbiriyle ilişikli parçaların
resim ve özelliklerini gözden geçiriniz.

Cihazla ilgili elektrik anahtarlarını (Elektrik motorunun ve elektrik kontrol
elemanlarının) açıp kapatınız.

Merkezi hidrolik platform sistemden, bakımını yapacağınız üniteyi izole ediniz, ayrınız.
Ayırdığınız elemanların üzerine nereden söküldüğünü, bir kroki çizerek
işaretleyiniz.

hidrolik platform pompa bir motorla tahrik ediliyorsa, bakıma geçmeden önce aralarındaki
kavramaları sökünüz. Böylece ani bir çalışma ile meydana gelebilecek kazalar
önlenmiş olacaktır.

Düşey konumdaki silindirlerin yerçekimi etkisiyle ve varsa üzerindeki yükün
etkisiyle aşağıya hareket edebileceğine dikkat ediniz ve hareketi frenlemek için
gerekli tedbirleri alanız. (Takoz vs.).

Basınç sıfırda iken, sistemde kaçak, boru ve hortumlarda çatlak ve boru
bağlantılarında gevşeklik olup olmadığını kontrol ediniz. Bu çatlakların yüksek
basınçta çevreye büyük zarar vereceğini ve kurşun gibi delip geçebileceğini
unutmayınız.

Bütün boruların uçlarını, valf ve diğer elemanların giriş çıkış ağızlarını (Port)
çevreden etkilenmeyecek ve içeriye yabancı maddeyi sokmayacak şekilde
sızdırmazlığı sağlayarak kapatınız.

Devredeki elemanları sökerken üzerlerine nereden söküldüklerini belirten işaret
koyunuz ve onarımdan sonra tekrar eski yerlerine taktığınızdan emin olunuz. Mesela
valflerin sürgüleri yanlış takılacak olursa preslerde büyük kazalara sebep olabilir.

Bir parçayı sökerken içeride bir yayın olduğunu biliyorsanız, bunun ani boşalma ile
küçük parçaları üzerinize fırlatacağını unutmayınız ve bunun için gerekli tedbirleri
alınız.

105


Bakım ve onarımda zehirleyici ve zararlı temizleme maddelerini kullanmayınız.
Genellikle montaja başlarken ilgili makinada kullanılan yağla o elemanı
temizleyiniz.

Yenilenen sızdırmazlık elemanlarının (Conta, o-ringi) devrede kullanılan hidrolik platform
akışkanla uyumlu olup olmadığından emin olunuz.

Montaj sırasında cıvata ve vidaları aşırı derecede sıkmayınız. Bu durum hareketli
parçaların rahat çalışmasını engelleyecektir.

Boruların diş açılmış kısımlarında çatlak olup olmadığını araştırınız.

Bakım sırasında temizliğe dikkat ediniz. Devre elemanlarını ve boruların içini (Emiş
borusunu) ve pompayı sistemde kullanılan temiz hidrolik platform yağla doldurunuz ve
havasını alınız.

Bakım ve onarımı yaparken, sistemi çalıştırırken üretici firmanın vermiş olduğu el
kitaplarındaki tavsiyelere uyunuz.

İyi ayarlanmış bir manometre ile bütün basınç ayar valflerini yeniden ayarlayınız.

Tamir ve bakımdan sonra veya sistemi ilk defa çalıştırırken çok dikkatli bir şekilde
elemanları ve sistemi gözden geçiriniz.

Bakım ve onarımı yaparken daima en uygun takımları kullanınız.

hidrolik platform elemanları sökerken ve takarken, onlara zarar verecek şekilde darbe ve
kuvvet kullanmayınız.

Bağlantı vidalarını ve birleştirme elemanlarını değiştirirken uygun ölçülere, basınç
sınırlarına, çalışma sıcaklıklarına ve emniyet faktörlerine dikkat ediniz.
3.13.6. Filtrelerin bakımı ile ilgili tavsiyeler

Filtrelerin bakımı ile ilgili bir program hazırlayıp takip ediniz.

Sistemden çıkarılan filtre elemanını kontrol ediniz, bozulma sebebini araştırınız.

hidrolik platform sistemden dışa sızan yağı, tekrar alıp kullanmayınız.

Elemanları sökerken ve takarken temizliğe dikkat ediniz.

Yağ haznesine dışarıdan yabancı
madde ve toz girmemesi için gerekli tedbirleri
alınız.

106


Devrede kullanılan yağın özelliklerinin üretici firmanın belirttiği değerlerde olup
olmadığını araştırınız.

Filtrenin değişme zamanı gelince hemen değiştiriniz. Temizlenerek kullanılabilen
bir filtre ise, temizleyip tekrar kullanınız.
3.14. hidrolik platform sistemlerde kullanılan standart semboller
hidrolik platform sistemlerde kullanılan elemanlar fonksiyonlarına uygun olarak standart
sembollerle ifâde edilirler. hidrolik platform devrelerin herkes tarafından kolaylıkla
çözülebilmesi, arızaların tespit edilmesi ve elemanların herkes tarafından kolaylıkla
tanınması için standart sembollere ihtiyaç duyulmuştur. Bu ihtiyacın sonucu olarak
hidrolik platform devre elemanları ile ilgili standartlar ISO 1219, DIN 24300 ve TS 1306 ile
belirlenmiş ve yayınlanmıştır.

Tags: , ,